1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Erdoğan'dan 'Operasyonu Tamamlayın' Çağrısına Cevap
Erdoğan'dan 'Operasyonu Tamamlayın' Çağrısına Cevap

Erdoğan'dan 'Operasyonu Tamamlayın' Çağrısına Cevap

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Operasyonu tamamlayın' çağrısı yapanlara seslendi: Afganistan ne kadar sürdü? Yaklaşık 20 yıl. Irak? Yaklaşık 18 yıl.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda TSK'nin Afrin harekatını değerlendirdi. Erdoğan konuşmasında ülke içinde 'savaşa hayır' diyenlerden, 'temkinli olun' çağrısı yapan AB ve ABD'ye eleştirilerde bulundu.

Erdoğan konuşmasında, "Hala Türkiye'yi örtülü veya aleni tenkit ve tehditlerle yolundan döndürmeye çalışanlar saflarını terör örgütünün yanı olarak belirlemiş demektir. Afganistan ne kadar sürdü? Yaklaşık 20 yıl. Irak, yaklaşık 18 yıl. Libya ne kadar sürdü? Mali, Ruanda, buralar ne kadar sürdü? Bize bu akılları verenler biraz kendileri kullansalar ne olur. Suriye'de diğer güçlerin yürüttüğü operasyonlar için bir an önce tamamlansın çağrısı, bu insanlar ne kadar gülünç der hale getiriyor. İş Türkiye'ye gelince bu acele niye?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunlara yer verdi:

Dün Hatay'a giderek hareket merkezindeki askerlerimizi ziyaret ettik. Sahadaki birlikleri komutan eden 2. Ordu Komutanımız İsmail Metin Temel Paşamızdan ve diğer arkadaşlarımızdan son durumla ilgili bilgileri aldım.

Komutanlarımızdan kendi sorumluluk alanlarındaki hususları değerlendirmelerini istedik. Askerlerimiz ve sahadaki birliklerimizin morallerinin en üst düzeyde olduğunu görmek bizleri gerçekten mutlu etti. Çok kötü hava şartlarında icra edilen operasyonlarımızda en küçük aksaklık olmadığını yerinde görmekten ayrıca memnuniyet duydum. Zeytin Dalı operasyonu açık bir ikaz, fiili bir örnek olmuştur. Güya bize karşı yıllardır hazırlanmış, 90 santimlik beton kaplı sığınakları birer birer imha ederek kararlı ve güvenli bir şekilde ilerliyoruz. Yakın bir zamanda terör örgütü adeta kıpırdayamaz hale getirilecektir.

Terör örgütü ve onlara akıl verenlerin alçaklıkları sınır tanımıyor. Çocukları ve kadınları öne atarak yerleşim yerlerindeki operasyonlarımızı yavaşlatmaya çalışıyorlar. Bizim milletimizin ve ordumuzun elinde asla çocuk kanı yoktur. Kadın, masum kanı yoktur. Hiçbir zaman da olmayacaktır. Bunlar kadim dönemlerden beri Türk askerinin kati kurallarıdır. Bu ahlakı gelecek nesillere de aynı şekilde aktaracağız.

'3.5 MİLYON MÜLTECİ KARDEŞİMİZİN KENDİ TOPRAKLARINA DÖNMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ'

Birileri ısrarla operasyon sınırlı olsun diye telkinde bulunuyor. Ben de telefon görüşmesinde bu birilerine söyledim. Gücü hoyratça kullanmaya kalksak. Tanklarımızla, toplarımızla, dümdüz edip geçsek bu operasyon birkaç günlük iştir. Kalkan olarak kullanmaktan çekinmedikleri masum sivillerin can ve mal güvenliğini de dikkate alıyoruz. El Rai, Cerablus, El Bab'daki 2 bin kilometrekarelik alanı 100 bin insanın tekrar evlerine dönerek yerleşmelerine imkan sağladıysak Afrin'de de aynısını yapacağız. Biz ülkemizdeki mülteci kardeşlerimizin kendi topraklarına dönmesini sağlayacağız. Tekrar topraklarına dönebilmelerinin tekrar yollarını açıyoruz.

Hala Türkiye'yi örtülü veya aleni tentik ve tehditlerle yolundan döndürmeye çalışanlar saflarını terör örgütünün yanı olarak belirlemiş demektir. Afganistan ne kadar sürdü? Yaklaşık 20 yıl. Irak, yaklaşık 18 yıl. Libya ne kadar sürdü? Mali, Ruanda, buralar ne kadar sürdü? Bize bu akılları verenler biraz kendileri kullansalar ne olur. Suriye'de diğer güçlerin yürüttüğü operasyonlar için bir an önce tamamlansın çağrısı, bu insanlar ne kadar gülünç der hale getiriyor. İş Türkiye'ye gelince bu acele niye?

AB VE ABD'YE TEPKİ, NATO'YA TEŞEKKÜR

AB, siz PKK'yı terör örgütü ilan etmediniz mi? Şu anda o kadar akıl tutulması var ki. Bir taraftan YPG, PYD'yi terör örgütü olarak kabul etmeye başladılar. Bir taraftan da silahlar onlara akıtılıyor. Bu nemenem iştir?

Biz stratejik ortak olduğumuza göre, böyle bir şeyi bir stratejik ortak nasıl yapar? NATO Genel Sekreteri, Türkiye kendi hukukunu korumaktadır diyor. Bundan dolayı teşekkür ediyorum. Biz Amerika ile beraber bu işleri yürütelim istiyoruz. Benim milletim şunu soruyor: Bu silahlar niçin geliyor, kime karşı kullanılmak üzere geliyor?

Amerikan halkı 'Biz vergileri bunun için mi veriyoruz, dolarlarımız bunun için mi gidiyor?' diyor. Sayın Başkan da bunu bizzat bana da kendisi söyledi. Şimdi 5 bin tır oldu. 2 bin kargo uçağı oldu. Bunlar bizde soru işaretleri ortaya koyuyor. Biz de teröre karşı mücadelede kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bunun başka izahı yok. Biz kendi kendimize yeteriz. Amaçları terörle mücadele değil de, sınırları boyunca bir terör koridoru oluşturmak, onun üzerinden kan ve can pazarı kurmak olanlara cevabımız şudur; Biz Suriye'deki son terörist ortadan kalkana kadar operasyonlarımızı sürdüreceğiz.

'OPERASYONU TAMAMLAYIN DİYENLERE SESLENİYORUM'

Bir zamanların Türkiye'sinde bu tür afra tafralar işe yarıyor olabilir. Bugünkü Türkiye bambaşka vizyon ve hayalleri olan bir Türkiye'dir. Birlikte yol yürümek istiyorsanız, o zaman önce güvenliğimiz, geleceğimiz konusundaki hassasiyetlere saygı gösterilmesini isteriz. Bizim kimsenin toprağında gözümüz olmadığı gibi, kimsenin onuruna, haysiyetine tecavüz etme niyetimiz de yoktur. Daha önceki gün, bize operasyonun ne zaman bitirileceğinin sorulduğu gün atılan roketler Kilis'te tarihi bir camimize ve sokaklarımıza düştü. Namaz esnasında 2 kardeşimiz şehit oldu. Batı bunu görüyor mu? Onlarca vatandaşımız yaralandı. Batı bunu görüyor mu?

Şanlıurfa'nın ilçelerine atılan daha başka roketler var. Buradan bize operasyonu çabuk tamamlayın diyenlere sesleniyorum. Sizin ülkenizdeki şehirlere bombalar yağdırılsa, ateşler açılsa, roketler atılsa siz ne yaparsınız. Kiliselerinizin üzerine roketler düşse, dua edenler hayatını kaybetse, sizin tepkiniz ne olur? Buradan bize operasyonu çabuk tamamlayın diyenlere sesleniyorum. Sizin ülkenizdeki şehirlere bombalar yağdırılsa, ateşler açılsa, roketler atılsa siz ne yaparsınız. Kiliselerinizin üzerine roketler düşse, dua edenler hayatını kaybetse, sizin tepkiniz ne olur?

'ÖSO'YA TERÖRİST DİYENLER, PYD, YPG, DEAŞ, PKK'NIN TAM BENZERLERİDİR'

Bizi Suriye konusunda eleştiren herkesi biraz da olsa vicdanlı olmaya, empati yapmaya, kendilerinin bizim yerimize koymaya çağırıyorum. Bu vesile ile Zeytin Dalı operasyonunda ve bu süreçte yapılan saldırılarda verdiğimiz tüm şehitlerimizi, hayatlarını kaybeden ÖSO mensuplarına Allah'tan rahmet diliyorum. ÖSO'yu terörist olarak vasıflandıran terbiyesizlere de açıkça söylüyorum. Benim Mehmedimin yanında mücadelenin içinde yer alan ÖSO, şahsiyetli ve onurlu bir mücadelenin askerleridir. Kendilerini alkışlıyorum. ÖSO'ya terörist diyenler PYD'nin, YPG'nin, DEAŞ'ın, PKK'nın tam benzerleridir, kendileridir. Bu vesile ile kahraman askerlerimize gazanız mübarek olsun diyorum.

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Düne kadar sırtımızı YPG'ye, PYD'ye dayadık diyerek devletimize meydan okuyanlar, şimdi uğradıkları düş kırıklığını yaşıyorlar. Yaşamaya da devam edecekler.

ERDOĞAN'DAN TABİPLER BİRLİĞİ'NE: TERÖRİST SEVİCİLER

Türk Tabipler Birliği (TTB) önceki gün, ‘Savaş bir halk sağlığı sorunudur’ başlıklı bir açıklama yapmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada buna da yanıt verdi.

Erdoğan, "Bu beyefendiler, bugüne kadar hiçbir zaman yerli ve milli olmadılar" dediği konuşmasında şunları dile getirdi: 

"Bugün operasyonun 7. günü. 343 terörist etkisiz hale getirildi. Bunlar tespit edilenler. Bundan rahatsız olan, sözde Türk Tabipler Birliği gibi bir kesim savaşa hayır diye kampanya yürütmek istiyor. Bu terörist sevicilerin bugüne kadar barışa evet dediklerini duymadık. Bunlar bugüne kadar güneydoğuda, doğuda, vatandaşlarım şehit edildi. İçeride olan terör uygulayıcılarına yönelik en ufak açıklama duyduk mu? Duymadık. Bunlar bu işin içindeler. Kandil'e kadar gidip, ondan sonra yazdıkları kitaplarla kendilerine kaynak temin etmeye çalışanların teröristlerin karşısında dikildiklerini duymadık. PYD, YPG, DEAŞ, PKK, bütün bu terör örgütlerinin yapmış olduğu taciz hareketlerine karşı bizim uluslararası hukuktan doğan haklarımızı hazmedemeyen bu sözde kişiler veya dernek kusura bakmasınlar.

'BU BEYEFENDİLER HİÇBİR ZAMAN YERLİ VE MİLLİ OLMADILAR'

Biz hak bildiğimiz yolda sonuna kadar yürüyeceğiz. Bundan taviz vermeyeceğiz. Bu beyefendiler, bugüne kadar hiçbir zaman yerli ve milli olmadılar. Bu ülkenin dertleri ile dertlenmediler. Hiçbir zaman kalkıp da bu ülkede mağdur olan insanlar acaba, et dağıtan Yasin niçin öldürüldü? bunun hesabını sormadılar. İşte biz bunun hesabını soruyoruz. Çözüm için çok gayret ettik ama bunlar hiçbirinden anlamadılar. Artık bıçak kemiğe dayandı. Ayın 20'sinde adımı attık, Mehmetlerimizle inandığımız yolda yürüyoruz. Beklenen gün geldi, çattı. Şimdi süreç kararlı bir şekilde devam ediyor. Buradan tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyorum."

TTB: SAVAŞ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR

"Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir" ifadelerine yer verilen TTB'nin yaptığı açıklama şöyle;

"Biz hekimler uyarıyoruz:

Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.

Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

Savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.

Savaşa hayır, barış hemen şimdi!"

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.