1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Musa Anter Katledildiği Yerde Anıldı
Musa Anter Katledildiği Yerde Anıldı

Musa Anter Katledildiği Yerde Anıldı

Kürt gazeteci Musa Anter, katledilişinin 27’nci yılında gazeteciler, siyasetçiler ve sevenleri tarafından vurulduğu yere karanfiller bırakılarak anıldı.

A+A-

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ) öncülüğünde düzenlenen anmaya katılanlar Anter'in fotoğraflarının yanı sıra öldürülen Kürt basını çalışanlarının fotoğraflarını da taşıdı. 

Polis, Anter’in fotoğrafları dışında yaşamını yitiren diğer gazetecilerin fotoğraflarının taşınmasına izin vermeyeceğini söyledi ancak gazetecilerin ısrarı üzerine polis bu duruma müsaade etti.

Boltan: Sesi bugünlere kadar ulaştı

Anmada ilk olarak konuşan ÖGİ Sözcüsü Hakkı Boltan, Musa Anter ile birlikte 100’den fazla gazetecinin katledildiğini belirterek, “Hala birçoğunun katili bilinmiyor. Özgür basına yönelik geçmişten günümüze çok planlı bir saldırı var. Günden güne bu saldırılar artıyor” diye konuştu:

“Apê Musa’yı katledenler onun mücadelesini de onunla birlikte öldürmeyi hedeflediler. Öldürerek onu sessiz bırakabileceklerini sandılar. Ancak Apê Musa’yı katlettiklerinde gördük ki, onun ve özgür basının mücadelesini mezarlara gömemediler. Onun o yıllarda yükselttiği ses bugünlere kadar devam etti. Dünyada, Kürdistan’da özgür basın için de o ses büyüdü.”

Mızraklı: Geç tanıdım, onun için şansızdım

1990 yılında İHD Genel Kurulu'nda Musa Anter ve Vedat Aydın ile tanışma fırsatı bulduğunu dile getiren Selçuk Mızraklı burada yaptığı konuşmada "Onları geç tanıdım, onun için şansızdım. Keşke onların bıraktığı o değerlerden, o sözden, o dilden daha fazla yaralanabilseydim. Doğan, doğuran, çoğaltan, hayatı güzelleştiren, umudu çoğaltan doğum çok kutlu bir olaydır. Doğum sadece biyolojik olmuyor, bazen sosyolojik, bazen siyasal oluyor. Apê Musa'nın Dicle Talebe Yurdu'nda başlayan, öncesi ve sonrası da doğan o süreç, bugün yüz binler değil, on milyonlarla tarif edilen, onurlu soylu barış, demokrasi, özgürlük arayışının tohumları, ebeleri oldu" ifadelerini kullandı.

Ceylan: Halkın vicdanında mahkum olacaklar

HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, Musa ise Anter’in Kürtlerin filozofu olduğunu ve karanlık güçlerin barışın, özgürlüğün filozofunu katlettiklerini dile getirdi. Ceylan, “Onu katlettiler ama yüzlerce arkadaşı onun izinden yürüyor, mücadele devam ediyor. Bunu yapanlar onların yanına kalacak sandı, ancak kalmayacak, halkın vicdanında mahkum olacaklar” dedi.

Mezarını ziyaret için Mardin'e hareket ettiler

Konuşmalardan sonra anmaya katılanlar, “Özgür basın susturulamaz” sloganı atarak Anter’in vurulduğu sokağa yürüdü ve buraya karanfil bıraktı, saygı duruşunda bulundu.

Anter, Mardin'in Nusaybin ilçesin Akarsu köyünde bulunan mezarı başında da anılacak.

Musa Anter hakkında

1920 yılında Mardin'e bağlı Nusaybin ilçesinin Zivingê (Eski Mağara) köyünde doğdu. İlkokulu Mardin'de, ortaokul ve liseyi Adana'da okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.

İlk gözaltına alınması öğrencilik yıllarında Dersim İsyanı sırasında oldu. Devrimci Doğu Kültür Ocakları, Halkın Emek Partisi, Mezopotamya Kültür Merkezi ve İstanbul Kürt Enstitüsü'nün kurucuları arasında yer aldı.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi üçüncü sınıftan ayrıldıktan sonra Şark Postası ve Dicle Kaynağı'nda yazmaya başladı. İleri Yurt gazetesindeki Kürtçe şiiri 'Qimil/Kımıl' sebebiyle 1959'da cezaevine konuldu ve ünlü 49'lar davasında idamla yargılandı. 1963'te cezaevinde yattı, 1967'de sürgüne gönderildi, 1971 ve 1980 askeri darbelerinde cezaevine girdi.

Anter hayatı boyunca İleri Yurt, Dicle-Fırat, Barış Dünyası, Deng, Yön, Azadiye Welat, Yeni Ülke, Özgür Gündem, Rewşen ve Tewlo'da yazdı, yedi kitap ve Kürtçe-Türkçe Sözlük yayımladı.

20 Eylül 1992'de Kültür-Sanat Festivali için bulunduğu Diyarbakır'da festivale katıldı, kitaplarını imzaladı. Akşam Cumhuriyet Mahallesi'nde yeğeni gazeteci-yazar Orhan Miroğlu ile birlikte silahlı saldırıya uğradı. Anter öldü, Miroğlu yaralandı.

Abdülkadir Aygan, 2004'te "İtirafçı Bir JİTEM'ci Anlattı" adlı kitabında Anter cinayetiyle ilgili Binbaşı Ahmet Cem Ersever, "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım, Mustafa Deniz, "Hogir" kod adlı Cemil Işık, Suriye İstihbarat Örgütü El Muhaberat'ın eski elemanı Neval Boz, JİTEM Telsiz Kumanda Merkezi'nde görevli Ali Ozansoy, JİTEM Tim Komutanı Savaş Gevrekçi ve "Şırnaklı Hamit"in adını verdi. 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler