
Ustasız Usta.. 65 Yıldır Kemençeye Hayat Veriyor!
Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaşayan 81 yaşındaki Hasan Sancak, yaklaşık 65 yıldır kemençe yapımıyla uğraşıyor.
Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaşayan 81 yaşındaki Hasan Sancak, yaklaşık 65 yıldır kemençe yapımıyla uğraşıyor.
Hiçbir ustadan eğitim almadan başladığı bu yolculukta, bugüne kadar tamamen el emeğiyle yaklaşık 400 kemençe üreten Sancak, Karadeniz kültürünün yaşatılmasına büyük katkı sunuyor.
65 YILDIR KEMENÇEYE ADANMIŞ BİR ÖMÜR
PolitiKARS’ın İHA'dan derlediği bilgilere göre; Trabzon’un Sürmene ilçesinde yaşayan 81 yaşındaki Hasan Sancak, hiçbir ustadan eğitim almadan başladığı kemençe yapımında yarım asrı aşkın sürede adeta bir ekol oluşturdu.
İlkokul yıllarında eline aldığı aletlerle bu sanata adım atan Sancak, bugüne kadar tamamen el emeğiyle yaklaşık 400 kemençe üretti.
KUNDURACILIKTAN KEMENÇE USTALIĞINA
Ailesinde kemençe yapan kimse olmadığını dile getiren Hasan Sancak, meslek hayatına kunduracı olarak başladığını ancak kemençeden hiç kopmadığını söylüyor. Ayakkabı dükkânı açmasına rağmen bu sanatı sürdürdüğünü anlatan Sancak, yeteneğini “Allah vergisi” olarak tanımlıyor.
“BENİM BİR USTAM OLMADI”
Kemençe yapımına başladığında kendisine yol gösterecek bir ustası olmadığını vurgulayan Sancak, şu sözlerle hikâyesini anlatıyor:
“81 yaşındayım, benim bir ustam yok. İlkokula giderken kemençe yapmaya başladım. Ustam olmadığı için yaptığım kemençeler kimseye benzemez. İyi mi kötü mü olduğuna karar verecek olanlar kemençeyi çalan üstatlardır. Bizim ailede bu işi yapan yoktu. Ben deneye deneye öğrendim.”
Köylüsü olan merhum kemençe ustası Bahattin Çamurali’den ilham aldığını belirten Sancak, kemençeleri onun elinde gördüklerini örnek alarak yapmaya çalıştığını ifade ediyor. İlginç olan ise onca yıl kemençe üretmesine rağmen çalmayı bilmediğini söylemesi.
KEMENÇEYİ ZAMANLA YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ
Yıllar içinde kemençenin pek çok yönünü geliştirdiğini anlatan Sancak, kaliteli bir kemençenin dört temel unsurdan oluştuğunu belirtiyor: ağaç, kapak, işçilik ve teller. Bu unsurlardan birinin eksik olması halinde kemençenin ses ve kalite kaybı yaşadığını vurguluyor.
400 KİŞİLİK HATIRA DEFTERİ
Sancak’ın dükkânında en dikkat çeken ayrıntılardan biri de hatıra defteri. Kemençe yaptığı sanatçıların ve icracıların fotoğraflarının yer aldığı defterde yaklaşık 400 isim bulunuyor. 1990 yılında bugünkü dükkânını açan Sancak, 2000’li yıllarda bu defteri tutmaya başladığını söylüyor.
YUNANİSTAN’DA DERECEYE GİRDİ
Sadece Türkiye’de değil, yurt dışında da kemençe yapan Sancak, Yunanistan’a da eserler gönderdiğini belirtiyor. 2005 yılında Kültür Bakanlığı aracılığıyla Yunanistan’da düzenlenen kemençe yapım yarışmasına katılan Sancak, 55 Yunanlı usta arasında tek Türk olarak üçüncülük elde etti.
“SABIR VE YETENEK ŞART”
Teknolojinin işleri kolaylaştırdığını ancak yetenek ve sabır olmadan bu işin yapılamayacağını vurgulayan Hasan Sancak, günümüzde kemençelerin çoğunun makineyle üretildiğini, tamamen el yapımı üretimin ise giderek azaldığını ifade ediyor.
“65 yıl önce yaptığım kemençe ile bugünküler arasında büyük fark var. Eskiden köyde, elektriksiz ortamda çalışıyorduk. Şimdi imkânlar arttı ama el emeğinin yerini hiçbir şey tutmuyor” diyen Sancak, yaşına rağmen üretmeye devam ediyor.
Sürmene’nin dar bir sokağındaki küçük dükkânında kemençeye hayat veren Hasan Sancak, ustasız başladığı bu yolculukta Karadeniz kültürünün yaşayan hafızalarından biri olarak varlığını sürdürüyor.








HABERE YORUM KAT