1. HABERLER

  2. SÖYLEŞİ

  3. Bakırhan’dan Süreç Çıkışı.. “Bu Süreç 12 Metrekarede Yürümez” Mesajı!
Bakırhan’dan Süreç Çıkışı.. “Bu Süreç 12 Metrekarede Yürümez” Mesajı!

Bakırhan’dan Süreç Çıkışı.. “Bu Süreç 12 Metrekarede Yürümez” Mesajı!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecinin ağır ilerlediğini ancak geri dönüşün mümkün olmadığını söyledi.

A+A-

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecinin ağır ilerlediğini ancak geri dönüşün mümkün olmadığını söyledi.

Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek “Bu süreç 12 metrekarede yürümez” dedi.

Kapsayıcı yasa ve demokratikleşme vurgusu yapan Bakırhan, hem devlete hem PKK’ye “daha cesur olun” çağrısında bulundu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Agos’a verdiği kapsamlı söyleşide çözüm süreci, demokratikleşme tartışmaları, tutuklu siyasetçilerin durumu ve Abdullah Öcalan’ın koşullarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 

Sürecin zaman zaman hızlandığını, zaman zaman ise duraksadığını belirten Bakırhan, Türkiye’nin artık geri dönüşü zor bir döneme girdiğini söyledi.

İşte Burcu Karakaş’ın sorularına verilen cevaplar..

“TUTUKLU SEÇİLMİŞLER SÜREÇ BEKLENMEDEN SERBEST KALMALI”

- Tülay Hatimoğulları, Meclis’teki grup konuşmasında “Bütün adımların bir anda atılamayacağını biliyoruz” dedi. Tutuklu seçilmişlerin durumu konusunda iktidar bir eşik mi bekliyor?

“Tutuklu yargılanan seçilmişlerin süreç beklenmeden bırakılmaları gerekiyor. Ama bu konuda çok muhafazakâr bir yönetime sahip Türkiye. Seçilmiş insanın içeride ne işi olur? Seçilmiş sandıkla gelir, sandıkla gider. Çeşitli gerekçelerle, yargı sopası da kullanılarak rakiple bu yönlü mücadele etmek doğru değil. Dolayısıyla bu sürecin bir şartı değil. Sürece bağlamak da doğru değil. Süreç ağır ilerler, durur, zamana yayılır. Bunlara bakılmaksızın bir an önce serbest kalmaları gerekiyor.”

“BİR AL-VER MESELESİ YOK”

- Tutuklu siyasetçilerin durumu pazarlık konusu ediliyor mu?

“Bir pazarlık falan yok. Bütün samimiyetimle söylüyorum. Bir defa belki bu soruya böyle yanıt veriyorum; bir al-ver meselesi yok. Süreç adım adım ilerleyecek. Sürecin ilk adımı özel yasa. PKK ve bütün sonuçlarını ortadan kaldıran bir yasa. En başından da böyle kuruldu. Sonraki aşamalar zaten Türkiye’nin uzun yıllardır yaşamış olduğu demokratikleşme meseleleridir.”

“BARIŞ VE DEMOKRATİKLEŞME AYRILAMAZ”

- “Yasayı çıkaralım sonra bakarız” yaklaşımı mı var?

“Yasanın çıkması başka bir aşamaya geçilmesi anlamına gelir. Bu aşamanın sonrası demokratikleşmedir. Barış ve demokratikleşmenin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerekir. Gönül isterdi ki hepsi bir arada olsun. Ama karşımızda şimdilik böyle bir yaklaşım yok. Meselelere yaklaşım konusunda çok tutucu bir iktidarla karşı karşıyayız.”

“YARGI MESELESİ MASAYA YATIRILMALI”

- Yasa çıktı ama Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi isimler tahliye edilmedi. Böyle bir ihtimal mümkün mü?

“Bahsettiğiniz arkadaşların çoğu örgüt üyeliğinden yargılanıyor. Cezanız bitiyor ama bir kurul oluşturuluyor. ‘Bu arkadaş cezasını tamamladı ama çeşitli sebeplerden dolayı çıkamaz’ denildiği zaman çıkamıyorsunuz. Kendisini yargı yerine koyan kurullar var. Bu yasayla birlikte Türkiye normalleşme sürecine girmeli. Kendi demokrasisini gözden geçirmeli. İktidar yargı meselesini masaya yatırmalı.”

“TOPLUM KUŞKUYLA YAKLAŞIYOR”

- Somut adımların henüz atılmaması tabana nasıl yansıyor?

“Taban zannediyor ki biz 7/24 devletle masada oturuyoruz. Böyle bir dünya yok. Bunun kendi içerisinde bir mekanizması, bir ritmi var. Dönem dönem duraksıyor, dönem dönem ilerliyor. Ortadoğu’daki ve dünyadaki gelişmelerden dolayı bazen daha yavaş akıyor. Biraz zaman alacak, biraz mücadeleyle olacak.”

“Sabırlı olmak gerekiyor ama bu izlemek anlamına gelmiyor. Demokratik basıncı büyüten, sürece omuz veren bir rol oynayabilirsek bu soruların tamamının yanıtını bulabiliriz. Demokrasi sadece Kürtlerin sorunu değil, hepimizin sorunudur.”

- Toplumun sürecin demokrasiye hizmet ettiğine ikna olduğunu düşünüyor musunuz?

“Toplum çok şey yaşadı. Artık söz değil, somutu görmek istiyor. Henüz ortada bir şey olmayınca kuşkuyla bakıyor. Güvenle yaklaşmıyor. Bu konuda toplumu suçlamak doğru değil. Kuşkuyla yaklaşması aslında çok kıymetlidir.”

“KAPSAYICI BİR YASA GEREKİYOR”

- PKK’lilerin Türkiye’ye dönüşünü düzenleyecek yasa taslağında kapsam tartışmaları yaşandığı konuşuluyor. Uzlaşı mümkün mü?

“Barışacaksak parantez içinde parantez olması doğru değil. Kapsayıcı bir yasa, kapsayıcı bir yaklaşım, yeni bir sayfa gerekiyor. Kategori her meselede problemlidir. Bu meselede de teşvik eden yasalar olmalı. İnsan silahı bırakırken nereye gideceğini, neyle karşılaşacağını bilmeli.”

“Henüz ortada bir şey yok. Otuz yıldır orada olan insanın neye katılıp katılmadığını nasıl tespit edeceksiniz? Bütüncül bir yasa olmalı.”

“MEVCUT YASALAR YETERLİ OLSAYDI TARTIŞMA SÜRMEZDİ”

- Bazı AK Parti çevreleri mevcut yasaların dönüşler için yeterli olduğunu savunuyor. Bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Mevcut yasalar bu meseleyi çözecek içerikte olsaydı birkaç aydır süren tartışmalar niye var? İki defa barış grupları geldi, 12 yıl cezaevinde kaldılar. Hatta yaşamını yitirenler oldu. Biz sadece iyi niyetin yetmediğini, hukukun da gerekli olduğunu söylüyoruz.”

“PKK silah bırakma konusunda samimi midir derseniz, 35 yıldır Kürt hareketi içerisinde siyaset yapan biri olarak samimi olduklarına inanıyorum. Güvence olmadan insanlara ‘gelin’ denilmesini anlamakta zorlanıyorum.”

“HEM DEVLET HEM PKK CESUR OLMALI”

- Sürecin ilerlemesi için en kritik ihtiyaç nedir?

“Örgütün ve devletin birbirine karşı mesafeli olması normal. Kırk yıldır birbirleriyle savaşıyorlar. Ama bu tereddütleri aşacak yol açık ve şeffaf yaklaşım ortaya koymaktır. Eş güdümlü adımlar bu sürecin kilididir.”

“Barış cesaret ister, tereddütleri giderecek adımlar ister. Hem örgüt yöneticilerini hem devlet yetkililerini biraz daha cesur olmaya davet ediyorum.”

“MUHALEFET KİMLİĞİMİZ DEVAM EDİYOR”

- Sürecin iktidarın siyasi geleceği açısından araçsallaştırıldığı eleştirilerine katılıyor musunuz?

“Barış sürecini araçsallaştırmak kimseye kazandırmaz. Bu mesele araçsallaştırılacak bir mesele değil. Kürtler de araçsallaştırılacak bir halk değil. Biz süreci önemsiyoruz. Somut adımlar atıldığında herkes ne olduğunu görecek.”

- Muhalefetle ortak bir siyasi hat kurulabildiğini düşünüyor musunuz?

Tuncer Bakırhan: “Biz muhalefetiz, muhalefet kimliğimiz devam ediyor. Sürecin devam etmesi muhalefet kimliğimizden vazgeçmemiz anlamına gelmiyor. CHP şu ana kadar kapsayıcı bir yerde durdu. Her şeye rağmen komisyonda kalmaya devam ettiler.”

“BU SÜREÇ 12 METREKAREDE YÜRÜMEZ”

Soru: Abdullah Öcalan’ın koşullarının esnetilmesi ve doğrudan temas kurabilmesine ilişkin tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Süreç el yordamıyla yürüyor. Sayın Öcalan’ın durumu da öyle. Rahat çalışma, iletişim, sağlık ve yaşam koşullarının oluşturulması gerekiyor. Bu bir talep değil, olması gereken bir şeydir. Bu süreç 12 metrekarede yürümez.”

“Hiç olmayan iletişim kanallarıyla nasıl yürütülecek? Devasa bir örgütten bahsediyorsunuz. Sayın Öcalan’ın ve sürecinin hukukunun tanınması gerekiyor.”

- Öcalan’ın doğrudan temas kurabilmesine yönelik koşulların kısa vadede oluşacağını düşünüyor musunuz?

“Yüzde yüz olması gereken bir şeydir. Biz 4-5 saat görüştük kendisiyle, ben çok etkilendim. Ortadoğu’yu ve Türkiye’yi çok iyi analiz ediyor. Eğer insanlar kendisiyle doğrudan konuşsa çok farklı duygular yaşayabilir.”

“TOPLUM BU YOLDAN DÖNENİ AFFETMEZ”

- Bu süreçten geri dönüş olur mu?

“Sanmıyorum. Gelinen noktada ne iktidarın ne PKK’nin bu yoldan sapabileceğini düşünüyorum. Çünkü toplum bu yoldan döneni affetmez. Sandıksa sandıkta, başka türlü ise vicdanında mahkûm eder.”

“Türkiye’nin mevcut koşullarına ve PKK’nin dönüşümüne baktığımda dönülmez bir yolda olduğumuzu görüyorum.”

“EN ZORU İNSANLARIN UMUDUNA YANIT VERMEK”

- Kişisel olarak sizi en çok zorlayan ne oldu?

“Büyük beklentiler var. İnsanlar sanki her şeye bizim karar vereceğimizi düşünüyor. Barış annelerinin hikâyelerini dinleyince etkilenmemek elde değil. Çocuklarını kaybetmiş, köyü yakılmış insanların bütün umutları sizde oluyor.”

“İşler istediğiniz ritimde gitmeyince insanlara yanıt vermek çok zor oluyor. ‘Ne zaman olacak’, ‘nasıl olacak’, ‘umutlu musun’ sorularına yanıt vermek kolay değil. Ama bütün gücümüzle bu süreci ilerletmeye çalışıyoruz.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.