
Ayasofya’da Kapsamlı Restorasyon Devam Ediyor.. Kubbe ve Cepheler Yenileniyor!
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek gelinen son aşamaya...
İstanbul’daki Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen kapsamlı koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmaları devam ediyor.
Ana kubbedeki çalışmaların güvenli şekilde sürdürülebilmesi için kurulan geçici çelik çatının koruyucu brandayla kaplanmasına başlanırken, cephe ve minarelerdeki uygulamalar da sürdürülüyor.
Çalışmalar, tarihi yapının özgün dokusunun korunması ve olası deprem risklerine karşı güçlendirilmesi amacıyla bilim heyetlerinin değerlendirmeleri doğrultusunda yürütülüyor.
ANA KUBBEDE YENİ AŞAMAYA GEÇİLDİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon kapsamında ana kubbede yeni bir aşamaya geçildi.
Kubbe üzerinde gerçekleştirilecek çalışmaların güvenli koşullarda sürdürülebilmesi amacıyla geçici çelik çatı oluşturuldu. Temmuz 2026 itibarıyla bu çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip koruyucu brandayla kaplanması işlemine başlandı.
Geçici yapının, restorasyon sırasında tarihi yapının iklim koşullarından korunmasına ve çalışmaların kontrollü biçimde yürütülmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.
CEPHELERDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Ayasofya’daki restorasyon yalnızca kubbeyle sınırlı değil.
Kuzey, doğu ve güney cepheleri ile minarelerde yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kurulumu gerçekleştirildi. Yapılan incelemelerde bazı cephelerde çimento esaslı sıvalar tespit edilirken, yaklaşık 2 bin 800 metrekarelik alandaki bu sıvaların temizlendiği bildirildi.
Temizlenen yüzeylerde biyolojik oluşumların giderilmesi ve tuzdan arındırma işlemleri de gerçekleştirildi. Mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarının ise devam ettiği belirtildi.
MİNARELERDE RESTORASYON
Ayasofya’nın minareleri de restorasyon programının önemli bölümlerinden birini oluşturuyor.
İkinci etap restorasyon kapsamında minarelerde statik analizler yapıldı. Kuzeydoğu minaresinde yürütülen çalışmalar tamamlanırken, minarenin iskele sökümü de gerçekleştirildi.
2024’te başlayan uygulamalarda yapılan sayısal analizlerde minarenin deprem dayanımının yetersiz olduğu belirlenmiş ve kontrollü söküm ile güçlendirme yöntemine başvurulmuştu.
II. Beyazıt Minaresi’nde ise söküm ve güçlendirme çalışmalarının sürdüğü bildiriliyor. Sökülen taşların tek tek belgelenmesi, kullanılabilir durumdaki taşların özgün yöntemlerle onarılması ve yeniden kullanılması planlanıyor.
DEPREM RİSKİNE KARŞI GÜÇLENDİRME
Restorasyon çalışmalarının önemli başlıklarından biri Ayasofya’nın olası İstanbul depremine karşı korunması.
Yapının farklı bölümlerinde gerçekleştirilen georadar taramaları ve sayısal modelleme çalışmalarıyla mevcut durumun değerlendirilmesi yapıldı. Yaklaşık 5 bin 200 metrekarelik alanda gerçekleştirilen çalışmaların ardından güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı.
Bu çalışmalarla tarihi yapının özgün mimari özellikleri korunurken yapısal güvenliğinin artırılması hedefleniyor.
BİLİM HEYETİ GÖREV YAPIYOR
Ayasofya’daki uygulamalar, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı bilim heyetlerinin değerlendirmeleri doğrultusunda gerçekleştiriliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, restorasyon kapsamında yapılacak müdahalelerin bilimsel incelemeler tamamlanmadan uygulanmadığını belirtiyor. Yapının farklı dönemlerine ait malzeme ve izlerin korunması için laboratuvar analizlerinden de yararlanılıyor.
Cephelerde yapılan incelemelerde Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait harç ve örgü bulgularının tespit edildiği, onarım çalışmalarında döneme uygun el yapımı tuğlaların kullanılmaya başlandığı bildirildi.
MOZAİKLER DE KORUMA ALTINDA
Ana kubbe ve diğer bölümlerdeki çalışmalar sırasında Ayasofya’nın tarihi mozaiklerinin de korunmasına yönelik önlemler alınıyor.
Kubbe üzerindeki geçici koruma sisteminin, restorasyon sürecinde tarihi yapının iklim koşullarından etkilenmesini azaltması ve mozaiklerin güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunması amaçlanıyor.
Restorasyon sırasında özgün malzemeye zarar verilmemesi ve mevcut tarihi katmanların korunması temel çalışma ilkeleri arasında yer alıyor.
YERALTI BÖLÜMLERİNDE DE İNCELEME
Ayasofya’nın yer altında bulunan tünelleri ve hipoje olarak adlandırılan bölümlerinde de etüt ve temizlik çalışmaları yürütülüyor.
Batı Bahçe ve Kuzey Cephe Vezir Bahçe bölgelerinde sürdürülen çalışmalar uzman ekipler tarafından bilimsel yöntemlerle gerçekleştiriliyor.
Böylece restorasyon yalnızca yapının görünen bölümleriyle sınırlı tutulmayarak Ayasofya kompleksinin farklı katmanlarının incelenmesini de kapsıyor.
İBADETE VE ZİYARETE AÇIK
Ayasofya’da restorasyon çalışmaları sürerken yapı ibadet ve ziyarete açık tutuluyor.
Çalışmaların ziyaretçi ve ibadet düzenini mümkün olduğunca etkilemeyecek şekilde planlanması hedefleniyor. Daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda da restorasyonun ibadet ve ziyaret faaliyetleriyle birlikte yürütülmesinin planlandığı belirtilmişti.
Ayasofya’nın yeniden ibadete açıldığı 24 Temmuz 2020’den bu yana milyonlarca kişi tarihi yapıyı ziyaret etti. 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla yeniden açılışın üzerinden altı yıl geçti.
RESTORASYON AŞAMALI OLARAK SÜRECEK
Ayasofya’daki çalışmalar, farklı bölümlerin sırayla ele alındığı uzun soluklu bir restorasyon programı kapsamında yürütülüyor.
Minareler, cepheler, ana kubbe, yapısal güçlendirme ve yeraltı bölümlerindeki çalışmaların tamamlanmasıyla yapının farklı dönemlerden taşıdığı tarihi unsurların korunması hedefleniyor.
Ana kubbede geçici çelik çatının koruyucu brandayla kaplanmasıyla yeni bir aşamaya geçilen Ayasofya’daki restorasyon çalışmalarının, bilimsel incelemeler ve yapının ihtiyaçları doğrultusunda aşamalı olarak sürdürülmesi planlanıyor.


















HABERE YORUM KAT