Şironun Acısına TANIKLIK ETMEK ...

Şiro'nun Acısına TANIKLIK ETMEK ...

Mahmut Alınak'ın 'Şiro'nun Ateşi' adlı kitabı, 15 yıl aradan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla okuyucuyla buluştu.

A+A-

Mahmut Alınak'ın 'Şiro'nun Ateşi' adlı kitabı, 15 yıl aradan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla okuyucuyla buluştu.

'Tanıklık', ilk elden afili bir kelime gibi görünebilir insanlara. Evet, bazen böyledir; afili ve artistiktir bu kelime. 'Bedel' de öyle. Kimi zaman fetişleştirilen bu kavram için de benzer şeyler söylenebilir, mümkündür. Fakat, bu 'herkes' için böyle midir? Hayır. Çünkü, dövüşen anlatır. Dövüşmek de sırf yumrukla ve kas gücüyle olmaz. Bazı insanlar 'saha'dadır ve bununla da yetinmez. Tanıklık etmek için yazarlar. Bedel öderler, kovuşturmalara uğrarlar, cezaevlerine düşerler. Mahmut Alınak ismi de böyle bir isimdir. 1952 Kars Digor doğumlu Alınak, Ankara Hukuk Fakültesi'nin bitirdikten sonra uzun yıllar avukatlık yapar. Ardından, siyaset yapmaya karar verir ve olanlar olur. Kars ve Şırnak milletvekilliği yaptığı dönemde, birçok engele takılır, birçok sıkıntıya göğüs germek zorunda kalır ve kovuşturmalara uğrar. 'Kelime başı' ceza aldığı bir dönem de olur, yaka paça meclis kürsüsünden indirildiği de. Milletvekiliyken cezaevine girer ve bu dönemde ilk iki kitabını yazar.

'Şiro'nun Ateşi' isimli kitabı da, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 'yasaklı' listesine alınır. Romanın başında Alınak'ın 'Bir Giriş Notu'nda da söylediği üzere, kitap hakiki zorlukların sonunda yazılır. Çok uçlu 'zorluklar' bunlar; evvela, 'konu' edilecek şeyin, romanın meselesi olacak şeyin zorluğu, büyüklüğü, trajikliği. Ardından, bunun bir yazar/anlatıcı tarafından kaleme alınacak olmasının zorluğu. Asıl, bunu 'yaşayan' birinin, romanın aslında dışında olmayan birinin yazması zorluğu. Çeperde olmakla merkezinde olmanın çok çeşitli zorluklarını hepimiz, hayatımızın her alanında yaşıyorken; böylesi 'zor' bir konunun tanığı olup, bu büyük zulmü edebiyatın konusu kılmak, başlı başına bir bedel gerektiren bir şey. En başta da, manevi bir bedel. Bu yüzden de Alınak girişte, 'Romanı yazmaya oturduğumda pek çok soru takıldı kalemimin ucuna. Kalemimi oynatamaz hale geldim; yazamıyordum. Saatlerce önümdeki beyaz kağıda bakıp duruyordum. Binlerce sözcük uçuşuyordu kafamın içinde; ama bir tekini bile yakalayamıyordum. Soruların ateşlediği sözcükler bana başkaldırıyordu. Kaskatı kesilmiştim. Günlerce ortalıkta dolandım durdum' diyor.

Şırnak'ın Güçlükonak İlçesi'nin 'Bana' isimli köyüne dair bir gazete haberi çıkar. Alınak, bu haberi okur okumaz, köye gider ivedilikle. O milletin vekilidir ve gördüğü dehşetengiz manzara karşısında, elinden geleni yapar. Konuyu Meclis gündemine taşır arkadaşlarıyla, medyayı haberdar etmek için çırpınır, yaralıların tedavisi için uğraşır ama bir de tam o günlerde aklına bir roman yazmak fikri de düşer. İşte 'Şiro'nun Ateşi' o günlerin fikrinin vesikasıdır. Alınak, dünya üzerindeki herhangi bir yerde bigane kalınmayacak bir zulmün romanını yazar bu kitapta. Çünkü gördükleri, duydukları, şahit oldukları, yaşadıkları susmasına engeldir. Ve der; 'Hatta bazı yazılanların inandırıcılığına gölge düşürür kaygısıyla bazı olayları eksik yazdım. Bunun için Banalılardan özür dilerim.' Romanı okuyan herkes, 'Bir de eksik hali mi bu?' sorusunu soracaktır şaşkınlıkla.

Kitap, içtenlikle yazılan 'kardeşlik' fikrine rağmen, dönemin mahkemeleri tarafından 'Bölücülük yaparak Kürtleri Türkler aleyhinde kin ve düşmanlığa tahrik etmek' iddiasıyla yasaklanır. Alınak'ın da belirttiği üzere, kitabın kendisi bu suçlamaya cevap olacak niteliktedir aslında. Roman ilk çıktığı günlerde, yasak kararına rağmen, okuyucudan büyük bir teveccüh görür ve ilk baskısı, birkaç gün içinde tükenir. Kitabın toplatılma kararı uygulanasıya dek, aslında kitap bitmiştir. 'Bulunamayan' bir kitap imha edilmiştir. Sonraki baskıları, bu karar yüzünden yapılamaz. Kapaktan da anons edildiği üzere 'Şiro'nun Ateşi', 15 yıl aradan sonra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla, okuyucuyla buluştu. Jan Yayınevi tarafından yapılan baskıyla.

'Kitabı okuyarak şahit kılındığınız bütün kelimeler günlerce aklınızda uğuldayacak, duyduğunuz sesler, ağıtlar, türküler, stranlar hiçbir zaman kulağınızdan silinmeyecek. 'Şiro'nun Ateşi'nin duygusu acı ve direnişse, kelimesi de ateş ve yanmak olmalıdır.'

Şiro'nun Ateşi / Mahmut Alınak
Jan Yayınevi

İlgili Haber... Şiro'nun Ateşi'ne AİHM ÖZGÜRLÜĞÜ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.