1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Hürmüz’de Yedi Tanker Hasarı Bildirildi.. Petrol 114 Dolara Yaklaştı, Risk Büyüyor!
Hürmüz’de Yedi Tanker Hasarı Bildirildi.. Petrol 114 Dolara Yaklaştı, Risk Büyüyor!

Hürmüz’de Yedi Tanker Hasarı Bildirildi.. Petrol 114 Dolara Yaklaştı, Risk Büyüyor!

İran devlet medyası Hürmüz’de yedi tankerin saldırı ya da mayın nedeniyle hasar gördüğünü bildirdi; bağımsız doğrulama henüz bulunmuyor.

A+A-

İran devlet medyası Hürmüz’de yedi tankerin saldırı ya da mayın nedeniyle hasar gördüğünü bildirdi; bağımsız doğrulama henüz bulunmuyor.

Yemen’de Husilerin Suudi Arabistan’a saldırılarının ardından petrol fiyatları yükseldi; Brent petrol varil başına 113,75 dolara çıktı.

Türkiye bugün İstanbul’da bölgesel ve Avrupalı dışişleri bakanlarını bir araya getirerek İran, Yemen ve Filistin başlıklarını ele alacak.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TANKER SALDIRILARI VE ASKERİ GERİLİM

PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; 23 Ekim 2026 itibarıyla Ortadoğu’da İran savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliği, Yemen’deki çatışmalar ve diplomatik çözüm arayışları gündemin öne çıkan başlıklarını oluşturuyor. Son gelişmeler, enerji taşımacılığına yönelik risklerin devam ettiğini ve bölgesel çatışmanın ekonomik etkilerinin genişlediğini gösteriyor.

Associated Press’in 22 Ekim tarihli haberine göre, İran devlet televizyonu, çarşamba gecesinden perşembe sabahına kadar Hürmüz Boğazı’nda yedi petrol tankerinin saldırıya uğradığını veya deniz mayınları nedeniyle hasar gördüğünü bildirdi. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’ne dayandırılan açıklamada, dört tankerin petrol transferi sırasında hedef alındığı ve yangın çıktığı, üç tankerin ise mayınlara çarparak hareket edemez duruma geldiği belirtildi.

Yedi geminin hasar gördüğü bilgisi bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Olaylarda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı ve gemilerin hangi ülkelere ait olduğu konusunda da açıklanan bilgiler yetersiz. Bu nedenle bildirilen sayı kesinleşmiş bir bilanço olarak değerlendirilmemeli.

Bölgedeki gemi hareketliliği, saldırı riskine rağmen tamamen durmuş değil. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre bazı tanker işletmecileri, ABD askeri korumasındaki Umman kıyılarına yakın güzergâhı gece saatlerinde kullanıyor. Gemilerin konum bildirim sistemlerini ve cep telefonlarını kapatarak ilerlediği, petrolün daha sonra Umman Körfezi’nde bekleyen diğer tankerlere aktarıldığı bildiriliyor. Bu yöntem, deniz taşımacılığının sürdürülmesi için kullanılan alternatif uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor.

İRAN’DAN KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ENERJİ VE TEKNOLOJİ ALTYAPISINA TEHDİT

İran yönetimi, ABD ve İsrail’in yeni bir askeri operasyon başlatması halinde bölgedeki karşılığının genişletilebileceği uyarısında bulundu.

The Guardian’ın 22 Ekim tarihli haberine göre, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rezaei, yeni bir saldırı durumunda Körfez’deki yedi ülkeye kadar uzanan bir alanda petrol tesislerinin, deniz altı kablolarının, veri merkezlerinin ve yapay zekâ altyapısının hedef alınabileceğini söyledi.

İranlı yetkililer, ülkenin ekonomik altyapısına yönelik saldırılara karşılık verileceğini savunurken ABD ve İsrail’in yeni bir operasyon hazırlığında olduğuna ilişkin haberler de bölgede askeri gerilim kaygısını artırıyor. Ancak yeni bir ortak saldırının kesinleştiğine ilişkin bağımsız olarak doğrulanmış bir karar bulunmuyor.

İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz’deki gemilere yönelik saldırı iddiaları ile bu açıklamalar aynı döneme denk geldi. Bu gelişmeler, enerji tesislerinin yanı sıra dijital iletişim ve veri altyapısının da olası bir çatışmada risk altında olabileceğine işaret ediyor.

YEMEN’DE HUSİLERİN SUUDİ ARABİSTAN’A SALDIRILARI SÜRÜYOR

Yemen’de İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Körfez’deki güvenlik krizinin önemli bir parçası olmayı sürdürüyor.

Associated Press’in 22 Ekim tarihli haberine göre, Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi, Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiğini, sekiz kişinin yaralandığını açıkladı. Husiler saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Husi askeri sözcüsü Yahya Saree ayrıca Suudi Arabistan’ın Yanbu kentindeki bir Saudi Aramco tesisinin ve Riyad’daki Savunma Bakanlığı’nın hedef alındığını ileri sürdü. Ancak Savunma Bakanlığı’na yönelik saldırı iddiasını doğrulayan bağımsız bir kanıt açıklanmadı.

Saldırıların ardından Suudi Arabistan’ın petrol şirketi Saudi Aramco, Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakan Doğu-Batı petrol boru hattının kapasitesini artırdı. Şirketin üst yöneticisi Amin Nasser’in açıklamasına göre hattın günlük taşıma kapasitesi 2 milyon varilden 7 milyon varile çıkarıldı.

Hattın kapasitesinin artırılması, Suudi Arabistan’ın petrolünü Kızıldeniz üzerinden uluslararası pazarlara ulaştırabilmesi açısından önem taşıyor. Bununla birlikte alternatif güzergâhların kullanılması, Hürmüz ve Bab el Mendeb çevresindeki güvenlik risklerini bütünüyle ortadan kaldırmıyor.

TÜRKİYE’DE BÖLGESEL DİPLOMASİ TOPLANTISI

Türkiye, İran savaşı, Yemen’deki çatışmalar ve deniz güvenliği sorunları konusunda bölgesel ve Avrupalı ülkeleri aynı diplomatik zeminde buluşturuyor.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın 22 Ekim tarihli açıklamasına göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 23 Ekim’de İstanbul’da iki ayrı toplantıya ev sahipliği yapacak. İlk toplantı Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın katıldığı R4 formatında; ikinci toplantı ise bu dört ülkeye Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ın eklendiği R4+E3 formatında gerçekleştirilecek. Dışişleri Bakanlığı’nın resmî açıklaması⁠

Reuters’ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre görüşmelerde İran savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, Yemen’deki çatışmalar, İsrail-Filistin meselesi ve Rusya-Ukrayna savaşının bölgesel güvenliğe etkileri ele alınacak.

Ankara’nın gündeminde, ABD ile İran arasındaki savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesi, Hürmüz ve Bab el Mendeb boğazlarında güvenli geçişin sağlanması ve Suudi Arabistan’ın güvenliğine destek verilmesi bulunuyor. Toplantıların sonuçlarına ilişkin henüz doğrulanmış bir ortak karar açıklanmış değil.

ABD’DEN İRAN’IN DENİZCİLİK VE FİNANS AĞLARINA YENİ YAPTIRIMLAR

ABD, İran’ın petrol ticareti ve uluslararası finansal işlemlerini hedef alan yaptırım politikasını sürdürüyor.

Reuters’ın 21 Ekim tarihli haberine göre ABD Hazine Bakanlığı, Yunanistan ve Panama’da faaliyet gösteren Karnakis & Karnakis adlı hukuk firmasına yaptırım uyguladı. Washington, firmanın İran bağlantılı denizcilik ağlarına hukuki destek verdiğini ve İran petrolü, petrokimya ürünleri ile çelik taşıyan gemilerin gerçek sahiplerini gizlemek amacıyla paravan şirketler kurulmasına yardımcı olduğunu öne sürdü.

ABD yönetimi, söz konusu ağların İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü ve Husilerle bağlantılı ticari işlemleri desteklediğini savunuyor. Firma ise haber yayımlandığı sırada Reuters’ın yorum talebine yanıt vermemişti. Bu iddialar, ABD’nin yaptırım kararına dayanak oluşturan suçlamalar olarak değerlendirilmelidir.

ABD Finansal Suçları Uygulama Ağı ayrıca İran’la bağlantılı olabileceği değerlendirilen bir Yunan bankası hakkında idari bilgi talebinde bulundu. Altı Avrupa bankasından da İran’ın yaptırım uygulanan finans kuruluşlarıyla ilişkileri konusunda bilgi istendi. Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli bazı denizcilik acenteleri de yaptırım kapsamına alındı.

Yeni kararlar, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasıyla birlikte uygulanıyor. Washington’ın amacı, İran’ın petrol gelirlerine erişimini ve yaptırımları aşmak için kullandığı belirtilen uluslararası ağları sınırlandırmak. Bununla birlikte yaptırımların ekonomik etkisinin boyutu ve diplomatik müzakerelere nasıl yansıyacağı henüz kesinleşmiş değil.

İRAN-ABD DİPLOMASİSİNDE HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ ÇÖZÜLMEDİ

İran ile ABD arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, deniz ablukasının kaldırılması ve İran’ın nükleer programı temel anlaşmazlık başlıkları olmayı sürdürüyor.

Reuters’ın 18 Ekim tarihli haberine göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin Hürmüz Boğazı’nı yedi gün içinde açma teklifinin geçerliliğini koruduğunu bildirdi. İran’ın önerisi, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırmasını, İran petrolüne yönelik yaptırımları sona erdirmesini ve bölgesel çatışmaların durdurulmasını içeren koşullara dayanıyor.

Washington ise nükleer programın müzakerelerin başlangıcında ele alınmasını istiyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesinde önemli bir azaltıma gitmesi gerektiğini savunuyor. Tahran, önceliğin Hürmüz’de güvenli geçişin sağlanması ve ekonomik baskının kaldırılması olması gerektiğini belirtiyor.

Tarafların koşulları arasında uzlaşma sağlanmış değil. Hürmüz’ün yeniden açılmasını ve savaşı sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmayı güvence altına alan yeni bir mutabakat da açıklanmadı.

PETROL FİYATLARI YÜKSELDİ, ARZ ENDİŞELERİ SÜRÜYOR

Ortadoğu’daki askeri gerilim enerji piyasalarında fiyatları yükseltiyor. Reuters’ın 23 Ekim tarihli verilerine göre Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 artışla 113,75 dolara, ABD Batı Teksas türü ham petrolünün fiyatı ise yüzde 0,7 yükselişle 100,13 dolara çıktı.

Brent petrolün haftayı üçüncü kez üst üste yükselişle kapatma eğiliminde olduğu bildirildi. Fiyatlardaki artışta Yemen’deki saldırılar, Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik tehditler ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine ilişkin belirsizlik etkili oldu.

Suudi Arabistan’ın alternatif boru hattı kapasitesini artırması, petrolün bir bölümünün Hürmüz dışındaki güzergâhlardan ihraç edilmesine olanak sağlıyor. Ancak tanker güvenliği, limanların işleyişi ve sigorta maliyetleri, petrol fiyatları üzerindeki jeopolitik risk primini yüksek tutuyor.

Libya’da da enerji arzını etkileyen bir gelişme yaşandı. Reuters’ın haberine göre Hamada ve Tahara petrol sahalarından Zaviye Limanı’na uzanan boru hattındaki bir vananın kapatılması, iki sahadaki üretimin azaltılmasına yol açtı. Böylece Ortadoğu’daki çatışmaların yanı sıra Kuzey Afrika’daki üretim sorunları da enerji piyasalarının gündemine girdi.

SAVAŞIN EKONOMİK ETKİSİ BÖLGE GENELİNE YAYILIYOR

Uluslararası Para Fonu’nun 22 Ekim’de açıkladığı bölgesel ekonomik görünüm, savaşın enerji üretimi, deniz taşımacılığı, turizm, ticaret ve yatırım güveni üzerindeki etkilerini ortaya koydu.

Reuters’ın aktardığı IMF tahminine göre Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Pakistan ekonomilerinin toplam üretiminin 2026’da yüzde 1,3 daralması bekleniyor. Kurum, çatışmanın etkilerinin özellikle enerji ihracatına ve deniz taşımacılığına bağımlı ekonomilerde daha ağır hissedildiğini bildirdi.

Körfez İşbirliği Konseyi ekonomilerinin çoğunda daralma öngörülürken Umman’ın diğer ülkelerden daha sınırlı etkilenmesi bekleniyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri için de 2026’da ekonomik küçülme tahmini yapıldı. IMF, 2027’de yüzde 6,6 büyüme öngörmesine rağmen bu toparlanmanın gerçekleşmesini enerji üretimi ve ticaretin yeniden normale dönmesine bağlıyor.

Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatı maliyetleri ve uluslararası ticaret güzergâhlarındaki belirsizlik önem taşıyor. Hürmüz ve Bab el Mendeb’deki kesintiler, yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, deniz taşımacılığı ve tedarik zincirleri üzerinden daha geniş bir ekonomik alanı etkiliyor.

GAZZE’DE ATEŞKES İHLALLERİNE İLİŞKİN KARŞILIKLI SUÇLAMALAR

Gazze Şeridi’nde ateşkes düzenlemesine rağmen saldırılar sürüyor.

Reuters’ın 22 Ekim tarihli haberine göre İsrail’in hava saldırıları ve silahlı müdahaleleri sonucunda Gazze’nin farklı bölgelerinde en az dört Filistinli hayatını kaybetti. Gazze kenti, Han Yunus, Nuseyrat Mülteci Kampı ve Cibaliya çevresinde yaşanan olaylara ilişkin sağlık yetkililerinin açıklamaları aktarılırken İsrail ordusu bazı bölgelerde Hamas mensuplarını hedef aldığını bildirdi.

İsrail, Hamas’ın yeniden silahlandığını ve ateşkesi ihlal eden saldırılar planladığını savunuyor. Hamas ise bu iddiaları reddederek İsrail’i ateşkes düzenlemesini ve yeniden imar sürecini zayıflatmakla suçluyor. Gazze’nin yeniden inşası, silahsızlanma koşulları ve İsrail askerlerinin çekilmesi konusunda taraflar arasında uzlaşma sağlanmış değil.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.