1. HABERLER

  2. KARS HABERLERİ

  3. Acının Derinleştiği Yer, ROBOSKİ !
Acının Derinleştiği Yer, ROBOSKİ !

Acının Derinleştiği Yer, ROBOSKİ !

Roboski'de 28 Aralık 2011 tarihinde TSK'ye ait savaş uçakları tarafından çoğunluğu çocuk, 34 sivil yurttaşın katledilmesi üzerinden bir yıl geçti.

A+A-

Roboski'de 28 Aralık 2011 tarihinde TSK'ye ait savaş uçakları tarafından çoğunluğu çocuk, 34 sivil yurttaşın katledilmesi üzerinden bir yıl geçti.

365 gün boyunca Roboski katliamı konusunda binlerce sayfalık açıklama ve raporlar yayınlanmasına rağmen, katliamın kim tarafından gerçekleştirildiği konusu ve faillerin yargılanması mevzusunda bir arpa boyu dahi yol alınmadı.

Demokrasinin olduğu bir ülkede hükümetlerin düşmesine neden olacak böylesi bir katliama ilişkin Türkiye'de, Başbakan Erdoğan başta olmak üzere hükümet yetkilileri, Roboskilileri ve insani duyarlılığı olan her kesimi yaralayıcı açıklamalar yaptı ve yapmaya devam ediyor.

İşte bu gerçeklik üzerinden "zamanın 28 Aralık 2011 tarihinde durduğu, acıların ise her geçen gün derinleştiği" Roboski'ye ilişkin bir yıl boyunca Başbakan Erdoğan, AKP'li yetkililer, Uludere Alt Komisyonu, MHP, BDP, CHP, sivil toplum örgütlerinin açıklamaları, Roboskilililerin girişimleri ve yaşadıklarını bir dosya ile sunuldu.

7 Mart'ta İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan rapor, Uludere Alt Komisyonu'nda görüşüldü. 200 sayfalık "gizli" damgalı rapor milletvekillerine verilmezken, sadece inceleme yapmaları için okundu.

Raporda, dikkat çeken nokta ise yaşananların "operasyon" olarak değerlendirilmesi oldu. Raporda, operasyonun sınır ötesi harekat olduğu, Meclis'in hükümete verdiği yetki doğrultusunda Genelkurmay tarafından icra edildiği belirtildi.

Raporda, atış emri verilmeden önce yerel komutanlıklardan bilgi alınmadığı, bu nedenle yerel komutanlıkların sorumlu olamayacağı, "üst komutanlıkların sıralı bir biçimde sorumlu olabileceklerinin düşünüldüğüne" vurgu yapıldı. Raporda, AKP'ye yakın medyanın sık sık işlediği ölen ya da yaralananlar arasında PKK'lilerin bulunduğu bilgileri de yalanlanarak, "28 Aralık tarihindeki insansız hava aracı görüntülerinde grup içinde PKK'li olup olmadığı konusunda spesifik bilgi olmadığının anlaşıldığı" kaydedildi. Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, 5 Nisan'da Roboski katliamı ile ilgili Milli Savunma Bakanlığı'nın yazısının komisyona geldiğini açıkladı. Uludere Alt Komisyon Başkanı İhsan Şener de, Genelkurmay'ın raporunun geldiğini açıkladı.

34 köylünün katledildiği yere giden köylülere para cezası

Katliamın üzerinden 100 gün geçmesine rağmen failler bulunmadığı için, yakınlarını kaybeden aileler, "Roboski için adalet" sloganı ile 10 Nisan'da Ankara'ya geldi. Meclis'te grubu bulunan siyasi partiler ile görüşen aileler, katliamın faillerinin bulunmasını istedi. Roboskililerin adalet arayışını hazmedemeyen yetkililer sık sık verdikleri cezalarla da köylüleri yıldırmaya çalıştı. 12 Nisan'da hazırladığı şiir kitabı için Uludere'nin Roboski köyüne giden ve 4 köylü ile birlikte olay yerini ziyaret eden Şair Abdurrahman Adıyan ve köylüler, dönüşte askerler tarafından gözaltına alındı 5 kişiye toplam 10 bin TL para cezası verildi.

Üstün: Rapor Meclis tatile girene kadar biter

26 Nisan'da Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Uludere alt komisyonunun gerçekleştirdiği toplantının ardından basın toplantısı düzenledi. Üstün raporun dolu ve aydınlatıcı bir rapor olduğunu düşündüklerini ifade etti. Roboski ile ilgili komisyon üzerinde zaman baskısı olduğunu söyleyen Üstün, komisyonun ise raporun üçte ikisini yazabilecek durumda olduğunu kaydetti. "Sonradan 'şu da eksik kaldı' dememek için, dört başı mahmur bir rapor olması açısından çalışmaları sürdürüyoruz" diyen Üstün, "Önemli olan raporun 1-2 ay önce olması ya da olmaması değil, aydınlatıcı olmasıdır. Meclis tatile girene kadar biter. İstediğimiz bilgi ve belgeler yarın gelse, raporu yarın bitirmeye hazırız'' diye konuştu.

Katliamda üç maymun oyunu!

İçişleri Bakanlığı'nın Komisyon'a sunduğu raporun detayları 30 Nisan'da ortaya çıktı. Raporda, 15 kişinin yaşamını yitirdiği son bombalama öncesinde Heron görüntülerinde kayma olduğu iddia edildi. Raporda, şu tespitler yer aldı: "Bu operasyonun sınır ötesi bir hareket olduğu, Genelkurmay Başkanlığı tarafından icra edildiği anlaşılmıştır. Operasyon ve İHA talebinin, 23. Jandarma Tugay Komutanlığı'ndan gelmediği, talebin yetkili olan komutanlıklardan (Malatya veya Genelkurmay) öğrenilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ateş emri verilmeden önce yerel komutanlıklardan bilgi alınmadığından, yerel komutanlıkların sorumluluğu olmayacağı, üst komutanlıkların, sorumlu olabilecekleri düşünülmüştür. Aynı gün Uludere Alt Komisyonu, yeniden hem Genelkurmay'a hem de Aselsan'a başvurma kararı aldı. Her iki kurumdan da uzman davet edilirken, komisyonun, uzmanlarla Heron görüntülerini yeniden inceleyeceği açıklandı."

Paşa'dan Roboski korucularına: Ben öldürdüm, gerekirse bir daha öldürürüm

11 Mayıs'ta Roboskili korucular, Gülyazı Tugay Komutanı Abdullah Paşa ile yaptıkları toplantıda kendilerinin tehdit edildiğini söyledi. Korucular, Paşa'nın kendilerine "Bunu unutun. Kazaydı. Devlet kaza yaptı. Kapatın. Diyelim ki ben yaptım, n'olcak? Siz devlete karşı ne yapabilirsiniz ki? Ben öldürdüm, Roboski'de yaşayan her kim kaçakçılık yaparsa gerekirse bir daha öldürürüm. 50 lira için kaçakçılık yapıyordunuz, bakın devlet sizlere 120 bin TL veriyor almıyorsunuz" dediğini söyledi.

Wall Street Journal: Katliam istihbaratını ABD verdi

Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, 16 Mayıs'ta Roboski katliamının istihbaratını ABD'nin verdiği yönünde haber yaptı. Gazetenin ABD Savunma Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı haberinde yetkili "Kararı Türkler verdi. (Operasyon) ABD'nin kararı değildi" dedi.

WSJ ayrıca, ABD'li yetkililerin Türk yetkililere insansız hava aracını yaklaştırarak, konvoyu daha yakından görmelerini sağlayabileceklerini söylediğini; ancak Türklerin aracı daha uzak bir noktaya yönlendirmelerini istediğini belirtti. BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 11 Ocak 2012 tarihinde WSJ'nin haberinden 5 ay önce yaptığı grup toplantısında Roboski'de istihbaratın ABD tarafından verildiğini açıklamıştı.

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, WSJ haberinin İngilizce orijinalini bulup Türkçeye çevirisini yaptırdığını belirterek, ''Haberin aslında, ABD'nin istihbarat verdiği konusunda bir iddia yok'' savunmasını yaptı. Üstün, "Görüntülerin kendisi ile alakalı ihtilaf ve tereddüt yok. Görüntü, Türkiye'nin sahip olduğu heronlardan geldi" Üstün, ''Genelkurmay Başkanlığı'na 'vuran pilot kimdi, pilota emri kim verdi?' diye yazı yazdınız mı?'' sorusuna, ''Bizim farklı farklı yazılarımız var. Yazıların ve cevapların içeriğiyle ilgili bilgi veremem. Bunları raporumuzda açıklayacağız. Savcılıktan gelecek bilgileri bekliyoruz'' yanıtını verdi.

Üstün, ayrıca komisyonun Genelkurmay'dan belge istediğini hatırlatarak, "Genelkurmay, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gizlilik kararı nedeniyle belge yerine 'bilgi notu' göndermişti. Bunun üzerine, komisyon Mayıs başında savcılığa yazı yazarak söz konusu belgeleri istedi. Başsavcılığın söz konusu belgeleri 5 Mayıs'ta gönderdiği, henüz Meclis'e ulaşmadığını" ifade etti. 20 Mayıs'ta Pakistan'a hareketinden önce bir açıklama yapan Başbakan Erdoğan, bombardımanın yapıldığı yeri "terör bölgesi" olarak nitelendirdi. Erdoğan, ABD'nin predatörlerinin verdiği görüntülerle hareket edilmediğini savunarak, "Bizim gözcülerdeki görüntüler neticesinde de bu adım atılmıştır ve bu bütün görüntülerin hepsi verilmesi gereken yerlere de verilmiştir. ABD'nin prodatörlerinin 31 dakikalık görüntüsü var. Bu da bizim sınırlarımız içinde değil, tamamıyla Irak tarafındadır'' dedi. Günlerce Türkiye'de tartışılan WSJ'nin haberi üzerine partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da, Roboski katliamına ilişkin WSJ gazetesinin haberi ile istihbaratın nereden alındığının öğrenildiğini belirterek, "Şimdi sıra ikinci soruya geldi. Buradan soruyoruz vur emrini kim verdi?" diye sordu.

Bakan Şahin: Vurulanlar figüranlardır

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin 23 Mayıs'ta NTV'deki bir programda, Uludere'de 34 sivil yurttaşın yaşamını yitirdiği bombardımanın emrini görüntüleri izleyen komutanın verdiğini söyledi. Uludere'de özür dilenecek bir şeyin olmadığını söyleyen Şahin, suçluluk psikolojisi de taşımadıklarını belirtti. Şahin'in, katliamın sorumlusu olarak da adeta yaşamını yitirenleri ve BDP'yi göstererek, "O gençlerimiz orada olmamalıydı. Kaçakçılık emrini bizzat BDP veriyor" demesi dikkat çekti.

Şahin, köylülerin kaçakçılık yaparken vurulduklarını ve sağ yakalanmış olmaları durumunda da kaçakçılıktan yargılanacaklarını söyledi. Şahin, "Kaçakçılık olayı gölgede kaldı. O bölge KCK'nın kontrolünde bir bölgedir. Bu gençler figüranlardır. Filmin baş aktörleri vardır" dedi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Şahin'in Roboski katliamı ile ilgili açıklaması için "Sayın bakanın üslubunu ve yaklaşımını insani bulmuyorum" dedi. Tartışmalar üzerine Başbakan Erdoğan, "Medya da dahil bu konuyu fazla da istismar etmesinler. Bundan sonra da farklı bir açıklama gelmeyecektir" diyerek konuyu kapattı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise, ABD'deki temaslarını tamamlayarak Türkiye'ye dönüşünde Uludere tartışmalarını ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in sözlerine ilişkin "Bazıları özür diyor, maalesef Uludere olayı özrün de ötesinde büyük acılar duyduğumuz bir olay" dedi. Şahin'in açıklamalarına en sert yanıt ise Roboski'den gelmişti. Oğlu Erkan Encü'nün mezarı başında İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e öfkesini dile getiren anne Felek Encü, "İdris Naim Şahin oynak mıdır nedir? Bir dansöz kıyafeti giysin gitsin Amerika başkanı karşısında oynasın. Biz özür falan istemiyoruz ondan" tepkisinde bulundu.

Roboski'de askerlerin ifadesi alınmamış

24 Mayıs'ta Uludere Cumhuriyet Savcılığı'nın, Roboski katliamında 34 yurttaşın katledilmesinde yer alan askerlerin ifadesine başvurmadığı ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı'nın saldırının ardından sadece olayın oluş şekli ve ölenlere ait kayıtların tutulduğu ve bölgedeki komutanlar dahil hiçbir askerin olaya ilişkin ifadesine başvurulmadan dosyayı Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığa gönderdiği öğrenildi. Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığa da, katliama ilişkin Genelkurmay ve MİT'e yazdığı yazılara da olayın üzerinden 5 ay geçmesine rağmen henüz bir cevap gelmediği ortaya çıkmıştı. 25 Mayıs'ta Roboski'de bu kez de yaylada havanlarını otlatan kadınlara kobra tipi helikopterden ateş açıldığı ortaya çıktı. Roboski katliamında yaşamını yitiren Yüksel Ürek'in annesi Emine Ürek, helikopterden açılan ateş sonucu 4 keçilerinin yaralandığını belirterek, ölümden döndüklerini savundu.

Uludere Komisyonu Başkanı Mayıs'ta 10 gün içinde rapor hazırlanır demişti

26 Mayıs'ta Meclis İnsan Hakları Uludere Alt Komisyon Başkanı ve AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener, kendilerinin veya Genelkurmay Başkanlığı'nın olayın üstünü örtemeyeceğini belirterek, Genelkurmay'dan gelecek belgeleri beklediklerini, belgelerin gelmesi durumunda 10 gün içinde raporu yazacaklarını söyledi. Şener, vur emrini kimin verdiğinin de gelecek olan belgelerde yer alacağını dile getirerek, basında çıkan isimlere itibar etmediklerini kaydetti. Şener, katliamın olduğu gün valilik, kaymakamlık, tümen ve bölük komutanlığı gibi mahalli idare ve güvenlik güçleri ile üs komutanlıklar arasında hiçbir bilgi paylaşımı olmadığını belirtti.

Erdoğan, Roboski katliamını kürtaja benzetti

26 Mayıs'ta AKP Genel Merkez Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Bu ifademe karşı çıkan bazı çevrelere sesleniyorum. Yatıyorsunuz kalkıyorsunuz Uludere diyorsunuz, her kürtaj bir Uludere'dir" dedi.

Bir sonraki gün ise AKP İstanbul İl Örgütü Kongresi'nde konuşan Başbakan Erdoğan, "Uludere üzerinden yürütülen kampanya, sadece ulusal değil, uluslararası bir karalama kampanyasıdır. Uluslararası istismar kampanyasının içinde PKK, BDP, CHP ve bazı medya kuruluşları var" iddiasında bulundu. 29 Mayıs'ta Meclis'teki grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in Roboski katliamına ilişkin yaptığı açıklamaları övmesi dikkat çekerken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Başbakan Erdoğan'ın açıkça özür dilemedikçe Uludere'nin yakasından düşmeyeceğini belirterek, "Bir başkası da bekleyin mahkeme sonucunu diyor. Şimdi mahkeme arıyorlar. Bir mahkeme bulacaklar. Deniz Feneri gibi olacak, iki gariban pilotu bulacaklar siz niye bomba attınız diyecekler" dedi.

Başbakan Erdoğan: O köyün insanı kullanılmıştır

Başbakan Erdoğan, 7 Haziran'da ATV'de katıldığı "Başbakan ile Gündem Özel" programında Roboski katliamının farklı zeminlere çekildiğini savunarak, yeniden katledilenler hakkında imalarda bulundu. Erdoğan, "Bu olay saf bir kaçakçılık olayı değil. Bu kaçakçılıktan terör örgütünün faydalanması var. O köyün gençleri, o köyün insanı bu işte maalesef kullanılmıştır" diyerek İdris Naim Şahin'in söylediği "Onlar figürandır" sözlerini savundu.

Erdoğan, "Unutmayalım ki biz bir Hantepe, Gediktepe yaşadık. Katırlarla taşınan silahlar bombalanmadığı için günlerce köşe yazılarında yer aldı. Bundan dolayı birçok yazılar yazıldı. Güvenlik güçlerimizin elinde önemli bir delildi. Ben mesela görüntüleri izledim. Görüntülerde ne olduğunu anlamanız mümkün değil. Giyim kuşam hemen hemen aynı. O mudur, yoksa başka bir şey midir bilemezsiniz'' dedi.

Komisyon Başkanı Roboski belgelerini itina ile sakladı!

Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Roboski katliamına ilişkin Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan bir çuval içinde bulunan 6 klasörden oluşan belgeleri Meclis'teki odasında özel bir dolaba kilitledi ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek'le birlikte Gürcistan'a hareket etti. CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, "Gece dahi olsa belgeler geldiği anda derhal toplantı yapılması konusunda mutabakat oluşturmuştuk" dedi.

Redhack Roboski için TSK'yi hackledi

13 Haziran'da TSK'yi hackleyen Redhack grubu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2. KomandoTugay Komutanlığı bünyesindeki evrakları yayınlayarak, Roboski katliamının aydınlatılmamasını hatırlattı.

Redhack, "Nasıl emniyeti kırıp bazı belgeleri yayınladıysak, TSK'da da durum böyledir, biz sadece halkın ve haklının tarafıyız, TSK, astsubayların haklarını vermemek için kendini yırtıyorsa, Uludere olayında ABD parmağını inkâr edip yan yatıyorsa, cemaate boyun eğip NATO'nun borazanlığını yapıyorsa, halen er ve erbaşlar ölüme giderken üst düzey rütbelilerin çocukları ABD'lerde okuyorsa yani kısacası, halkın değil ABD'nin ordusu olmayı görev edinmiş bir ordu varsa biz de ona karşı eleştirilerimizi kendi yöntemlerimizle yaparız!" açıklamasında bulundu.

Roboskililer'den Özel'e hodri meydan

Aylar geçtikte Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in açıklamaları da farklılaşıyordu. Özel, "kafilenin içinde silahlı militanlar olduğu, askerin olay yerine ulaştığı sırada silahlar yok edildi" şeklindeki sözler sarf edince Roboskililer Özel'e "Hodri meydan" dedi. Aileler "Bu iddiaların hepsi katliamı meşru göstermenin çabalarıdır. Lanetliyoruz onları. Nefretle kınıyoruz. Ve peşlerini bırakmayacağız" dedi.

Roboski'ye adalet nöbeti

27 Haziran'da DTK öncülüğünde sivil toplum örgütleri Roboski köyünde "Roboski'ye Adalet Nöbeti" başlattı. Diyarbakır, Siirt, Mardin, Batman, Hakkari ve Şırnak gibi il ve ilçelerinden gelen yüzlerce kişiyi, Roboskililer köy meydanında "Erdoğan'ın 33 kurşunu, 38 Dersim, Zilan, Ağrı, bugün Qilaban, katil Erdoğan", "Katiller hesap versin", "Acımız devam ediyor" pankartları ile yaşamını yitiren 34 yurttaşın fotoğrafları ile karşıladı.

Roboskililerden Genelkurmay Başkanı'na suç duyurusu

2 Temmuz'da 34 yurttaşın aileleri, Şırnak Adliyesi'ne gelerek, 34 sivil yurttaşın arasında PKK'lilerin de olduğunu ileri süren Genelkurmay Başkanı Necdet Özel hakkında suç duyurusunda bulundu.

Aileler, "Olayın aydınlatılması için Meclis'te kurulan Uludere Komisyonu da yapılan katliamı zamana yayarak unutturmaya ve kapatmaya yönelik bir tutum içindedir" dedi. 12 Temmuz'da Meclis Hakları Uludere Alt Komisyonu Başkanı İhsan Şener, "BDP ve CHP Uludere olayında NATO ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminden raporlarının incelenmesini istedi dolayısı ile çalışmamız Meclis'in kapanmasına yetişmedi" açıklamasında bulundu.

Kaymakama saldırı ve 34 canın katledilmesi için farklı işleyen hukuk!

2 Ağustos'ta Roboskililer bu kez katledilen değil tutuklanan çocukları için Uludere Adliyesi'ne gitti. Uludere Kaymakamı Naif Yavuz'a saldıran grubun içerisinde oldukları gerekçesiyle tutuklanan ve Midyat Cezaevi'nde tutulan 5 köylünün 7 ay geçmesine rağmen iddianamelerinin hazırlanmamasına köylüler tepki gösterdi.

Soruşturmada isimleri geçen 12 kişinin tamamının ifadeleri alınmadığı gerekçesiyle savcının iddianame hazırlamadığını belirten köylüler, durumu Uludere Adliyesi önünde basın açıklaması ile protesto etti.

Korgeneral Ağar Uludere ile ilgili konuştu

9 Ağustos'ta geleceğin Hava Kuvvetleri Komutanlığı için adı geçerken Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla emekli edilen Diyarbakır 2. Hava Kuvvet Komutanı Korgeneral Veysi Ağar, Roboski katliamının sorumluları ile ilgili "sınır ötesi operasyon kararı verenleri" işaret etti. "Uludere olayının benimle ilgisi yok. Talimat gelir, biz görevimizi yaparız. Beni hedef tahtasına koydular, gelen giden vurdu. Bu iftiralar beni, çevremi, ailemi mahvetti.

Bu iddialardan sonra emekli oldum ve hayatım tehlikede" diyen Ağar, şunları kaydetti: "Bakan Bey'in (İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin) Uludere olayı sonrası havacı komutanlar diye bir ifade kullanmasının ardından çeşitli yerlerde bizim de adımız geçti. Ben nasıl sınır ötesi bir operasyona karar verebilirim. TSK'da Heron görüntülerini ihtiyacı olan herkes izler. Askeri ve sivil olarak bu konuda yasal süreç sürüyor. Bu nedenle bu konuda daha ayrıntılı konuşmak istemiyorum. Bu olayın benimle ilgisi yok, talimat gelir biz görevimizi yaparız" dedi.

TSK tarafından çocukları katledilen anneler TSK mensuplarını kurtardı

21 Ağustos'ta Roboskililer günlerce konuşulacak insani bir hayat kurtarma operasyonuna katıldı. Gülyazı Köyü Karakolu'ndan sivil bir minibüsle Uludere'ye giden ve askerleri taşıyan aracın şarampole yuvarlanması üzerine hemen olay yerine giden Roboskililer, hurdaya dönen aracın içindeki askerleri can havliyle çıkarmaya çalıştı. Roboski'de TSK savaş uçakları tarafından yakınları katledilen yurttaşlar kazaya ilk müdahaleyi yaparken, yaralı askerleri hastaneye taşıdıkları görüntüleri bütün televizyonlarda yayınlandı. Katliamda evlatlarını yitiren annelerin askerler için verdiği uğraş ise günlerce konuşuldu.

1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Roboski'den Ankara'ya doğru yola çıkan Vicdani Retçi Halil Savda, 20 Ekim'de Ankara'ya ulaştı. Savda'yı yürüyüşü boyunca hem çatışmalarda yaşamını yitiren PKK'liler hem de askerlerin aileleri de destekledi.

BDP Roboski katliamını Erdoğan'a sordu

10 Ekim'de daha önce verilen soru önergelerine herhangi bir yanıt alamayan BDP, bir kez daha katliama ilişkin Meclis'e soru önergesi verdi. BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, katledilen 34 yurttaş hakkında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yazılı soru önergesi verdi. Baluken, önergede soruşturmaya gizlilik konulması, olayın meydana geldiği günden, bugüne siyasi sorumluların sessizliğinin kamuoyu tepkisinin artmasına ve mağdur yakınlarının acılarının her gün katlanarak artmasına neden olduğuna dikkat çekti.

AB İlerleme Raporu'nda katliam vurgusu

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye'nin İlerleme Raporu'nda Roboski katliamına da vurgu yapıldı. 10 Ekim'de basına yansıyan raporda katliamın ardından Türk yetkililerin sivil toplum kuruluşlarının bölgeyi ziyaret etmesine izin vermediği ve soruşturmanın etkinliği ve şeffaflığı konusunda ciddi endişeler taşındığı belirtilerek, ne askeri ne de sivil yetkililerinin bu konuda kamuoyu önünde özür dilemediği vurgulandı. Raporda katliam konusunda siyasi sorumlularla ilgili herhangi bir tartışma yapılmadığı da ifade edilirken olayın bir istihbarat hatası ya da operasyonel ihmal sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin de açıklığa kavuşturulamadığı kaydedildi.

'Genelkurmay ve hükümet Roboski konusunda işbirliği yapıyor'

16 Ekim'de Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun bünyesinde kurulan Alt Komisyon toplandı. Komisyonun CHP'li üyesi Levent Gök, "Elbette hükümetin siyasi sorumluluğu var. Bu konuda Genelkurmay ve iktidar konunun üstünü örtmek için işbirliği yapıyor" diye konuştu. Komisyonun AKP'li Başkanı İhsan Şener, toplantı sonrasında yaptığı açıklamada, süreci toplantılarda muhalefet milletvekillerinin taleplerinin uzattığını ileri sürdü. Şener, "Muhalefet partileri yeni taleplerle gelmezse Kasım ayının sonunda raporu bitirmeyi planlıyoruz" dedi.

Roboski dosyası askeri mahkemeye gönderildi

17 Ekim'de ise Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, Adalet Bakanlığı'nın "yetkiniz yok" yazısı üzerine askeri savcılığa gönderildi. Soruşturma Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülmeye başlandı. Katliamın üzerinden 11 ay geçmesine rağmen sorumluların kim olduğu konusu bile netlik kazanmazken, Roboski'de tutuklamalar devam etti. 7 Kasım'da katliamda kardeşi Vedat Encü'yü yitiren Fikret Encü, "Örgüte eleman kazandırdığı" iddiasıyla tutuklandı. 21 Kasım'da Roboski'de gözaltına alınan 3 kişiden Cevher Ürün ve Behlül Ağman sevk edildikleri nöbetçi hakimlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Daha önce raporda "vur emrini verenin de raporda yer alacağını" duyuran Uludere Alt Komisyonu 15 Kasım'da yaptığı toplantıda AKP'li üyeler katliamın sorumlularının tespit edilemeyeceğini savundu.

AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener'in başkanlığında yapılan komisyon toplantısında AKP'li üyeler, "Elimizdeki verilerle sorumluyu tespit edemeyiz. Soruşturma değil araştırma komisyonuyuz. Olayın ayrıntılarını savcılık ortaya çıkaracaktır. Sivil idare baypas edildi" görüşünü savundu.

Muhalefet partileri ise "Vur emrini" veren ile Heron görüntülerini değerlendirenlerin önemine işaret etti. Toplantının ardından açıklama yapan komisyon başkanı AKP'li Şener, "Bir hafta 10 gün içinde taslak olarak rapor hazır olacak. Raporumuz bilgi ve belgeler ışığında hazırlanacak. Aralık ayı başında rapor üst komisyondan da geçer" dedi. 18 Kasım'da ise Uludere Alt Komisyon Başkanı Şener, Roboski katliamına ilişkin hazırlanan raporun, Aralık ayında tamamlanarak üst komisyona sunulacağını söyledi. Şener'in hazırladıkları raporun bir kurumu suçlama niteliğinde olmadığını belirtmesi dikkat çekti.

Şener, "Tahmin ediyorum ki, Aralık ayının ilk yarısında en geç raporumuzu üst komisyona sunacağız. Ayrıca hazırlanan raporun bu olayı büyük ölçüde aydınlatacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. 27 Kasım'da katliamda çocuklarını kaybeden aileler, bir kez daha siyasi partilerin grup temsilcileri ile görüşmek için Meclis'e geldi.

Roboski katliamının emrini veren biliniyor!

2 Aralık'ta Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Uludere Alt Komisyonu Başkanı AKP'li İhsan Şener, Roboski katliamında bombalama emrinin kimin verdiği konusunda tahmin yürütmeyeceklerini söyleyerek, "Önceki operasyonlar nasıl yapılmışsa şimdi de aynı usulle yapılmıştır, o zaman emri kim verdiyse, şimdi de o vermiştir. Bu bilinmez bir şey değildir" dedi.

Şener, "Komisyon olarak sadece fotoğraf çekeceğiz. Bizim 'Mehmet tetiği çekmiştir, Hüseyin ateş etmiştir, Ali yanlış yorumlamıştır' gibi fantezi yapacak halimiz yok" dedi.

Komutana madalya!

Roboski katliamındaki sorumluluğuyla gündeme gelen Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten'e 7 Aralık'ta başarı madalyası verildiği ortaya çıktı. Daha sonra açıklama yapmak zorunda kalan Genelkurmay Başkanlığı, madalyanın verilmesinin "rutin" bir işlem olduğunu savundu.

Roboskililer yıldönümü öncesi tehdit edilmeye başlandı

Katliamın birinci yıl dönümü yaklaştıkça Roboskililer üzerindeki baskılar da artmaya başladı. 13 Aralık'ta katliamın yıldönümün yaklaşmasıyla askeri yetkililerin köyün önde gelen bazı kişilerle bir dizi görüşme yaparak, 28 Aralık'ta yapılacak etkinlikleri boşa çıkarma gayreti içerisinde olduğu belirtildi. Şırnak Tümen ve Gülyazı Tugay Komutanlığı'nda iki toplantı gerçekleştirildiğini söyleyen köylüler, askeri yetkililerin özellikle köy muhtarı ve korucubaşlarını çağırdığını ve 28 Aralık'ta ne olacağı, nasıl önlem alınabileceğine ilişkin tartışmaları yürütüldüğünü vurguladı.

21 Aralık'ta Başbakan Erdoğan Roboski'de katledilenler sivil değil! imasında bulundu

Daha önce Aralık ayının ortasında raporun açıklanacağı belirtilmesine rağmen açıklanmayınca CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, 17 Aralık'ta Uludere Alt Komisyonu'nu 2 defa toplanamaması üzerine "derhal" toplantıya çağırdı. Onca açıklama rapor, incelemeden sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaklaşan katliamın yıldönümü öncesi bu kez katliamda yaşamını yitirenlerin sivil olmadığı imasında bulundu.

Başbakan Erdoğan, NTV'de canlı yayında yaptığı konuşmada, Roboski'de katledilen 34 sivil yurttaşın hepsinin sivil olmadığını ileri sürerek, "Orada sivil yurttaşlar öldürüldü" sözüne de tepki göstererek, "Burada 34 kişi deyip bunların sivil olduğuna karar vermek için yargı kararlarını beklemek lazım. Bırakalım bunlar sonucunu açıklasınlar. Bunlar hep sivil olarak gösteriliyor. Ortada netice çıkmadan kalkıyorlar bize özür dileyeceksin diyorlar" diye konuştu.

Erdoğan, devletin böylesi bir olayda ödemesi gereken paranın olduğunu bunu da kendilerinin yaptığını söyledi. Erdoğan, olayın hemen ardından Roj Tv'nin bunu duyurmasının kuşku verici olduğunu ileri sürdü.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.