1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Soğuk Hava Yüz Felci Riskini Artırabilir.. Bağışıklığı Güçlü Tutmak Önemli!
Soğuk Hava Yüz Felci Riskini Artırabilir.. Bağışıklığı Güçlü Tutmak Önemli!

Soğuk Hava Yüz Felci Riskini Artırabilir.. Bağışıklığı Güçlü Tutmak Önemli!

Yüz felcinde erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, zamanında başlanan tedavinin kalıcı hasarı önlediği konusunda uyardı.

A+A-

Uzmanlar, yüz felcinde erken tanı ve zamanında başlanan tedavinin kalıcı hasar riskini büyük ölçüde azalttığı konusunda uyarıyor.

Yüz sinirinin hasar görmesiyle ortaya çıkan ve tıpta fasiyal paralizi olarak adlandırılan yüz felci, genellikle yüzün bir tarafında ani gelişen mimik kaybı, göz kapatamama ve ağızda kayma gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

BELİRTİLER İHMAL EDİLMEMELİ

PolitiKARS’ın İHA’dan derlediği bilgilere göre; Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gümüş, yüz felcinin yüz sinirinin etkilenmesi sonucu ortaya çıktığını belirterek, hastalığın yüzün bir tarafındaki tüm mimik kaslarını etkilediğini söyledi. Gümüş, “Hastalar gözünü kapatamama, ağzın sağlam tarafa doğru kayması, alın çizgilerini hareket ettirememe gibi şikayetlerle başvuruyor. Bu tablo en sık gördüğümüz yüz felci şeklidir. Ancak bazı durumlarda beyin kaynaklı hastalıklara bağlı da gelişebilir ki bu çok daha acil müdahale gerektirir” dedi.

SOĞUK HAVALAR RİSKİ ARTIRABİLİR

Toplumda yüz felcinin doğrudan soğuğa bağlandığını ancak bunun tam olarak doğru olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Gümüş, soğuğun bağışıklık sistemini baskılayarak dolaylı etki oluşturduğunu ifade etti. Gümüş, “Soğuk havalar bağışıklığı zayıflatabilir. Bu durum viral enfeksiyonlara yol açabilir ve bu enfeksiyonlar yüz sinirini etkileyerek felce neden olabilir. Ayrıca soğuğa bağlı olarak yüz sinirini besleyen damarların etkilenmesi de yüz felcine yol açabilir. Yani soğuğun direkt değil, dolaylı bir etkisi söz konusudur” diye konuştu.

KULAK AĞRISI VE TAT KAYBI DA GÖRÜLEBİLİR

Yüz felcinin yalnızca mimik kaybıyla sınırlı olmadığını belirten Gümüş, hastalarda kulak ağrısı, sese karşı hassasiyet, tat duyusunda azalma ve bazı sesleri olduğundan daha yüksek algılama gibi şikayetlerin de görülebileceğini söyledi. “Kaş kaldırılamaması, alın kırışıklıklarının kaybolması ve gözün açık kalması da sık rastlanan belirtiler arasındadır” dedi.

İLK 72 SAAT KRİTİK

Tedavi sürecinde zamanın çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haluk Gümüş, “Yüz felci şüphesi oluştuğu anda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalı. İlk 72 saat içinde tedaviye başlanırsa hastaların büyük çoğunluğunda tamamen düzelme sağlanabiliyor. Gecikilen vakalarda ise kalıcı bulgular kalma riski artıyor” ifadelerini kullandı.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR

Tedavide ilaç tedavisiyle birlikte erken dönemde fizyoterapiye başlanmasının önemine değinen Gümüş, hastanın yaşı ve ek hastalıklarının tedavi planını doğrudan etkilediğini belirtti. “Şeker, tansiyon, böbrek ya da karaciğer hastalığı olan bireylerde ilaçların yan etkileri dikkate alınmalı. Bu nedenle her hasta için tedavi mutlaka kişiye özel düzenlenmelidir” dedi.

Uzmanlar, özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda yüzün korunmasını, bağışıklık sisteminin güçlü tutulmasını ve belirtiler ortaya çıkar çıkmaz sağlık kuruluşlarına başvurulmasını öneriyor.

Uzmanı Uyardı:

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.