
Tuncer Bakırhan’dan İktidara ve Yargıya Sert Eleştiri.. Bu Utanç Artık Bitsin!
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında ekonomik krizden CHP’ye yönelik yargı süreçlerine, Kürt meselesinden barış sürecine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında ekonomik krizden yargı kararlarına, CHP’ye yönelik süreçlerden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de açlık ve yoksulluğun her geçen gün derinleştiğini savunan Bakırhan, siyasi müdahaleler ve yargı kararları üzerinden demokrasinin baskı altına alınmaya çalışıldığını öne sürdü.
Toplumsal barışın güçlendirilmesi ve demokratikleşmenin hızlandırılması çağrısında bulunan Bakırhan, çözümün dış merkezlerde değil Türkiye’nin ortak aklında aranması gerektiğini söyledi.
DEM PARTİ GRUP TOPLANTISINDA GÜNDEMİN NABZI TUTULDU
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına Gadir Hum Bayramı’nı kutlayarak başlayan Bakırhan, Kobanê Kumpas Davası kapsamında tutuklu bulunan siyasetçi Günay Kubilay’ın babasının yaşamını yitirmesi nedeniyle ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.
Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, Meclis Grup Toplantımızda konuşuyor
— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) June 2, 2026
https://t.co/nqXZn1o3D4
Bakırhan, yıllardır cezaevinde bulunan siyasetçilerin yaşadığı insani sorunlara dikkat çekerek, birçok tutuklunun aile fertlerini kaybetmesine rağmen cenaze törenlerine katılamadığını ifade etti. Bu durumun vicdanları yaraladığını belirten Bakırhan, yaşananların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
DÜNYA AÇLIKLA MÜCADELE HAFTASINDA EKONOMİK KRİZ ELEŞTİRİSİ
Haziran ayının ilk haftasının Dünya Açlıkla Mücadele Haftası olduğuna işaret eden Bakırhan, Türkiye’de milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini savundu. Açlığın ve yoksulluğun artık belirli dönemlerde gündeme gelen sosyal sorunlar olmaktan çıktığını belirten Bakırhan, geniş toplum kesimlerinin yıl boyunca ekonomik baskı altında yaşamaya çalıştığını ifade etti.
Artan yaşam maliyetleri, yükselen gıda fiyatları ve alım gücündeki düşüşün vatandaşların günlük hayatını doğrudan etkilediğini dile getiren Bakırhan, ekonomik göstergelerdeki olumsuz tablonun toplumun her kesiminde hissedildiğini söyledi.
İKTİDARIN EKONOMİ POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ
Türkiye’nin son yılların en ağır ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu öne süren Bakırhan, iktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının beklenen sonuçları vermediğini savundu.
Hükümet tarafından açıklanan ekonomik programların toplumun yaşadığı sorunları çözmekte yetersiz kaldığını ileri süren Bakırhan, yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek büyüdüğünü söyledi. Ekonomik krizin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını ifade eden Bakırhan, vatandaşların gündelik yaşamlarında hissettikleri sıkıntıların çok daha belirleyici olduğunu kaydetti.
CHP’YE YÖNELİK SÜREÇLER ÜZERİNDEN YARGI TARTIŞMASI
Konuşmasının önemli bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi’ne ilişkin yargı süreçlerini değerlendiren Bakırhan, İstinaf Mahkemesi tarafından verilen “mutlak butlan” kararının yalnızca hukuki bir karar olarak görülemeyeceğini savundu.
Kararın demokratik siyaseti etkileyen sonuçlar doğuracağını öne süren Bakırhan, siyasi alanın yargı kararları üzerinden şekillendirilmeye çalışıldığını ileri sürdü. Türkiye’de demokratik meşruiyet ilkesinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Bakırhan, siyasi rekabetin hukuk dışı yöntemlerle yönlendirilmesinin toplumsal güveni zedeleyeceğini ifade etti.
“SİYASETİN KAPISI KIRILIRSA TOPLUMUN UMUDU DA ZEDELENİR”
Bugün herhangi bir siyasi partiye yönelik gerçekleştirilen uygulamaların yarın farklı siyasi partileri de etkileyebileceğini belirten Bakırhan, hukuksuzlukların zamanla tüm siyasi alanı kapsayan bir soruna dönüşebileceğini söyledi.
Demokratik siyasetin korunmasının yalnızca siyasi partilerin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Bakırhan, siyasi aktörlerin kullandıkları dil konusunda da daha dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.
TÜRKİYE SİYASİ TARİHİNE GÖNDERMELER YAPTI
Konuşmasında Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan siyasi kırılmalara da değinen Bakırhan, farklı dönemlerde uygulanan olağanüstü yönetim anlayışlarının ve müdahalelerin demokratikleşme sürecine zarar verdiğini savundu.
Türkiye’nin geçmişte birçok kez siyasal krizlerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Bakırhan, darbe dönemlerinden olağanüstü hal uygulamalarına kadar uzanan süreçlerin demokratik kurumları zayıflattığını öne sürdü.
Bakırhan, Türkiye’nin yeni bir siyasal iklim oluşturabilmesi için geçmişten ders çıkarılması gerektiğini belirterek, demokratik hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİNE DESTEK ÇAĞRISI
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yalnızca Kürt meselesiyle sınırlı bir başlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, sürecin Türkiye’nin genel demokratikleşme hedefleri açısından önemli olduğunu ifade etti.
Toplumsal kutuplaşmanın azaltılması, siyasal gerilimlerin düşürülmesi ve demokratik standartların yükseltilmesinin ülkenin geleceği açısından kritik olduğunu vurgulayan Bakırhan, tüm siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini kaydetti.
ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKTİ
Bölgesel gelişmeleri de değerlendiren Bakırhan, Ortadoğu’da yaşanan dönüşümlerin Türkiye açısından yeni fırsatlar ve yeni riskler ortaya çıkardığını söyledi.
Bölgede kalıcı istikrarın ancak halkların haklarının tanındığı, demokratik değerlerin güçlendirildiği ve ekonomik iş birliklerinin artırıldığı bir modelle mümkün olabileceğini ifade eden Bakırhan, Türkiye’nin bu süreçte önemli bir rol üstlenebileceğini dile getirdi.
“ÇÖZÜM DIŞ MERKEZLERDE DEĞİL”
Bakırhan, Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünün uluslararası güç merkezlerinin politikalarında değil, ülkenin kendi demokratik birikiminde ve toplumsal uzlaşı kültüründe aranması gerektiğini söyledi.
Kürt meselesi başta olmak üzere kronikleşen sorunların çözümünün demokrasi, hukuk ve eşit yurttaşlık ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade eden Bakırhan, yeni dönemde kapsamlı demokratik reformların önem kazandığını belirtti.
“BİZ ÜÇÜNCÜ YOLUZ”
DEM Parti’nin siyasi yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakırhan, partilerinin herhangi bir siyasi blokun uzantısı olmadığını söyledi.
DEM Parti’nin farklı kimlikleri, inançları ve toplumsal kesimleri ortak demokratik zeminde buluşturmayı amaçladığını belirten Bakırhan, çevre politikalarından sosyal adalete, ekonomik eşitsizliklerden demokrasi taleplerine kadar geniş bir alanda çözüm önerileri geliştirmeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda yurttaşlara çağrıda bulunan Bakırhan, mevcut siyasal ve ekonomik düzenden rahatsızlık duyan tüm kesimlerin demokratik siyasete daha güçlü şekilde katılması gerektiğini belirterek, DEM Parti’nin toplumsal taleplerin sesi olmaya devam edeceğini söyledi.








HABERE YORUM KAT