1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. 'İşsizlik Maaşı'na Talep ARTIYOR!
İşsizlik Maaşına Talep ARTIYOR!

'İşsizlik Maaşı'na Talep ARTIYOR!

Türkiye'de son bir ayda 13 bin kişi daha işsizlik maaşı almak için başvuruda bulundu.

A+A-

Hükümet ülke genelinde işsizlik oranının düştüğünü iddia etse de İşsizlik Sigortası Fonu verilerine göre, son bir ayda 13 bin kişi daha işsizlik maaşı almak için başvuruda bulundu.

Türkiye'de yapısal, kalıcı ve yaygın hale gelen işsizlik, özellikle genç nüfusun mücadele ettiği önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. İşsizlik Sigortası Fonu verilerine göre, son bir ayda 13 bin kişi daha işsizlik maaşı için başvuruda bulundu.

Bir önceki ay 49 bin 371 olan işsizlik ödeneğinden yararlanmak için başvuranların sayısı kasım ayında 62 bin 451 kişiye ulaştı.

İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan açıklamaya göre, İşsizlik Sigortası’nın uygulamaya geçtiği Mart 2002 tarihinden bu yana sisteme 3 milyon 560 bin 258 kişi başvuruda bulunurken, 2 milyon 750 bin 343 kişi ödenekten faydalanabildi. İşsizlik maaşına hak kazananlara toplam 5 milyar 415,4 TL ödeme yapıldı.
2012 Kasım ayında işsizlik ödeneğinden 191 bin 963 kişiye, 86 milyon 339 bin 579 TL ödeme yapıldı.

Fonun toplam malvarlığı 60 milyarı aştı
Diğer taraftan, amacı dışında kullanılarak daha çok GAP projesine aktarılmasıyla tartışma konusu olan İşsizlik Sigortası Fonu’nun toplam malvarlığının kasım sonu itibariyle 60 milyar 428,9 milyon liraya yükseldi.

İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan açıklamaya göre, Fonun kasım ayı getirisi %0,61 oldu. Fonun yıllık getirisi ise %8,94 oldu.

Kimler işsizlik maaşı alabilir?
İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta kolu olarak tanımlanıyor.

Bu koşulu sağlayan ve işsizlik sigortasına başvuracak olan kişi hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak kaydıyla son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekiyor.

İşsizlik ödeneği, sigortalı işsizin çalışmış olduğu süre ile doğrudan ilişkili durumda. Sigortalı işsizler prim ödeme sürelerine göre; en az 180, en fazla 300 gün süre ile işsizlik ödeneği alabiliyorlar. 600 gün prim ödemiş olanlara 180 gün, 900 gün prim ödemiş olanlara 240 gün, bin 80 gün ve daha fazla prim ödemiş olanlara 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği ödeniyor.

İşsizlerin ödenek aldıkları süre içinde; genel sağlık sigortası primleri, Sosyal Güvenlik Kurumu'na yatırılıyor.

İlgili Haber

Türkiye'de 11 milyon 670 bin kişi yoksul

TÜİK 2011 Yılı Yoksulluk Çalışması”na göre, ülke genelinde 11 milyon 670 bin kişinin yoksul olduğu tahmin edildi. Konuyu bugünkü köşesinde değerlendiren Güngör Uras ise son 5 yılda gelir dağılımındaki adaletsizlikte ise herhangi bir iyileşme olmadığına dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2011 yılına ait Yoksulluk Çalışması sonuçlarını yayımladı. Böylece TÜİK, uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan satın alma gücü paritesine göre kişi başı dolar cinsinden yoksulluk oranlarını belirlemiş oldu.

Buna göre, kişi başına günlük harcaması satın alma gücü paritesine göre 2,15 doların altında kalan fert oranı 2011 yılında yüzde 0,14 olarak tahmin edildi. Bu oran 2010 yılında yüzde 0,21 düzeyindeydi. 4,3 dolar sınırına göre ise 2010 yılında yüzde 3,66 olan yoksulluk oranı, 2011 yılında yüzde 2,79 olarak gerçekleşti.

TÜİK’in “2011 Yılı Yoksulluk Çalışması”na göre, her 100 kişiden 0,14’ü 2,15 doların altında, her 100 kişiden 2,79’u ise 4,30 doların altında günlük tüketim harcaması yaptı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre 2011 yılında toplam nüfusun 74 milyon 724 bin 269 kişi olduğu dikkate alındığında, günlük harcaması 2,15 doların altındaki yüzde 0,14’lük nüfus 104 bin 614 kişiye; günlük harcaması 4,3 doların altında bulunan yüzde 2,79’luk kesim de 2 milyon 84 bin 807 kişiye tekabül ediyor.

Kırsal yerlerde yaşayanların yoksulluk riski kentsel yerlerde yaşayanlardan fazla olurken, kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanlarda 2010 yılında yüzde 9,61 olan yoksulluk oranı, 2011 yılında yüzde 6,83 olarak tahmin edildi. Aynı yoksulluk sınırına göre kentsel yerlerde yaşayanların yoksulluk oranları 2010 yılı için yüzde 0,97, 2011 yılı için ise yüzde 0,94 oldu.

“Ülke gelirinin yarısı 15 milyonun cebine girerken, geriye kalanını 60 milyon paylaşıyor”
Satın alma gücü paritesine göre yani günlük kişi başı tüketim harcamasına göre belirlenen yoksulluk oranının hesaplanmasında uluslararası standartlara uygun olarak kişi başı günlük tüketim harcama ölçüsü 2,15 dolar ve 4,3 dolar kabul ediliyor. Bu bağlamda TÜİK verilerini daha ayrıntılı biçimde bugünkü köşe yazısında ele alan ekonomist Güngör Uras, Türkiye’de her 100 kişinin 16,1’inin yani, 11 milyon 670 bin kişinin yoksul olduğunu vurguladı.

Ancak uluslararası yoksulluk tanımı ile kişi başı göreceli yoksulluk ölçüleri ve gelir dağılımına göre yoksulluğun birbirinden farklı şeyler olduğuna dikkat çeken Uras, gelir dağılımında en düşük yüzde 20'lik nüfus dilimindeki 15 milyon kişinin milli gelirden aldığı payın 2007'de yüzde 5,8 olduğunu ve bu oranının son 5 yılda hiç değişmediğini ifade etti.

Uras, en zengin yüzde 20'lik nüfusun ise 2007'de milli gelirin yüzde 46,9’unu, 2011'de yüzde 46,4’ünü aldığını belirtti. Büyümeye rağmen son 5 yılda gelir dağılımının değişmediğinin altını çizen Uras, ülke gelirinin yarıya yakınının 15 milyon insanın cebine girdiğini, kalan yarısının ise 60 milyon arasında paylaşıldığını dile getirdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.