
İran Savaşı’nda Diplomasi Trafiği Yoğunlaşıyor.. Hürmüz’de Enerji Sevkiyatı Düşük!
İran savaşı sürerken diplomasi trafiği yeniden yoğunlaşırken, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişleri düşük seviyede kalmayı sürdürüyor.
İran savaşı sürerken diplomasi trafiği yeniden yoğunlaşırken, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişleri düşük seviyede kalmayı sürdürüyor.
Çin’in bölgesel temasları ve Yemen’deki Husi saldırıları gündemde kalırken, petrol sevkiyatı ve deniz güvenliğine ilişkin riskler sürüyor.
Petrol fiyatları diplomasi beklentisiyle gerilerken, ABD yaptırımları ve İran enerji altyapısındaki baskı bölgesel ekonomileri etkiliyor.
DİPLOMASİ TRAFİĞİ YENİDEN GÜNDEMDE
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun New York’taki yüksek düzeyli toplantıları İran savaşı ve Ortadoğu’daki güvenlik gündeminin ana başlıklarından biri olacak. ABD Başkanı Donald Trump’ın salı günü BM Genel Kurulu’na hitap etmesi beklenirken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de toplantılara katılması için ABD tarafından vize verilmiş durumda.
Washington ile Tahran arasında yeni bir kapsamlı anlaşma açıklanmış değil. Buna karşın BM haftasında ABD, Körfez ülkeleri ve diğer bölgesel aktörler arasında temasların yoğunlaşması bekleniyor. Irak ve Ürdün’ün de ABD-Körfez görüşmelerine katılması gündemde.
Çin’in de İran üzerindeki diplomatik etkisini kullanmaya çalıştığı görülüyor. Pekin’in Tahran’a, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sınırlaması yönünde çağrı yaptığı bildirilirken bu girişimin Hürmüz ve Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliği açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.
HÜRMÜZ’DE GEMİ TRAFİĞİ DÜŞÜK KALIYOR
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari hareketlilik savaş öncesindeki seviyelerin oldukça altında bulunuyor. Reuters’ın gemi takip verilerine dayandırdığı haberine göre hafta sonunda boğazdan yaklaşık 12 emtia gemisi geçti; bir önceki hafta sonundaki sayı 35 olarak kaydedilmişti.
Savaş öncesinde Hürmüz’den günde yaklaşık 125 büyük gemi geçiyordu. Takip cihazlarını kapatan bazı tankerler nedeniyle gerçek geçiş sayısının daha yüksek olabileceği belirtilirken, boğazdaki düşük hareketlilik enerji taşımacılığı üzerindeki riskin sürdüğünü gösteriyor.
Buna rağmen petrol sevkiyatı tamamen durmuş değil. 13 Eylül ile başlayan haftada 18 tanker yaklaşık 34 milyon varil ham petrol taşıyarak Hürmüz’den çıktı. Sevkiyatın yaklaşık yarısını Suudi Arabistan, yüzde 35’ini ise Irak kaynaklı petrol oluşturdu.
PETROL FİYATLARI GERİLEDİ
Enerji piyasalarında ise diplomasi beklentisi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Brent petrol 21 Eylül sabahı 101,71 dolara kadar gerilerken, bu seviye 10 Eylül’den bu yana görülen en düşük seviyeye işaret etti.
Suudi Arabistan’ın petrol ihracatındaki toparlanması da piyasaların yakından izlediği gelişmeler arasında. Ülkenin Hürmüz üzerinden yaptığı sevkiyatların eylül ayında günlük 4 milyon varilin üzerine çıktığı, ağustosta ise günlük 2,4 milyon varile kadar gerilediği bildirildi.
Hürmüz’de petrol akışını sürdürmek amacıyla Umman açıklarında gemiden gemiye transfer yöntemi de kullanılıyor. Reuters’a göre bu yöntem taşıma maliyetlerini yükseltirken bazı sevkiyatlarda navlun giderinin varil başına 30 doların üzerine çıkmasına neden oluyor.
YEMEN CEPHESİNDE GERİLİM SÜRÜYOR
Ortadoğu’daki savaşın bölgesel etkileri Yemen üzerinden de devam ediyor. Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırıları sonrasında Riyad ve diğer Körfez piyasalarında düşüşler görüldü.
Reuters, 20 Eylül’de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad çevresine yönelik olduğu bildirilen saldırıların ardından Suudi borsasının gerilediğini, Katar ve diğer Körfez piyasalarında da kayıplar yaşandığını aktardı. Çin’in İran’dan Husilerin Suudi enerji altyapısına yönelik saldırılarını sınırlamasını istemesi diplomasi trafiğinin Yemen boyutunu da öne çıkardı.
AP’nin aktardığına göre Husiler ise ABD gemilerini hedef alma niyetleri olmadığını açıkladı. Grup, Suudi Arabistan’a destek verecek ülkeleri uyarırken Yemen’deki çatışmaların Bab el Mendeb ve Kızıldeniz’deki deniz trafiği üzerindeki baskısı sürüyor.
YAPTIRIM VE EKONOMİK BASKI DEVAM EDİYOR
ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskısı da sürüyor. Washington geçen hafta İran bağlantılı finansal ağlara ve kripto para transferlerine yönelik yeni yaptırımlar açıklarken, yaptırımların Tahran’ın finansman kanallarını daraltılması hedefleniyor.
Savaşın ABD ekonomisi üzerindeki maliyeti de yükseliyor. ABD Merkez Komutanlığına dayandırılan güncel hesaplamaya göre İran savaşının 3 Eylül itibarıyla ABD’ye maliyeti 43,6 milyar dolara ulaştı. Önceki tahminlerde savaş harcamalarının aylık yaklaşık 3 milyar dolar artabileceği belirtilmişti.
BÖLGESEL RİSKLER DEVAM EDİYOR
İran savaşı yalnızca ABD ve İran arasındaki askeri gerilimle sınırlı kalmıyor. Hürmüz ve Bab el Mendeb çevresindeki gelişmeler, Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatları, Kızıldeniz’deki güvenlik sorunları ve Körfez ülkelerinin diplomatik arayışları birbirine bağlı bir güvenlik ve enerji gündemi oluşturuyor.
Bugün itibarıyla önemli yeni gelişme, çatışmaların sona erdiğini gösteren bir anlaşmadan çok diplomasi trafiğinin yeniden yoğunlaşması ve enerji piyasalarının bu ihtimali fiyatlamaya başlaması oldu. Hürmüz’de ticari geçişler düşük seviyede kalırken Yemen kaynaklı saldırılar ve bölgesel güvenlik riskleri devam ediyor.








HABERE YORUM KAT