1. HABERLER

  2. EKONOMİ | FİNANS | OTOMOTİV

  3. Fon Soruşturması’nda Para Trafiği Ortaya Çıkıyor.. Yatırımcıya İlk Ödeme Başladı!
Fon Soruşturması’nda Para Trafiği Ortaya Çıkıyor.. Yatırımcıya İlk Ödeme Başladı!

Fon Soruşturması’nda Para Trafiği Ortaya Çıkıyor.. Yatırımcıya İlk Ödeme Başladı!

Kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan borsa soruşturmasında 85 kişinin tutuklandığı süreçte yeni ifadeler ve para iadeleri gündeme geldi.

A+A-

Kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan borsa soruşturmasında 85 kişinin tutuklandığı süreçte yeni ifadeler ve para iadeleri gündeme geldi.

Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya ifade verirken, çiftin 1 milyar 860 milyon lirayı iade ettiği bildirildi.

A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki 17 fonda bulunan 43 bin 643 yatırımcıya yönelik ilk ödemeler bugün gerçekleştiriliyor.

SORUŞTURMADA DOSYANIN KAPSAMI GENİŞLİYOR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma, borsa işlemleri, yatırım fonları, para hareketleri ve denetim mekanizmaları üzerinden genişleyerek devam ediyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in son açıklamasına göre soruşturma kapsamında 220 kişi hakkında işlem yapıldı, 85 şüpheli tutuklandı. Çok sayıda kişinin mal varlığına da tedbir konuldu.

Soruşturmanın merkezinde, bazı fon ve hisselerde kısa süre içerisinde gerçekleşen yüksek oranlı kazançlar ile bu işlemlerin piyasa hareketleriyle bağlantısı bulunuyor. Savcılık, para transferleri, yatırım zamanlamaları ve fon hareketlerini birlikte inceliyor.

Gürlek, kısa sürede yüksek miktarda para hareketi gerçekleştiren kişilerle ilgili bir listenin bulunduğunu ve yurt dışına aktarıldığı belirlenen paraların geri getirilmesi için de adli süreçlerin başlatıldığını açıkladı.

FATMA BETÜL SAYAN KAYA VE EŞİ İFADE VERDİ

Soruşturmanın siyasi açıdan en fazla tartışılan başlıklarından biri eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın dosyadaki konumu oldu.

Kaya çifti 7 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne giderek savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade verdi. İfadelerde Özata Denizcilik hisseleri üzerinden yapılan alım-satım işlemleri ve daha sonra fonlara aktarılan paralar soruldu.

İlyas Kaya, Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü Ağustos, kalanını ise Eylül ayında sattığını söyledi. Satıştan elde ettiği paranın bir bölümünü kısa süreyle Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden fonlarda değerlendirdiğini belirtti.

Kaya, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, herhangi bir manipülatif işlem yapmadığını ve başka bir kişi tarafından yönlendirilmediğini savundu. Soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından ise elde ettiği kazanç nedeniyle “vicdani rahatsızlık” duyduğunu ve kazanç olarak değerlendirilen tutarı TMSF'nin bildirdiği hesaba gönderdiğini ifade etti.

Fatma Betül Sayan Kaya da Nisan 2026'da yaklaşık 250 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü Ağustos, kalanını Eylül ayında sattığını anlattı. Satıştan elde ettiği parayı kısa süre Tera fonunda değerlendirdiğini, daha sonra fondan çıktığını ve kazanç olarak görülen tutarı TMSF'nin belirlediği hesaba gönderdiğini söyledi.

Kaya, yatırım kararlarında herhangi bir yönlendirme veya kendisine aktarılmış özel bilgi bulunmadığını savunarak suçlamaları kabul etmedi.

1 MİLYAR 860 MİLYON LİRALIK İADE

Kaya çiftinin dosyasındaki mali boyutta yaklaşık 1 milyar 860 milyon liralık iade öne çıktı.

İade edilen tutarın, soruşturma kapsamında elde edildiği değerlendirilen kazançla bağlantılı olduğu bildirildi. Ancak dosyadaki mali incelemede yatırılan ana para ile elde edilen kazanç ve faiz unsurlarının ayrı ayrı değerlendirildiği aktarılıyor.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Kaya çiftinin borsaya yatırdığı yaklaşık 163 milyon liralık ana para ile bu tutardan elde edilen yaklaşık 147 milyon liralık faiz iade kapsamına girmedi.

Bu ayrım, soruşturmanın hukuki boyutunda önem taşıyor. Zira Adalet Bakanı Gürlek, yalnızca para iadesinin dosyanın kapanması anlamına gelmediğini, etkin pişmanlık açısından farklı şartların bulunduğunu açıkladı.

5 KİŞİ GÖNÜLLÜ İADE YAPTI

Soruşturmanın mali ayağında TMSF bünyesinde gönüllü iadeler için özel bir hesap açıldı.

Adalet Bakanı Gürlek, 6 Ekim'de yaptığı açıklamada 5 kişinin bu hesaplara iade yaptığını duyurdu. Gürlek, yüksek kazanç elde ettiği değerlendirilen kişilerin paralarını gönüllü olarak iade etmeleri halinde bunun etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebileceğini ancak soruşturmanın otomatik olarak sona ermeyeceğini belirtti.

Gürlek ayrıca, bazı para transferlerinin yurt dışına çıkarıldığının tespit edildiğini ve özellikle İsviçre'ye gönderildiği belirtilen paraların geri getirilmesi için adli süreç başlatıldığını açıkladı.

“İKİ KATI KARŞILAMAK” TARTIŞMASI

Soruşturmanın önemli hukuki başlıklarından biri etkin pişmanlık hükümleri oldu.

Gürlek, elde edilen menfaatin iki katının karşılanmasının etkin pişmanlık açısından sonuç doğurabileceğini ancak bunun soruşturmanın veya dosyanın kapanacağı anlamına gelmediğini söyledi.

Dolayısıyla TMSF hesabına yapılan gönüllü iadeler, soruşturmanın diğer delilleri ve kişilerin işlemlerine ilişkin incelemelerden bağımsız değerlendirilmiyor. Para iadesi yapan kişiler hakkında hukuki sürecin ayrıca yürütülmesi bekleniyor.

43 BİN 643 YATIRIMCIYA İLK ÖDEME

Soruşturmanın yatırımcılar açısından en önemli aşaması ise 8 Ekim itibarıyla başladı.

A1 Capital Portföy Yönetimi, Bulls Portföy Yönetimi ve Pardus Portföy Yönetimi tarafından kurulan ve olağan tasfiye kapsamına alınan 17 fondaki 43 bin 643 yatırımcıya bugün ödeme yapılması planlandı.

Ödeme sürecinde Hazine kaynağı kullanılmayacak. Tasfiye edilen fonların kendi varlıkları ile süreç kapsamında oluşturulan kaynaklar kullanılacak.

Bu ilk aşama, tasfiye kapsamındaki bütün yatırımcıları kapsamıyor.

131 FONDA 455 BİN 758 YATIRIMCI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın TBMM'deki açıklamasına göre tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Bu fonların 125'inin tasfiye işlemlerinde Ziraat Bankası, 6'sında ise İş Bankası görev yapıyor. İlk ödeme aşamasındaki 17 fon, toplam tasfiye sürecinin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.

Yılmaz, gerekli teminatların sağlanması halinde Atlas Portföy bünyesindeki fonlarda da olağan tasfiye yöntemiyle ödemelerin başlatılmasının hedeflendiğini açıkladı.

1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME

SPK'nın tasfiye sürecine ilişkin düzenlemesi kapsamında Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy Yönetimi tarafından kurulan fonlarda mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ara ödeme yapılacak.

Ara ödeme, yatırımcının nihai tasfiye sonucunda hak edeceği tutardan mahsup edilecek. Her yatırımcı için her bir fonda ödeme tutarı 1 milyon lirayı aşmayacak.

Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altındaysa bu tutarın tamamı, 1 milyon lira ve üzerindeyse en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılacak. Katılma payları ise nihai tasfiye aşamasına kadar korunacak.

CEVDET YILMAZ: “HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 7 Ekim'de TBMM Genel Kurulu'nda fon tasfiyelerine ilişkin hükümet adına kapsamlı bilgi verdi.

Yılmaz, tasfiye halindeki 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturduğunu belirterek yaşanan sorunun fon piyasasının tamamını temsil etmediğini söyledi.

Yılmaz ayrıca, özel zararlar için Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıkladı. Tasfiye sürecinde öncelikle fonların kendi varlıklarının kullanılacağını belirten Yılmaz, finans piyasalarında sistemik risk bulunmadığını savundu.

Aynı açıklamada 220 kişi hakkında işlem yapıldığını, 85 kişinin tutuklandığını, 23 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğunu ve 81 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını bildirdi.

MEHMET ŞİMŞEK: “SİSTEMİK PROBLEM YOK”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin daha önce yaptığı açıklamada sorunlu portföy yönetim şirketleri ve fonların “karantinaya” alındığını söyledi.

Şimşek, tasfiye ve çözüm sürecinin başladığını, amaçlarının sorunun finansal sistemin geri kalanına yayılmasını engellemek olduğunu belirterek fon piyasalarında sistemik bir problem bulunmadığını ifade etti.

Şimşek ayrıca yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede en yüksek düzeyde ödeme yapılması için kurumların koordinasyon içinde çalıştığını açıklamıştı.

ÖMER ÇELİK: “HER ŞEY AÇIĞA ÇIKACAK”

İktidar kanadından soruşturmaya ilişkin son siyasi açıklama AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten geldi.

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulduğunu ve Devlet Denetleme Kurulunun da görevlendirildiğini belirtti. Fonlardan mağdur olan yurttaşların haklarının korunması için eylem planı hazırlandığını söyledi.

Özgür Özel'in iktidar yöneticilerine yönelik iddialarına da yanıt veren Çelik, elinde bilgi veya belge bulunanların bunları yargıya sunması gerektiğini belirterek, siyasi linç ile gerçeklerin üzerinin örtülmesine izin verilmeyeceğini söyledi.

Çelik ayrıca soruşturma tamamlandığında kimlerin dolandırıcılık yaptığı, kimlerin mağdur olduğu ve sürecin bütün boyutlarının ortaya çıkacağını ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN YENİ İDDİALAR

Muhalefet cephesinde ise Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, soruşturmayla ilgili yeni iddialar gündeme getirdi.

Özel, 7 Ekim'deki grup toplantısında fon soruşturması kapsamında olduğunu belirttiği 10 kişilik bir liste açıkladı. Listede Tera yöneticileri, eski bürokratlar, AK Parti'de görev yapmış isimler ve kamu görevlilerinin yakınlarının bulunduğunu öne sürdü. Bu isimlerin soruşturmadaki hukuki sorumlulukları ise yargı sürecinin konusu olmaya devam ediyor.

Özel, 8 Ekim'de de görevdeki bir bakanın fon işlemlerinden 170 milyon lira kazandığı yönünde kendisine bilgi ulaştığını açıkladı. Ancak Özel, bu iddianın henüz doğrulanmadığını ve doğrulanması halinde ismi açıklayacağını söyledi. Bu nedenle söz konusu iddia şu aşamada doğrulanmış bir olgu olarak değerlendirilmiyor.

CHP: DENETİM MEKANİZMASI SORGULANMALI

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephesinden de soruşturmanın yalnızca yatırımcı kayıpları üzerinden değil, denetim mekanizmaları açısından ele alınması gerektiği yönünde açıklamalar geldi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 24 Eylül'deki açıklamasında yaşananları “kurumsal çürümüşlük ve yolsuzluk süreci” olarak nitelendirdi; SPK ve ilgili kurumların denetim sorumluluğunun araştırılması gerektiğini savundu.

CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak ise Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirilmesini olumlu bulmakla birlikte, kurul başkanının daha önce Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili olması nedeniyle soruşturmanın tarafsızlığı konusunda soru işareti oluştuğunu ileri sürdü.

YENİ PARTİ: “MAĞDURLARIN ALACAKLARI ÖDENMELİ”

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise soruşturma sürecinde kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesi, adli sürecin bağımsız yürütülmesi ve mağdur yatırımcıların alacaklarının ödenmesi gerektiğini söyledi.

Günaydın ayrıca SPK ve BDDK'nın süreçteki sorumluluklarının da araştırılması gerektiğini savundu ve Meclis'te araştırma komisyonu kurulması konusunu gündeme taşıdı.

DEM PARTİ'DEN ARAŞTIRMA KOMİSYONU ÇAĞRISI

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu da fon krizinin yalnızca birkaç kişiyle sınırlı bir soruşturma olarak ele alınmaması gerektiğini savundu.

Parti açıklamasında SPK, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve diğer denetleyici kurumların süreçteki rolünün araştırılması, fonların kuruluşundan tasfiye kararlarına kadar bütün işlemlerin incelenmesi ve sorumluluğu bulunanların yargı önünde hesap vermesi çağrısı yapıldı.

DEM Parti ayrıca küçük yatırımcıların zararlarının güvence altına alınması ve Meclis'te araştırma komisyonu kurulması gerektiğini açıkladı. Bunlar parti tarafından ortaya konulan siyasi değerlendirme ve talepler olarak soruşturmanın hukuki sonuçlarından ayrı tutuluyor.

ESKİ SPK BAŞKANI HAKKINDA DA İNCELEME

Soruşturmanın denetim ayağında eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül de gündeme geldi.

Savcılığın soruşturma izni talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gönül hakkında ön inceleme ve araştırma yapılması için Bakanlık Teftiş Kurulunu görevlendirdi.

İncelemenin konusu, görev dönemindeki denetim ve düzenleme süreçlerinin soruşturma dosyasındaki iddialarla bağlantısının bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması. Bu aşamada Gönül hakkında kesinleşmiş bir suç veya kusur kararı bulunmuyor.

SPK “130 UYARI” İDDİASINI REDDETTİ

Soruşturmayla birlikte SPK'nın daha önce Borsa İstanbul'dan gelen uyarılara nasıl karşılık verdiği de tartışılmaya başlandı.

SPK, kamuoyuna yansıyan “2025'ten bu yana şüpheli fonlarla ilgili 130 kez uyarı yapıldığı ancak bunların dikkate alınmadığı” iddiasını reddetti. Kurul, Borsa İstanbul'dan gönderilen bilgi notlarının gözetim ve denetim faaliyetlerinde dikkate alındığını açıkladı.

SPK ayrıca 2025'te 152 kişi, 2026'nın başından itibaren ise 174 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.

TARTIŞMANIN İKİ AYRI BOYUTU

PolitiKARS'ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; soruşturmanın bundan sonraki seyri iki ana başlıkta ilerleyecek.

İlk başlık, sermaye piyasası işlemlerinde suç veya usulsüzlük bulunup bulunmadığının adli makamlarca belirlenmesi. İkinci başlık ise tasfiye edilen fonların varlıklarının nakde çevrilmesi ve yatırımcıların hak ettikleri tutarların ödenmesi.

Bugün başlayan 43 bin 643 kişilik ilk ödeme, tasfiye sürecinin yatırımcılar açısından somut aşamasını oluşturuyor. Bununla birlikte 131 fondaki 455 bin 758 tekil yatırımcının tamamını kapsayan süreç henüz tamamlanmış değil.

Soruşturma kapsamında ifadeler, para iadeleri, mal varlığı tedbirleri ve tasfiye işlemleri devam ederken, siyasi tarafların denetim ve sorumluluk tartışmaları da Meclis ve kamuoyu gündemindeki yerini koruyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.