BDP ve DTK Heyetinin ABD ZİYARETİ

BDP ve DTK Heyetinin ABD ZİYARETİ

BDP ve DTK heyetinin ABD ziyareti bugün yapılan ilk görüşmelerle başladı.

A+A-

BDP ve DTK heyetinin ABD ziyareti bugün yapılan ilk görüşmelerle başladı. Bütün tarafların yaptığı açıklamalarda yeni bir müzakere sürecinin yaklaşmakta olduğu ifade edilirken, ABD kaynaklarından gelen yorumlar da ABD'nin bu süreçte çok daha etkin bir şekilde yer alacağını gösteriyor.

BDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak ile BDP Van Milletvekili Nazmi Gür ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Başkanı Ahmet Türk’ten oluşan heyetin ABD ziyareti bugün başladı. 28 Nisan'a kadar süreceği bildirilen heyet bugün Washington'da ilk görüşmelerini yaparken, önümüzdeki günlerde de senato ve kongre üyeleriyle biraraya geleceği ve San Francisco ve New York’ta da görüşmeler yapacağı bildirildi.

Öte yandan, gezi Türkiye'de ve ABD'de yankılara neden oldu. BDP milletvekili Şerafettin Elçi, ABD "ABD artık işin içinde" derken, ABD devletine yakın kaynakların geçtiğimiz günlerde yayınladığı makalelerde, Kürt sorununda yeni bir müzakere sürecinin başlatılması gerektiğine işaret ediyor.

Washington'da ilk basın açıklaması
28 Nisan'a kadar süreceği bildirilen ziyaret kapsamında heyet bugün ilk olarak Washington'da bir basın toplantısı düzenledi. Heyetin kalacağı otelde yapılan basın açıklamasında konuşan BDP Eş Başkanı Demirtaş, değişen Ortadoğu’da Kürt halkının kaçınılmaz olarak özgür bir statüye kavuşacağını belirtti.

"Kürt halkı yüzyıl önceki durumun bir daha yaşanmasına izin vermeyecektir” diyen Demirtaş ayrıca “Kendi hak ve özgürlük talebinden en az birlikte yaşadığı halkların sahip olduğu ulusal tanınma, statü sahibi olma, anadilde eğitim ve örgütlenme özgürlüğü seviyesinden geri adım atmayacaktır" dedi.

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ise Kürtçe yaptığı konuşmada Kürt halkının mücadelesi sayesinde Ortadoğu'da gerçek demokrasi ve özgürlüğü geleceğini söyledi. Türk, bölgenin değişim ve dönüşümü açısından Kürt halkının yürüttüğü mücadelenin ve sunduğu çözüm önerilerinin en büyük potansiyel olduğunu vurguladı.

Daha sonra söz alan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Kürt halkının mücadelesinde kadınların rolüne dikkat çekti ve her türlü baskı ve sömürü ve erkek egemenliğine rağmen kadınları bu kadar örgütlü olan bir toplumun özgürlüğü çoktan hak ettiğini ve hiç bir gücün bu saatten sonra bu iradeyi kıramayacağını belirtti.

Talabani ile Suriye ve Kürt Ulusal Kongresi görüşüldü
Heyet basın açıklamasından sonra Kuzey Irak'taki Kürdistan bölge Hükümetinin Washington temsilcisi Kubat Talabani ile bir görüşme yaptı. Yapılan açıklamaya göre, görüşmede Suriye'deki gelişmelerin değerlendirildiği ve Kürt halkının taleplerini ve varlığını tanımayan bir Suriye muhalefetinin Esad sonrası için özgürlük vaadinde bulunamayacağı belirtildi. Kürt halkının taleplerine dönük yaklaşımının muhalefet için turnosol kağıdı niteliği taşıdığı ifade edilen görüşmede ayrıca, yapılması planlanan Kürt Ulusal Konferansı'nın da görüşüldüğü belirtildi.

Görüşmenin ardından Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan’ı makamında ziyaret eden heyetin en önemli görüşmesini bugün ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon ile yapacağı bildirildi. Daha sonra Brookings Enstitüsü'nde bir panele katılacak olan heyet, ayrıca Global Kadın Hakları Koordinatörü, Amerika Barosu İnsan Hakları Merkezi ve Uluslararası Avukatlar Birliği Başkanı ile de görüşecek ve BDP Washington Ofisinin düzenlediği resepsiyona katılacak.

Ziyaretin yankıları
Ziyaretin yankıları Türkiye'de de duyulurken, Taraf gazetesine açıklamada bulunan Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi, “ABD bölgesel barışın Kürt sorununun çözümünde olduğunu ve bu işin Filistin meselesinden bile daha önemli olduğunu nihayet anladı. ABD artık bu işin içinde." dedi. Elçi konuşmasında ayrıca Haziranda yapılmasının planlanan Kürt Konferansı’nın hazırlıklarının sürdüğünü, konuyla ilgili olarak görüştüğü Barzani'nin kendisi gibi umutlu olduğunu, ancak silahlar susmadan sonuç alınamayacağını söyledi. Elçi ayrıca şu ifadeleri kullandı:

"BDP’nin ve PKK’nin de bu sürecin içinde olmayı herkesten çok istediğini biliyorum. Ancak tutum belirlemiş değiller. Kendilerine bir yol açılırsa, olumlu işaretler alırlarsa bu kararı alırlar. Sayın Başbakan’ın Katar’dan yaptığı ‘PKK silah bırakırsa operasyonlar durur’ açıklamasını da bu bağlamda önemsemek gerekiyor. ABD temaslarında bu sürecin yolu açılabilir.”

ABD kaynakları yeni müzakere sürecine dikkat çekiyor
Ziyaretin hemen öncesinde ABD devletine yakın kaynakların yayınladığı makalelerde, Kürt sorununda yeni bir müzakere sürecinin başlatılması gerektiğine işaret ediliyor. BDP heyetinin bugün Brookings Enstitüsü'nde katılacağı panelin moderatörü olan Ömer Taşpınar'ın 22 Nisan Pazar günü yayınlanan "Türkiye'nin Kürt açmazı" başlıklı yazıda, her alanda başarılı olan AKP'nin tek başarısızlığının Kürt sorunu olduğu belirtildi. AKP'nin bu başlıkta "kemalist paradigmayı" aşamadığı ifade edilirken, bunda PKK ile yapılan görüşmelerin tıkanması ve verilen kültürel hakların yüzeyselliğinin etkili olduğu ifade edilirken, artık Kürt sorununun 1990'larda olduğundan daha ciddi hale geldiğine dikkat çekildi. Taşpınar, Türkiye'nin bu sorunu aşabilmek için şiddet sarmalını kırarak müzakere sürecini başlatması gerektiğini belirtiyor.

ABD ve Türkiye, Kürt halkını Esad'a karşı kışkırtmaya çalışıyor
Öte yandan, yine ABD devletine yakın kaynaklardan The National Interest dergisinde 20 Nisan Cuma günü yayınlanan ve AKP kadrolarına yakınlığı ile bilinen ABD'nin eski Türkiye Büyükelçisi Morton Abromowitz ile Jessica Sims tarafından kaleme alınan "Kürt açmazını çözmek" başlıklı yazıda, ABD'nin duruşu ayrıntılı bir şekilde ele alınıyor.

Yazıda hem Obama'nın hem de Erdoğan'ın, Kürtlerin de Suriye muhaleflerinin Suriye Ulusal Konseyi'ne katılmasını istediğine ve gerçekleşmesi halinde bunun Suriye rejimine büyük darbe vuracağına dikkat çekiliyor. Yazıda bunun için bir yandan Türkiye'nin kendi Kürtleriyle tekrar diyalog başlatması gerektiği, diğer yandan da Suriyeli muhaliflerin Esad sonrasında Kürtlerin azınlık hakları konusunda ikna edilmesi gerektiği belirtiliyor. Abromowitz ayrıca, Irak'taki gibi fiili bir Kürt bölge yönetiminin oluşmayacağı konusunda Suriyeli muhaliflere teminat verilerek bunun yapılabileceğine dikkat çekiyor.

Yazıda ayrıca AKP'ye dönük önemli uyarılar yapılıyor. Son dönemde Obama'nın Türkiye'nin Kürtlere karşı artan baskılarına göz yumduğunu, hatta desteklediğini ifade eden Abromowitz, Obama'nın Türkiye'nin eski korkularını dindirmeye çalıştığı, ABD'nin Kürtleri kazanmak için Türkiye'yi bölmek istediği yönündeki korkuların aşılmasını istediğine dikkat çekiyor. Ancak artık Ankara'ya başka şeylerin hatırlatılacağını belirten Abromowitz, Türkiye'nin kendi Kürtlerine hitap etmekteki başarısızlığının, bütün Ortadoğu'da olumsuz sonuçlara neden olduğunu ifade ediyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.