Bakan Ergin: Sorun Siyasi, Bizi AŞIYOR!

Bakan Ergin: Sorun Siyasi, Bizi AŞIYOR!

HAK-PAR, KADEP, ÖSP, DDKD, Azadi İnisiyatifi ve Dicle Fırat Diyalog Grubu, açlık grevlerine ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştü.

A+A-

HAK-PAR, KADEP, ÖSP, DDKD, Azadi İnisiyatifi ve Dicle Fırat Diyalog Grubu, açlık grevlerine ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştü.

Dicle Fırat Diyalog Grubu Genel Başkanı Muhittin Batmanlı, DDKD Genel Başkanı İmam Taçier, ÖSP Genel Başkan Yardımcı Hasan Fırat, HAK-PAR PM Üyesi Seher Erol, KADEP üyesi Lütfi Baksi ve Azadi İnisiyatifi üyesi Sıtkı Zilan, cezaevlerinde devam eden açlık grevlerine ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştü.

Görüşmeye ilişkin DİHA'ya bilgi veren HAK-PAR PM Üyesi Seher Erol, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e açlık grevlerinde ölümlerin yaşanmaması dileklerini ilettiklerini belirterek, "Biz açlık grevlerine giren tutsakların taleplerinden özellikle anadil talebinin bizim de talebimiz olduğunu söyledik. Öcalan ve diğer tutsaklar üzerindeki tecridin kaldırılmasını istedik" dedi. Ergin ile 1 saat görüştüklerini aktaran Erol, "Bakan bize konuya ilişkin herkesle görüştüklerini söyleyerek, sorunun siyasi bir sorun olduğunu, kendilerini aştığını ifade etti" dedi. Erol, Ergin'e ayrıca açlık greviyle sorunun çözülemeyeceğini ve ölümlerin yaşanmasını istemediklerini ilettiklerini söyledi.

Bakan'dan aynı yaklaşım: Sorun cezaevi sorunu değil!

"Biz tutsakların taleplerinin bizim taleplerimiz olduğunu söyledik, Bakan bize sorunun cezaevi sorunu olmadığını belirtti" diyen ÖSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Fırat ise , "Sorun herkesin ortak sorunudur. Ortaklaşa çözülür" dedi. "Bakan ayrıca açlık grevlerinin kritik noktaya geldiğini söyledi" diyen Fırat, görüşmenin kendi tarafından olumlu denilebilecek bir düzeyde olduğunu kaydetti.

İlgili Haberler..

Ayna ve Üçer açlık grevine başladı

BDP'li Milletvekilleri Emine Ayna ve Özdal Üçer, süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı.

PKK'li ve PAJK'lı tutsakların 12 Eylül'den beri başlattıkları süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek vermek amacıyla DTK Daimi Meclis üyesi ve BDP milletvekilleri Emine Ayna ve Özdal Üçer, süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı.

Gül'den açlık grevcilerine çağrı!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, açlık grevine ilişkin çözüm önerisi sunmadan grevin bırakılması çağrısı yaptı.

Çeşitli ziyaretler için Çankırı'da bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankırı Valiliği'ni ziyaretinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'le yaptığı görüşme hatırlatarak, açlık grevleriyle ilgili nasıl bir sonuç beklendiğinin ve şu anki durumun sorulması üzerine Gül, Adalet Bakanı Ergin'le en doğru bilgileri almak için görüştüğünü belirterek, "Kendisinden detaylı şekilde bilgi aldım. Daha önce ifade ettiğim gibi Türkiye'de herkes en aykırı düşüncesini bile konuşabilir, ifade edebilir, tartışılabilir diyalog ortamları memlekette vardır. Dolayısıyla yanlış mücadele metotları hiçbir zaman problemlerin çözümüne yardımcı olmaz. O bakımdan bu eylemlerden herkesin vazgeçmesi çağrısında bulunuyorum" dedi. Başkanlık sistemine mesafeli olduğuna ilişkin açıklamaları hatırlatılan Gül, "Bu konuların sağlıklı şekilde tartışılması, neyin ne olduğunun detaylı şekilde bilinmesi iyidir" dedi. Gül, ayrıca ABD ile en iyi dönemlerini yaşadıklarını kaydetti.

Gül, Suriye'deki olayların daha fazla uzaması halinde çok daha tehlikeli gelişmeler olabileceğini, radikal akımlar ve intikam duyguları gelişebileceğini, bu bakımdan başta BM ve BM'nin daimi üyelerinin, başta Rusya olmak üzere bu konuya çok daha fazla önyargısız eğilmesi gerektiğini ifade etti. Suriye'nin elinde çeşitli kimyasal silahlar olduğunu savunan Gül, "Türkiye'nin herhangi bir şekilde Suriye ile savaşa girmek gibi bir niyetinin olmadığını" belirtti. "Umarım ki Suriye'nin de herhangi bir şekilde Türkiye'ye karşı akıl almaz bir davranış içerisine girme niyeti söz konusu değildir" diyen Gül, sıcak gelişmelere ve potansiyel tehlikelere karşı her türlü tedbirin alınacağını, balistik füzelere, orta ve yakın menzilli füzelere karşı alınacak tedbirlerin de bu kapsamda düşünülebileceğini, NATO'nun da savunma amaçlı bu tip ihtiyat planlamalarının olduğunu kaydetti.

Zana: 26 kişinin durumu kritik

Cezaevlerinde süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi başlatan PKK'li ve PEJAK'lı Tutsakları ziyaret eden Leyla Zana, son gelişmelerle ilgili bilgi verdi.

Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Diyarbakır'da cezaevinde süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerini sürdüren PKK'li ve PEJAK'lı tutsakları ziyaret etti.

"3 MADDELİK TALEPLERİ VAR"

PKK'li ve PEJAK'lı tutsakların cezaevlerinde sürdürdüğü açlık grevlerinin 57'inci gününde Diyarbakır Bağımsız Miletvekili Leyla Zana, Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde bulunanları ziyaret etti. Cezaevinde yaklaşık 4 saat kalan Zana, çıkışında gazetecilere açıklamada bulundu.

Türkiye'de cezaevlerinin 1960'tan bu yana bu ülkenin derin yarası olduğunu ve bu yaranın her gün kanadığını ifade eden Zana, şöyle dedi: "Bu sistem 60'lardan bu yana toplumun huzura kavuşmaması için cezaevlerine ilişkin politikalarını hiçbir zaman değiştirmedi. Cezaevlerinde yatan insanların hepsi politik insanlar. Tabi ki politik talepleri var. Bu politik talepler aynı zamanda insani talepler. 3 maddelik talepleri var. Tecrittir. Ana dilde savunma hakkıdır ki, kutsaldır. Tecrit bir insanlık suçudur. Ana dilde eğitim hakkıdır. Her türlü gelişmeyi takip ediyorlar. Ama son derecede kararlılar. Artık söze gerek olmadığını pratik adımlarla samimiyeti görmek istediklerini, ama hiçbir şekilde diyalogtan kaçınmadıklarını, ülkenin önünün tıkandığını, bu tıkanlıklığı bir biçimde kendi bedenleriyle açmak istediklerini ifade ettiler. Son derece moralliydiler. Ama manevi olarak benim üstümde çok duygusal bir etki bıraktı. Bu insanlar an be an hücrelerini öldürerek bu sürecin önünü açmak istiyor. Bu toplumsal bir vicdana dönüştü artık. Toplumda yaşayan herkesin bir saniye bile kaybetmemesi gerektiği inancını taşıyorum. Boşa geçen bir saniye bile bizi üzücü sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir. Bu üzücü olayları daha önce yaşadık. Tekrar tekrar yaşanmaması gerektiğini onlarda vurguluyor. Ama bu haklı ve meşru taleblerinin mutlaka somuta dönüşmesi gerektiğini de ifade ediyorlar. Tecritin kırılmasına dair bir adım atılırsa değerlendireceklerini söylüyorlar."

"HEPSİ ZAYIFLAMIŞ"

Zana, cezaevinde açlık grevi sürdüren 26 kişinin sağlık durumlarının kritik olduğunu söyledi. Zana, "5 kişiyle görüştüm. Hatip Dicle, Kemal Aktaş, Nimet Sevim, Mazlum Tekdağ ve Faysal Bey'le görüştüm. Durumları moralleri iyi ama hepsini çok zayıflamış gördüm. Açlık grevlerini ben de biliyorum. Yıllarca içinde kaldım. An be an vücut kendi kendini yiyor ve 40'tan sonra bir saniye bile o an götürebilir. Yani bir saniye bile hepimizi üzecek, yaralayabilecek sonuclar çıkabilir. Maalesef Türkiye geç haraket eden bir ülke. Bugün yapması gerekeni yapmıyor, 3 gün sonrasına bırakıyor. Biraz daha hızlı davranması gerektiğini düşünüyorum. Sayın Arınç'ın açıklamalarını hepimiz değerlendirdik. Ama pratiğe dönüşmesi gerekiyor. Beklentileri bu" dedi.

SONA ERDİRMELERİNİ İSTEYEMEM

Zana, gazetecilerin, "Grevleri bırakma yönünde bir teklifiniz oldu mu?" sorusu üzerine, "Hepimiz Diyarbakır cezaevini biliyoruz. Tıkanan süreçleri hep bedenleriyle açtılar. O konuda bir kararlılık gördüm. Ben öyle bir teklifte asla bulunmam. Çünkü direniş kararını veren ben değilim. Sonuçlandırılmasını da ben istiyemem. Hiçbir iradeye karşı da öyle bir saygısızlık yapmam. Kendileriyle konuştum kendilerinin açığız ama somut bir takım şeylerin yapılması lazım. Bu ülkenin önünü açmak istiyoruz. Demokratik yön ve yöntemin önünü açmak istiyoruz. Sorunların diyalogla çözülmesi için bedenimizi ölüme yatırdık daha ne yapalım diyorlar" diye konuştu.

Son 10 yıldır herşeyin gündeme geldiğini dile getiren Leyla Zana, "Ama sonuçlandırılmasında sıkıntı var. Kitilenme sorunların somuta dönüştürülmemesidir. Yoksa herşey konuşuluyor doğru, ben de katılıyorum. Konuşma zemini var. Ama sorun çözme yeteneği ortada yok. Bunun bir an önce ortaya çıkması lazım. Umudumuz kaybettiğimiz zaman herşeyimizi kaybetmiş oluruz. Umutsuz olur mu?" dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.