1. HABERLER

  2. KARS HABERLERİ

  3. KARS GÜNDEM

  4. ‘Rus Arşivleri’ndeki Kafkasya Tanıklığı.. Bir Asırlık Yaşamın İzleri Yeniden Okundu!
‘Rus Arşivleri’ndeki Kafkasya Tanıklığı.. Bir Asırlık Yaşamın İzleri Yeniden Okundu!

‘Rus Arşivleri’ndeki Kafkasya Tanıklığı.. Bir Asırlık Yaşamın İzleri Yeniden Okundu!

Çarlık Rusyası dönemine ait arşiv belgeleri, Kafkasya tarihine ilişkin dikkat çekici ayrıntıları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor.

A+A-

Kafkasya tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan akademisyen Candan Badem, Çarlık Rusyası dönemine ait dikkat çekici bir arşiv belgesini kamuoyuyla paylaştı.

1897 nüfus sayımının ardından hazırlanan özel ankette, Ardahan’ın Ölçek köyünde yaşayan Ali Dursunoğlu’nun yaşam öyküsü, savaş hatıraları ve uzun ömür sırları kayıt altına alındı.

Paylaşılan belge, yalnızca bir kişinin hikâyesini değil, 19’uncu yüzyılın sonlarında Kars, Ardahan, Ahıska ve çevresindeki sosyal hayatı da gün yüzüne çıkardı.

ÇARLIK YÖNETİMİNDEN DİKKAT ÇEKEN ÇALIŞMA

Kars ve Ardahan, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından yaklaşık 40 yıl boyunca Çarlık Rusyası yönetiminde kaldı. Rus idaresi, bölgenin demografik yapısını, ekonomik durumunu ve toplumsal özelliklerini belirlemek amacıyla kapsamlı kayıt çalışmaları yürüttü.

Akademisyen Candan Badem’in X (twiter) üzerinden paylaştığı bilgilere göre, 1897 yılında gerçekleştirilen nüfus sayımının ardından yaşı 100 ve üzerinde olduğu düşünülen kişiler için ayrıca özel anket formları hazırlandı. Toplam 38 sorudan oluşan bu formlarda yalnızca yaş bilgileri değil, kişilerin aile yapıları, sağlık durumları, günlük yaşam alışkanlıkları, beslenme düzenleri ve geçmişte tanık oldukları olaylar da kayıt altına alındı.

Bu kapsamda hazırlanan anketlerden biri de Ardahan’ın Ölçek köyünde yaşayan Ali Dursunoğlu’na ait oldu.

AHISKA’DAN ARDAHAN’A UZANAN BİR HAYAT

Belgede Ali Dursunoğlu’nun 100 yaşında olduğu kaydedilse de, anlattığı tarihsel olaylar dikkate alındığında gerçek yaşının yaklaşık 90 olduğu değerlendiriliyor.

Dursunoğlu, Ahıska’ya yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki bir köyde doğduğunu anlatıyor. Çocukluk yıllarında bölgenin en önemli kırılma noktalarından biri olan 1828 Osmanlı-Rus Savaşı’na tanıklık ettiğini belirtiyor.

Rus General İvan Paskeviç’in Ahıska’yı ele geçirdiği dönemde yaklaşık 20 yaşında olduğunu söyleyen Ali Dede, kentin düşmesinin ardından annesinin kendisini ve kardeşlerini alarak Acara ormanlarına götürdüğünü aktarıyor. Böylece bugün Gürcistan sınırları içerisinde kalan Ahıska havzasında yaşanan büyük değişimlere bizzat tanıklık eden neslin son temsilcilerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.

ÜÇ SAVAŞ GÖRDÜ

Anket formundaki en dikkat çekici bölümlerden biri de Ali Dursunoğlu’nun savaş hatıraları oldu.

Dursunoğlu, 1855 yılında Kırım Savaşı sırasında Kars’ta başıbozuk birliklere katıldığını ifade ediyor. Kars Kuşatması döneminde halkın ve askerlerin ağır yokluk yaşadığını anlatan Ali Dede, yaklaşık bir ay boyunca açlık çektiklerini, zaman zaman yalnızca az miktarda at etiyle hayatta kalmaya çalıştıklarını söylüyor.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ise köyünde kaldığını belirten Dursunoğlu, askerlerin yaşadığı bölgeye uğramadığını ve bu nedenle çatışmalardan doğrudan etkilenmediğini anlatıyor.

Böylece Ali Dede’nin yaşam öyküsü; Ahıska’nın düşüşü, Kırım Savaşı ve 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı olmak üzere üç önemli tarihsel döneme dair tanıklıklar içeriyor.

11 ÇOCUK SAHİBİYDİ

Belgede aile yaşamına ilişkin ayrıntılar da yer alıyor.

Ali Dursunoğlu’nun 11 çocuk sahibi olduğu belirtilirken, çocuklarından bazılarının 8, 10, 15, 20, 30, 60 ve 65 yaşlarında hayatını kaybettiği kaydediliyor. Bu bilgiler, dönemin sağlık koşulları ve yaşam süresi hakkında da önemli ipuçları veriyor.

Anket kayıtlarına göre Ali Dede doğduğunda babası yaklaşık 60-70 yaşlarında, annesi ise yaklaşık 50 yaşındaydı. Bu durum ailede uzun yaşam geleneğinin bulunduğuna işaret eden dikkat çekici ayrıntılar arasında yer alıyor.

UZUN ÖMRÜNÜN SIRRINI ANLATTI

Çarlık görevlilerinin en çok merak ettiği konulardan biri de Ali Dursunoğlu’nun nasıl bu kadar uzun yaşadığı oldu.

Ali Dede, uzun ömrünü sakin karakterine bağlıyor. Güneş battıktan kısa süre sonra uyuduğunu, horoz sesiyle uyandığını ve gün içinde kısa süreli dinlenmeler yaptığını anlatıyor.

Beslenmesinde ağırlıklı olarak lavaş ekmeği, süt ürünleri ve ayran çorbasının bulunduğunu ifade eden Dursunoğlu, patates ve lahana gibi sebzeleri nadiren tükettiğini söylüyor. Et tüketiminin ise oldukça sınırlı olduğunu belirterek bazen iki günde bir, bazen haftada bir, bazen de ayda yalnızca bir kez et yediğini kaydediyor.

Ali Dede ayrıca ağır tarla işlerinden uzak durduğunu ancak uzun yürüyüşleri sevdiğini anlatıyor. Belgede yer alan bilgilere göre, yaklaşık 27 yıl önce Ardahan’ın Ölçek köyünden Oltu üzerinden Erzurum’a 2,5 günde yürüyerek gitmişti.

KARS VE ARDAHAN’IN SOSYAL TARİHİNE IŞIK TUTUYOR

Candan Badem tarafından paylaşılan belge, yalnızca bir kişinin yaşam hikâyesini ortaya koymuyor. Aynı zamanda Çarlık Rusyası döneminde Kars ve Ardahan bölgesindeki gündelik yaşam, beslenme alışkanlıkları, savaşların halk üzerindeki etkileri ve nüfus yapısı hakkında önemli veriler sunuyor.

Kafkasya’nın yakın tarihine ilişkin değerli bilgiler içeren belgede, Ali Dursunoğlu’nun Türk ve Müslüman olduğu da ayrıca kayıt altına alınmış durumda.

Akademisyen Candan Badem, arşivlerde yalnızca Ali Dursunoğlu’na değil, aynı dönemde yaşamış farklı kadınlara, Kürtlere ve 100 yaşını aştığı belirtilen başka kişilere ait benzer anketlerin de bulunduğunu belirterek, bu belgeleri ilerleyen süreçte paylaşacağını ifade etti.

Yaklaşık 129 yıl önce hazırlanan bu kayıtlar, Kars ve Ardahan coğrafyasının hafızasında yer alan insan hikâyelerinin günümüze ulaşmasını sağlayan önemli tarihî kaynaklar arasında gösteriliyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.