1. HABERLER

  2. AJANS HABERLERİ

  3. Mersin’de Kayısı Hasadı Başladı, Üretici Verimden Memnun
Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Iğdır'da lösemi teşhisi konulan ve uzun tedavinin ardından hastalığı yenen 7,5 yaşındaki Zümra Karakuş'un "balon uçurma" hayali, Vali M. Fırat Taşolar ve eşi Didem Taşolar'ın sürpriziyle gerçeğe dönüştü.

A+A-

Iğdır'da ateş şikayetiyle başlayan zorlu süreçte lösemi teşhisi konulan ve uzun tedavinin ardından hastalığı yenen 7,5 yaşındaki Zümra Karakuş'un "balon uçurma" hayali, Vali M. Fırat Taşolar ve eşi Didem Taşolar'ın sürpriziyle gerçeğe dönüştü.

Iğdır'da yaşayan Zümra Karakuş'un hayatı, henüz 5 yaşındayken yükselen ateş şikayetiyle hastaneye götürülmesiyle değişti.

İlk etapta ateş nedeniyle detaylı tetkik yapılmayan küçük Zümra'nın günlerce süren ateş, baş ağrısı, halsizlik ve solgunluk şikayetleri devam etti. Ailesinin ısrarı üzerine yapılan kan tahlillerinde değerlerin ciddi şekilde düşük olduğu tespit edildi. Durumun ağırlaşması üzerine Zümra, ambulansla Van'a sevk edildi. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan kemik iliği incelemesi ve tedaviler sonucunda Zümra'ya halk arasında "kan kanseri" olarak bilinen lösemi teşhisi konuldu. Küçük Zümra, 10 ay hastanede, ardından 1,5 yıl boyunca ev ve hastane arasında süren zorlu bir tedavi süreci geçirdi. Şimdi 7,5 yaşında olan ve yaklaşık 1 ay önce yapılan kontrollerde kemik iliğinin temiz çıktığı belirlenen Zümra, hastalığı yenmenin mutluluğunu yaşıyor. Televizyonda lösemiyi yenen çocukların balon uçurduğunu gören Zümra, annesi Kader Karakuş'a "Keşke vali amca gelse birlikte balon uçursak" dedi. Ailenin bu isteği Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar'a iletildi. Küçük kızın hayaline kayıtsız kalmayan Vali Taşolar, eşi Didem Taşolar ile birlikte sürpriz hazırladı. Pasta yaptıran ve balonları temin eden Taşolar çifti, Zümra'nın yaşadığı binaya giderek aşağıdan seslendi. Dördüncü kattaki evinin penceresinden bakınca Vali Taşolar'ı karşısında gören Zümra, büyük bir heyecan ve sevinçle aşağı indi. Vali Taşolar'a sarılan Zümra'nın mutluluğu yüzüne yansıdı. Ardından Zümra, Vali Taşolar, eşi ve arkadaşlarıyla birlikte gökyüzüne balon bıraktı. Karakuş ailesinin evine de misafir olan Taşolar çifti, aileyle uzun süre sohbet etti. Hastalık sürecinin zorluğuna dikkat çeken Vali Taşolar, aileyi tebrik ederek Zümra ile yakından ilgilendi. Vali M. Fırat Taşolar, hastalık sürecinde yalnızca çocukların değil ailelerin de ciddi bir psikolojik yük altında kaldığını söyleyerek; "Annenin, babanın kendi gerginliği, psikolojik olarak yıpranmışlığı, birbirleriyle ve diğer çocuklarıyla olan ilişkileri… Aslına bakarsanız, bu durum yalnızca bedensel ya da fiziksel bir rahatsızlık değil. Ailenin kendi içinde ne kadar dayanabildiğiyle ilgili. Bu yüzden insanlar bu süreçte yıpranabiliyor. O yıpranmışlıkları yok saymamak lazım. İnsan bazen kırıyor, üzülüyor; bazen en küçük şeyden bile rahatsız olabiliyor. Gerçekten çok zor bir süreç. Ve siz bu süreci atlattınız sizi tebrik ediyorum" dedi. Aileye geçmiş olsun dileklerini ileten Taşolar, devlet olarak her zaman vatandaşların yanında olduklarını belirtti. Ziyaret, samimi sohbet ve iyi dileklerle sona erdi.

Küçük Zümra Karakuş'un annesi, yaşadıkları zorlu süreci anlattı. Günlerce süren ateş ve halsizlik sonucu hastaneye sürekli gidip geldikten sonra hastalığın teşhis edildiğini söyleyen anne Karakuş, "Bizim çocuğumuz sürekli ateşleniyordu. Grip gibiydi ama antibiyotik kullanıyorduk, hiçbir fayda etmiyordu. Baygın gibiydi, rengi solmuştu. Bir türlü kan almıyorlardı. "Ateşliyken kan almıyoruz" diyorlardı. Iğdır'da kaç doktora götürdüm, acile de götürdüm ama acildeki doktor da kan almıyordu. "Kan alın, öyle kızıma ilaç yazın" dedim, yine yapmadı. Sonra başka bir doktora gittim, o da özel bir doktordu."

Yaşadıkları sürecin son anlarında kızının durumunun ağırlaştığını belirten anne, sözlerine şöyle devam etti:

"O da "Ateşi yüksekken kan alırsak değerler kötü çıkar" dedi. En sonunda çocuk kendinden geçecek duruma geldi. Rengi tamamen solmuştu. Gece yarısı tekrar acile götürdük. Bu sefer başka bir doktor denk geldi. Hemen kanlarını aldılar. Kırmızı kan değeri 17 olması gerekirken 3'e düşmüştü. Hemen gerekli yerlere haber verildi ve ambulansla Van'a sevk edildik."

Van'da başlayan tedavi sürecinin uzun ve zorlu geçtiğini ifade eden anne Karakuş, yaklaşık 10 ay hastanede kaldıklarını söyledi. Bu süreçte Van'da ev kiraladıklarını belirten anne, "Ateşi düşürüldü, hemen kan takviyesi yapıldı. Kemik iliği incelendi. Üç gün sonra hastalığın ne olduğu söylendi ve tedavi süreci başladı. İki ay önce kemik iliği nakli yapıldı ve temiz çıktı. Buna göre ilaçları kesildi. Ancak önümüzdeki iki yıl içinde yüzde 20 tekrar riski bulunuyor" dedi.

Benzer süreçleri yaşayan ailelere de tavsiyelerde bulunan anne Karakuş, çocuklara yaklaşımın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu hastalığı yaşayan ailelere en büyük tavsiyem, çocuğa sürekli hasta gibi davranmamaları. "Hastadır, uyumasın', "Ne isterse yapalım', "Ne isterse alalım" gibi bir yaklaşım doğru değil. Bu şekilde çocuklar eve döndüklerinde psikolojilerini toparlayamıyor, kendilerini sürekli hasta hissediyorlar."

Küçük Zümra: "balonları hastalığım gibi gökyüzüne uçurdum"

Iğdır'da lösemi tedavisini tamamlayan küçük Zümra Karakuş, yaşadığı süreci ve kendisi için yapılan sürprizi anlattı. Zümra'nın duygusal sözleri yürekleri ısıttı. Kendisi için hazırlanan sürprizden büyük mutluluk duyduğunu belirten Zümra Karakuş, şunları söyledi:

"Ben Zümra Karakuş. Lösemi hastalığı geçirmiş bir çocuğum. Bugün oturuyordum, camdan biri "Zümra, Zümra!" diye seslendi. Bir baktım, Vali amca gelmiş. Sonra balonlar, pastalar getirdiler."

Balon uçurmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Zümra, sözlerine şöyle devam etti:

"Balonları ne yaptın diye sorarsanız… Uçurdum. Sürpriz yaptıkları için çok mutlu oldum. Balonları, hastalığım gibi gökyüzüne uçurdum."

Bu anın kendisi için bir hayalin gerçekleşmesi olduğunu belirten küçük Zümra, şunları kaydetti:

"Geçen yıl bir çocuğun iyileştiğini görmüştüm. En büyük hayali gökyüzüne balon uçurmaktı. Oradan etkilenmiştim. "Keşke ben de yapabilseydim" demiştim. Öğretmenim de "Belki bir gün sana da böyle bir sürpriz yapılır" demişti."

Zümra, kendisine yapılan ziyaretle hayalinin gerçekleştiğini belirterek, "Gerçekten de oldu. Vali amca geldi eve. Birlikte oturduk, balon uçurduk. Evde de bana yeni bir balon getirdiler. Vali amcaya ve eşine çok teşekkür ediyorum. Onları çok seviyorum" dedi.

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

Lösemiyi Yenen Zümra’nın Balon Uçurma Hayali Gerçek Oldu

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.