
İmralı Görüşmesi Sonrası Açıklama.. Kardeşliği Ayakları Üzerine Kaldırıyoruz!
DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile yapılan yaklaşık üç buçuk saatlik görüşmenin ardından yazılı açıklama yaptı.
DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile yapılan yaklaşık üç buçuk saatlik görüşmenin ardından yazılı açıklama yaptı.
Öcalan’ın “şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyasete geçiş” vurgusu yaptığı görüşmede, entegrasyon, özgür yurttaşlık ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı.
İMRALI’DA 3,5 SAATLİK GÖRÜŞME
PolitiKARS’ın haber sitelerinden derlediği bilgilere göre; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, 16 Şubat’ta İmralı Adası’na giderek PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaklaşık üç buçuk saat süren bir görüşmeye ilişkin parti tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.
Açıklamada, Öcalan’ın süreci “şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin kanıtı” olarak değerlendirdiği aktarıldı.
“ÇÖZÜM GÜVENLİK DEĞİL, SİYASETTİR”
Öcalan, sürecin yalnızca güvenlik perspektifiyle ele alınamayacağını belirterek, meselenin esas olarak siyasi bir boyutu olduğunu vurguladı. Silah ve şiddetin terk edildiğini ifade eden Öcalan, güçlü ve kapsamlı bir demokratik siyaset yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamada, güvenlik siyasetinin her alanı belirlemesinin çözümsüzlüğü derinleştirdiği, asıl ihtiyacın demokratik siyaset olduğu görüşü öne çıktı.
“KÜRTLER CUMHURİYET’İN MAYASINDA VAR”
Öcalan, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildiğini, tarihsel belgelerde bunun açıkça görüldüğünü ifade etti. Kurtuluş Savaşı, kongreler ve Cumhuriyet’in ilanı sürecinde Kürtlerin kurucu unsur olduğunu belirten Öcalan, sonradan yapılan hukuksal düzenlemelerin Kürtleri dışladığını ve bunun inkâr ve isyanı doğurduğunu savundu.
İçinde bulunulan sürecin bu inkârı sona erdirme süreci olduğunu vurgulayan Öcalan, artık birlikte nasıl yaşanacağının ve barışın nasıl inşa edileceğinin tartışılması gerektiğini dile getirdi.
“ÖZGÜR YURTTAŞLIK” VURGUSU
Öcalan, mevcut vatandaşlık tanımının muğlak olduğunu belirterek “özgür yurttaşlık” kavramını öne çıkardı. Yurttaşlığın etnik köken, dil, inanç ve düşünceden bağımsız olarak devletle kurulan bağı ifade ettiğini belirten Öcalan, herkesin kimliğini özgürce ifade edebilmesi gerektiğini söyledi.
Özgür yurttaşlığın, bireyin dininde, düşüncesinde ve ulusal aidiyetinde serbest olması anlamına geldiğini vurgulayan Öcalan, kimliğin başkasına dayatılmaması gerektiğini ifade etti.
DEMOKRATİK TOPLUM VE YEREL DEMOKRASİ
Açıklamada, demokratik toplumun; kültürel, sosyal ve ekonomik kurumlarını özgürce inşa edebilen bir yapı olduğu belirtildi. Sağlık, eğitim, spor ve ekonomi gibi alanlarda toplumun kendi kurumlarını kurabilmesinin demokratik niteliğin temel göstergesi olduğu ifade edildi.
Yerel demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Öcalan, kent ve köylerin kendi kendini yönetme hakkının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın ayrı bir devlet anlamına gelmediği, aksine demokratik bir bütünleşme modeli olduğu vurgulandı.
“ENTEGRASYON, YENİ BİR YÜZYILIN İNŞASIDIR”
Öcalan, Kürtlerin entegrasyonunun Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacağını belirterek, iki yüz yıldır tersine giden kardeşlik ilişkisinin yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini ifade etti.
“Demokratik Cumhuriyete entegrasyon, Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemlidir” diyen Öcalan, bu süreci yeni bir yüzyılın ve hatta yeni bir bin yılın inşası olarak tanımladı.
“DEMOKRATİK BİRLİK” ÖNERİSİ
Kürtlerin kendi iç ilişkilerine dair değerlendirmelerde de bulunan Öcalan, çözüm modeli olarak “Demokratik Birlik” kavramını önerdi. Bunun ayrı bir devlet hedefi değil, kapsamlı ve demokratik bir yönetim anlayışı olduğunu belirtti.
DEM Parti İmralı Heyeti, açıklamasını “demokratik siyaset ve barış temelinde yeni bir toplumsal sürecin inşası” vurgusuyla sonlandırdı.



HABERE YORUM KAT