1. HABERLER

  2. Hukuk İstediğinde Örgüt YARATIYOR!
Hukuk İstediğinde Örgüt YARATIYOR!

Hukuk İstediğinde Örgüt YARATIYOR!

Dink cinayeti davasında 'örgüt yok' kararı verildi ancak hukuk, aklımıza gelebilecek her şeyden 'terör örgütü' yaratmayı başarıyor.

A+A-

Dink cinayetinde örgütü göremeyenler bakın nelerden örgüt yaratmıştı!

Dink cinayeti davasında "örgüt yok" kararı verildi ancak hukuk, aklımıza gelebilecek her şeyden "terör örgütü" yaratmayı başarıyor.

Hrant Dink cinayeti davasında, ortaya çıkan onca kirli ilişkiye rağmen, tüm sanıklar hakkında "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasından beraat kararı verilmesi akla yumurtadan, puşiden, kitaptan, fotoğraftan, pankarttan, slogandan "örgüt" icat edilen davaları getirdi.

Gizli tanıkların bir ifadesiyle bile insanları terör örgütü üyeliğinden suçlayan AKP hukuku, Ogün Samast ve Yasin Hayal ile Emniyet elemanı Erhan Tuncel arasındaki somut ilişkilere gözlerini kapadı.

İşte hukukunun terör örgütü yaratabildiği vakalardan birkaçı...

Hopa protestolarına katılmak
31 Mayıs 2011'de Artvin-Hopa’da Başbakan Erdoğan’ın katıldığı AKP mitingini protesto edenlere polisin şiddetli saldırısı, emekli öğretmen Metin Lokumcu‘nun yaşamını yitirmesine neden olmuştu. Polisin 127 kurşun sıktığı olay Türkiye’nin pek çok yerinde protestolara sebep olurken, protestolara katılanlar arasından 7’si tutuksuz olmak üzere toplam 28 öğrenci “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve "terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlamasıyla yargılandı. Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel tarafından hazırlanan Hopa iddianamesine göre yargılanan öğrencilerin suçlarına gösterilen deliller ise herkese “suçun ne olup ne olmadığını” sordurtan cinstendi.

Olmayan örgütün propagandasını yapmak
Hopa olayları sonucunda yüzlerce kişi gözaltına alınırken, çok sayıda kişi hakkında tutuklama istemi ile “terör örgütü üyeliği ve propagandasından” suçlaması ile dava açılmıştı. Yürütülen soruşturmada “Yasadışı örgüt üyeliği" iddialarına ilişkin delil, bilgi ve belge bulunamadığı savcılık tarafından kaydedilmesine rağmen 7 kişi hakkında “terör örgüt üyeliğinden” ve terör örgütü propagandası yapmak” suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ayrı bir dosya açılmıştı. Böylece Hopa protestolarına katılmak ve olmayan örgütün propagandası yapmaktan 7 kişi 5 yıla kadar hapis istemi ile yargılanmıştı. Suç delili olarak “Mahir, Ulaş, Savaş, Kurtuluşa Kadar Savaş” sloganı atmak gösterilmişti.

Saçlarını kestirmek
Arkadaşlarına destek amaçlı saçlarını kestiren iki öğrenci ise fotoğraflarını cezaevindeki arkadaşına yollamaları nedeniyle gözaltına alınmış, aynı davadan yargılanmıştı. İddianamede Marx ve Engels’in Komünist Parti Manifestosu, Mahir Çayan’ın Bütün Yazıları gibi okumak isteyen herkesin ulaşabileceği kitaplar suç delili olarak gösterilmişti. Yine aynı iddianamede eylemlerin yasal düzenleyicileri “terörist örgüt” olarak lanse edilmiş, öğrenciler ise “terör örgüt üyeliği” ve “propagandası yapmaktan” yargılamıştı.

Puşi takmak
Galatasaray Üniversitesi Cihan Kırmızıgül Kağıthane'de bir markete molotof kokteyli atılması sonrasında bölge civarında puşi taktığı için "KCK adına eylem yapmak" suçlaması ile tutuklanmıştı. Puşi takmanın tek suç delili olduğu davada, Kırmızıgül 23 aydır tutuklu bulunuyor. Aynı zamanda Dink davasının da savcısı olan Hikmet Usta, Kırmızıgül hakkında 45 yıl hapis isteminde bulundu.

YGS eylemlerine katılmak
Türkiye’nin hemen her yerinde başta liseliler olmak üzere, öğretmenler ve veliler tarafından kitlesel eylemlerle protesto edilen YGS’deki şifre skandalı Van’da “ÖSYM’de Sızıntı Var” yazılı pankartla protesto edilmişti. Ardından YGS eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle 4 lise öğrencisi gözaltına alındıktan sonra “silahlı terör örgüt üyeliğinden” tutuklama istemi ile mahkemeye çıkarılmışlar, kanuni olmayan bir şekilde 96 saat gözaltında tutulmuşlar, 24 saat avukatlarıyla görüştürülmemişlerdi.

Kitap yazmak
“Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme”, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” gibi suçlamalarla çoğunluk olarak gazetecilerin yargılandığı Odatv Davası’nda ise suç delili olarak kişisel notlar, bilgisayar belleklerine “bir şekilde” yerleştirilen, bilirkişi raporlarına göre “virüsle” gönderilen dokümanlar, Ahmet Şık’ın İmamın Ordusu adlı henüz basılmamış kitabı, “örgütsel doküman” olarak iddianamede yer almıştı.

Dört örgüt birden bulanlar da var!
20 Ocak 2011’de gözaltına alınan 5 öğrenci “PKK/Kongra-Gel, MKP (Maoist Komünist Partisi), DHKP/C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi), TKEP/L (Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist) isimli “terör örgütleri üyesi” olmakla suçlanmıştı. Öğrencilerin avukatları 5 öğrencinin tesadüfen yan yana olduklarını belirtmelerine karşın suç delili olarak öğrencilerin kitap notları gösterilirken öğrencilerden Yusufcan Yıldırım “Dört ayrı örgüte birden nasıl üye olayım, sayısal loto mu oynadılar?" demişti.

Pankart asmak
Özgür Alkan ve Bahadır Söylemez Türk Tabibler Birliği’nin düzenlediği miting sırasında pankart astıkları için “terör örgüt üyeliğinden” 25 yıl hapis istemi ile yargılanmışlardı. Mart Kültür Sanat ve Düşünce Derneği’ne ‘gidip gelmek’, pankart asmak örgüt üyeliğine delil olarak gösterilirken, Deniz Gezmiş anmalarına katılmaları, yurt odalarında Tolstoy’un ‘Savaş ve Barış’ adlı kitabı, Deniz Gezmiş kartpostalları, şu an yasaklı olmayan Mahir Çayan kitapları, Sol Yayınları'nın bazı kitaplarından alınmış fotokopiler, Deniz Gezmiş resimli bir takvim suç delili olarak iddianamede yer almıştı.

Tekel işçilerine destek olmak
Başbakan Erdoğan’ın Roman Çalıştayı’nda yaptığı konuşma sırasında "Parasız eğitim istiyoruz, alacağız" pankartı açmaları nedeniyle tutuklanan Berna ve Ferhat, 'örgüt üyesi' oldukları iddiasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmışlardı.

Örgüt üyeliğine delil olarak ise NATO ve Dünya Bankasını protesto etmek, Engin Çeber için Bakırköy Adliyesi önündeki eyleme katılmak, Tekel işçileri için başlatılan destek yürüyüşlerinde bulunmak, Galatasaray Lisesi önünde "Dev-Genç 40. Yıl dönümü" dolayısıyla basın açıklaması yapmak gösterilmişti.

19 Aralık Katliamı anmasına katılmak
Hayata Dönüş Operasyonlarını protesto eden iki gencin, “Yaşasın 19 Aralık direnişimiz, devrimci irade teslim alınamaz” ibareli ve “Dev-Lis” imzalı pankart asması yine” terör örgütü propagandası” yaptıkları gerekçesiyle iki genç 1’er yıl hapis cezası almıştı.

İbrahim Kaypakkaya’yı övmek
Sanatçı Pınar Sağ hakkında, Tunceli'de katıldığı konser sırasında yaptığı konuşmada İbrahim Kaypakkaya'yı övdüğü gerekçesiyle 'örgüt propagandası' yapmaktan 10 ay hapis istemi ile dava açılmıştı.

“Konser bileti satmak”
Hatice Harman ve 5 öğrenci Malatya'da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde düzenlenen eyleme kızının fotoğrafı ile katılmak, panele katılmak, 1 Mayıs’ta sergi açmak, bildiri dağıtmak ve cezaevinde Güler Zere’nin mezarını ziyaret etmek, Grup Yorum konserine bilet satmak, Mahir Çayan anmasına katılmak gerekçeleriyle bir yıldan 5 yıla kadar hapis istemi ile 3 Haziran 2011’den bu yana 1’i tutuksuz olmak üzere “örgüt üyeliğinden" yargılanıyorlar. 17 Ocak Salı günü (dün) görülen duruşmada tahliye kararı çıkmadı.

“Duvara Yazı Yazmak”
19 yaşındaki Fırat Barik, Mamak’ta bulunan tren istasyonunun duvarına "Tek yol devrim" yazması sebebiyle "Terör örgütü üyesi olmak, örgüt propagandası yapmak ve örgüt faaliyeti çerçevesinde mala zarar vermek" suçlamasıyla 36 yıla kadar hapis istemi ile yargılanmıştı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.