
Hopa’dan Yaylalara Uzanan Yolculuk.. 500 Koyunla Başlayan Zorlu Göç!
Artvin'in Hopa ilçesinde havaların ısınmasıyla sürüleriyle yüksek rakımlı yaylalarının yolunu tutan besiciler renkli görüntüler oluşturdu.
Artvin’in Hopa ilçesinde besiciler, havaların ısınmasıyla birlikte asırlık geleneği sürdürüyor.
500 koyunluk sürüyle yola çıkan üreticiler, aylar sürecek yayla yolculuğunda doğayla iç içe zorlu bir göçe imza atıyor.
YAYLA GÖÇÜ BAŞLADI
Artvin’in Hopa ilçesinde havaların ısınmasıyla birlikte besiciler, sürüleriyle yüksek rakımlı yaylalara doğru yola çıktı. Karadeniz’in sarp coğrafyasında kuşaktan kuşağa aktarılan hayvancılık geleneği, kışlaklardan yaylalara yapılan göçle yaşamaya devam ediyor.
Kemalpaşa’nın sahil kesimlerinde kışı geçiren üreticiler, baharın gelişiyle birlikte yeniden yollara düştü. Göç yolculuğu, hem doğayla iç içe bir yaşamı hem de zorlu bir süreci beraberinde getiriyor.
CADDELERDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER
Hopa’ya bağlı Osmaniye köyünden yola çıkan 500 koyunluk sürü, ilçe merkezinde dikkat çeken görüntüler oluşturdu. Sürü, Kemalpaşa’dan başlayarak Hopa, Borçka, Artvin merkez ve Şavşat güzergâhını takip ederek Bilbilan Yaylası’na ulaşmayı hedefliyor.
Cadde ve kara yollarında ilerleyen sürü, hem yurttaşların ilgisini çekti hem de bölgedeki geleneksel yaşamın canlı bir örneğini gözler önüne serdi.
“BU İŞ AYRI BİR SEVGİ İSTER”
Yaklaşık iki ay sürecek göç yolculuğuna ilişkin konuşan besici Serdar Muti, sürecin sabır ve emek gerektirdiğini vurguladı. Muti, Şavşat’a ulaşmanın 10-15 gün süreceğini belirterek, burada yaklaşık bir ay konaklamayı planladıklarını söyledi.
Kurban Bayramı’nın ardından yaylaya çıkacaklarını ifade eden Muti, “Orada da bir ya da iki ay kalacağız. Sonrasında dönüş yolculuğumuz başlayacak. Doğurmayan koyunlarımız var. Eğer yolda doğum olursa, onları araçlarla taşıyacağız. Bu işi severek yapıyoruz. Gerçekten ayrı bir sevgi ve emek istiyor” dedi.
GELENEKSEL YAŞAM DEVAM EDİYOR
Karadeniz’in zorlu doğa koşullarına rağmen sürdürülen yayla göçü, yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak da önemini koruyor. Her yıl tekrarlanan bu yolculuk, bölgedeki hayvancılık geleneğinin canlılığını gözler önüne seriyor.












HABERE YORUM KAT