
FED’den 2023’ten Bu Yana İlk Faiz Artışı.. Piyasalar Karar Sonrası Geriledi!
ABD Merkez Bankası (Fed), Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti.
ABD Merkez Bankası (FED), Eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti.
15-16 Eylül’de gerçekleştirilen toplantıda karar oy birliğiyle alınırken, Fed enflasyonun yüksek seyretmeye devam ettiğine dikkat çekti.
Faiz kararının ardından ABD borsalarında satışlar görülürken dolar güçlendi, ABD tahvil getirileri yükseldi ve altın fiyatlarında gerileme yaşandı.
FED FAİZİ 25 BAZ PUAN ARTIRDI
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; Fed, federal fonlama faizinin hedef aralığını 25 baz puan yükselterek yüzde 3,75-4,00 seviyesine çıkardı.
Bu karar, Temmuz 2023’ten bu yana Fed’in gerçekleştirdiği ilk faiz artışı oldu. Fed, son dönemde enflasyonun yeniden yüksek kalması ve ekonomik faaliyetlerin güçlü seyretmesi nedeniyle para politikasında daha sıkı bir duruşa yöneldi.
Fed ayrıca bankaların merkez bankasında tuttuğu rezervlere ödenen faiz oranını da yüzde 3,90’a yükseltti.
ENFLASYON VE EKONOMİK FAALİYETLER İZLENİYOR
Fed açıklamasında ABD ekonomisindeki ekonomik faaliyetlerin sağlam hızda genişlediği belirtildi.
Enflasyonun yüksek seviyede kalmaya devam ettiği vurgulanırken, para politikasının fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda şekillendirileceği ifade edildi.
Yeni ekonomik projeksiyonlarda Fed yetkililerinin büyük bölümü yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha öngördü. Bu durum, piyasalarda faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği değerlendirmelerini güçlendirdi.
ABD BORSALARINDA SATIŞLAR GÖRÜLDÜ
Faiz kararı sonrasında Wall Street’te gün içindeki hareketlilik arttı. Dow Jones Sanayi Endeksi günü 631,21 puanlık düşüşle yüzde 1,21 gerileyerek tamamladı.
S&P 500 yüzde 0,44 düşerken Nasdaq endeksi yüzde 0,01 ile sınırlı geriledi. Piyasalardaki satışların, faiz artışının kendisinden çok Fed’in bundan sonraki dönemde daha fazla sıkılaşmaya açık olduğu mesajıyla güçlendiği bildirildi.
Daha yüksek faiz beklentisi, şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırırken özellikle gelecekteki büyüme beklentileri üzerinden değerlenen hisseler açısından finansman koşullarını sıkılaştırıyor.
TAHVİL GETİRİLERİ YÜKSELDİ
Fed kararının ardından ABD Hazine tahvillerinde de hareketlilik yaşandı.
İki yıllık tahvilin getirisi yüzde 4,725 seviyesine çıkarken, 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesine yaklaştı ve gün içinde bu seviyeyi aştı. Tahvil getirilerindeki yükseliş, piyasanın gelecekteki faiz oranlarına ilişkin beklentilerinin sıkılaştığını gösterdi.
Yüksek tahvil faizleri, yatırımcıların risksiz kabul edilen ABD varlıklarından elde ettiği getiriyi artırırken, hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerindeki finansal koşulları da sıkılaştırabiliyor.
DOLAR GÜÇLENDİ, ALTIN GERİLEDİ
Faiz artışı ve yeni faiz beklentileri doların değer kazanmasına neden oldu. Reuters verilerine göre dolar endeksi karar sonrasında yüzde 0,6 yükselerek 100,25 seviyesine çıktı.
Altın ise faiz kararının ardından geriledi. Spot altının ons fiyatı gün içinde yüzde 1’in üzerinde düşerek 4 bin 240 dolar seviyesine indi.
Faiz getirisi bulunmayan altın açısından ABD faizlerinin yükselmesi ve doların güçlenmesi, değerli metalin yatırımcılar açısından göreli cazibesini azaltan unsurlar arasında bulunuyor. Bununla birlikte altın piyasasında merkez bankalarının alımları ve küresel talep gibi başka faktörler de etkili oluyor.
KÜRESEL PİYASALARDA FAİZ BASKISI
Fed’in faiz artırması yalnızca ABD piyasalarıyla sınırlı olmayan bir etki yaratıyor. ABD faizlerinin yükselmesi, küresel yatırımcıların dolar cinsi varlıklara yönelme eğilimini artırabilir ve gelişmekte olan ülkelerin finansman koşullarını zorlaştırabilir.
Daha güçlü dolar, dolar cinsinden borcu bulunan ülkeler ve şirketler açısından borç servis maliyetlerini artırabilir. Aynı zamanda gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde değer kaybı baskısı oluşturabilir.
Avrupa tahvil piyasalarında da Fed kararı öncesinde yüksek faiz beklentileri etkili olurken, Almanya’nın 10 yıllık tahvil getirisi 17 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretti.
TÜRKİYE PİYASALARI AÇISINDAN DA ÖNEMLİ
Fed’in faiz politikası Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar açısından da yakından izleniyor.
ABD faizlerinin yüksek kalması, küresel sermayenin dolar cinsi varlıklara yönelmesini teşvik edebildiği için gelişmekte olan ülke para birimleri, tahvil piyasaları ve dış finansman maliyetleri üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Türkiye açısından ise Fed kararının etkisi; doların küresel seyri, ABD tahvil getirileri, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları ve küresel risk iştahıyla birlikte değerlendirilecek.
FAİZLERİN SEYRİ İÇİN YENİ TOPLANTILAR BEKLENECEK
Fed’in 2026 yılında iki toplantısı daha bulunuyor. Bir sonraki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı 27-28 Ekim, yılın son toplantısı ise 8-9 Aralık tarihlerinde yapılacak.
Piyasaların bundan sonraki süreçte yalnızca faiz kararını değil, Fed yetkililerinin enflasyon, istihdam ve ekonomik büyümeye ilişkin değerlendirmelerini de yakından izlemesi bekleniyor.
Fed’in yeni projeksiyonlarında yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha ihtimalinin öne çıkması, küresel piyasaların önümüzdeki dönemde ABD para politikasına duyarlılığının yüksek kalabileceğine işaret ediyor.








HABERE YORUM KAT