1. HABERLER

  2. KARS HABERLERİ

  3. ARPAÇAY

  4. 'Kuyucuk Gölü' Tamamen Kurudu
DEM Parti’den Kadın Cinayetleri İçin Araştırma Önergesi.. Cezasızlık Araştırılsın!

DEM Parti’den Kadın Cinayetleri İçin Araştırma Önergesi.. Cezasızlık Araştırılsın!

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, artan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin tüm boyutlarıyla araştırılması için TBMM’ye Meclis Araştırma Önergesi sundu. 

A+A-

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, artan kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin tüm boyutlarıyla araştırılması için TBMM’ye Meclis Araştırma Önergesi sundu. 

Önergede, koruma kararlarının uygulanmaması, cezasızlık politikaları ve devletin yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi talep edildi.

KADIN CİNAYETLERİ İÇİN MECLİS’E ARAŞTIRMA ÇAĞRISI

PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin sistematik boyutlarının ortaya çıkarılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na kapsamlı bir Meclis Araştırma Önergesi sundu. Önergede, artan kadın cinayetleri karşısında devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin açığa çıkarılması ve cezasızlık uygulamalarının sonuçlarının araştırılması istendi.

Koçyiğit, iktidarın politikalarının toplumu erkek egemen bir anlayış doğrultusunda yeniden şekillendirdiğini savunarak, bu yaklaşımın kadına yönelik şiddeti artırdığını ve kadın cinayetlerini yaygınlaştırdığını belirtti. Torba yasalar, yargı paketleri ve çeşitli uygulamaların kadınları eşit yurttaşlar olarak değil, aile içine hapsedilen bireyler olarak konumlandırdığı ifade edildi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 VURGUSU

Önergede, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerinde artış yaşandığına dikkat çekildi. Koruma ve uzaklaştırma kararlarının etkin biçimde uygulanmadığı, 6284 sayılı Kanun’un gereği gibi işletilmediği ve faillerin cezasızlıkla cesaretlendirildiği belirtildi. Bu durumun kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği kaydedildi.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olmasına rağmen Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne taraf olduğu hatırlatılan önergede, bu sözleşmenin kadına yönelik şiddeti ayrımcılığın bir biçimi olarak tanımladığı ve taraf devletlere açık sorumluluklar yüklediği vurgulandı.

BİR GÜNDE ALTI KADIN CİNAYETİ

Önergede, bir gün içinde altı kadının öldürüldüğü hatırlatıldı. İstanbul Arnavutköy’de Filiz Şağbangül, Gebze’de Aylin Polat Dağ, Van’da Gönül Alkan, Osmaniye’de İlknur Kor, Aksaray’da Kübra Kılıç ve Zeynep Ayaz’ın yaşamını yitirdiği belirtildi. Bu kadınların üçünün boşanmak istediği, ikisinin boşandığı için öldürüldüğü aktarıldı. Birçoğu hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu halde gerekli korumanın sağlanmadığı ifade edildi. Sığınma evlerine başvuran ve defalarca yardım talep eden kadınların yaşam haklarının korunamadığına dikkat çekildi.

2025 VERİLERİ: ŞİDDETİN BOYUTU

Önergede yer alan verilere göre, 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında basına yansıyan olaylar temel alınarak yapılan derlemelerde erkekler en az 299 kadını ve 64 çocuğu öldürdü. Aynı dönemde aralarında trans kadınların da bulunduğu en az 471 kadının ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçti. En az 724 kadın yaralandı; yaralananların önemli bölümünün eşleri, eski eşleri ya da partnerleri tarafından hedef alındığı belirtildi.

Kadınların en çok ev içinde şiddete maruz kaldığı, kamusal alanlarda da benzer risklerle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Yaralama olaylarında tutuklama oranlarının düşük kaldığı, çok sayıda dosyada hukuki sürecin belirsizliğini koruduğu kaydedildi. Çocuklara yönelik şiddet ve istismar vakalarının da ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekildi.

MECLİS’E SORUMLULUK ÇAĞRISI

Önergede, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin tüm yönleriyle araştırılması, koruma mekanizmalarındaki ihmallerin tespit edilmesi, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve sözleşme hükümlerinin uygulanması, 6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde işletilmesinin önündeki engellerin belirlenmesi talep edildi. Ayrıca kamu görevlilerinin sorumluluklarının ortaya çıkarılması ve cezasızlık uygulamalarının sonuçlarının incelenmesi istendi.

Koçyiğit, kadınların yaşam hakkının korunmasının devletin en temel yükümlülüğü olduğunu vurgulayarak, Meclis’in bu konuda sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Kadın cinayetlerinin önlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikaların hayata geçirilmesi için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasının zorunlu olduğu belirtildi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.