
DEM Parti Kars’tan Rojava Açıklaması.. Saldırılara Sessiz Kalamayız!
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kars İl Örgütü, Suriye’nin kuzeyi Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kars İl Örgütü, Suriye’nin kuzeyi Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti.
Parti binası önünde yapılan açıklamada, sivilleri hedef alan saldırıların kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“SALDIRILAR BÖLGESEL BARIŞI TEHDİT EDİYOR”
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; DEM Parti Kars İl Örgütü adına yapılan açıklamada, Rojava’da yaşayan halkların uzun süredir savaş ve şiddet ortamı altında yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi.
Açıklamada, son dönemde artan askeri saldırıların, yalnızca Kürt halkını değil, bölgede birlikte yaşam umudunu ve barış ihtimalini de tehdit ettiği belirtildi.

DEM Parti Kars İl Eş Başkanı Arzu Savaş Derman'ın okuduğu açıklamada, Suriye’de yaşanan gelişmelerin yeni bir şiddet ve hukuksuzluk sürecine işaret ettiği vurgulanarak, uluslararası kamuoyuna ve Türkiye’ye çağrıda bulunuldu.
“SURİYE’DE AĞIR İNSAN HAKLARI İHLALLERİ YAŞANIYOR”
Açıklamada, Suriye’de 2011 yılından bu yana devam eden iç savaşın yüzbinlerce insanın yaşam hakkını ihlal ettiğine ve milyonlarca insanın zorla yerinden edilmesine yol açtığına dikkat çekildi. Bu süreçte Rojava’da yaşayan Kürt halkının, DAIŞ ve benzeri radikal yapılara karşı verdiği mücadelenin yalnızca bölge halkı için değil, uluslararası güvenlik açısından da kritik bir rol oynadığı ifade edildi.
“ROJAVA MODELİ DEMOKRATİK VE ÇOĞULCU BİR DENEYİMDİR”
Rojava’da inşa edilen toplumsal ve siyasal yapının; halkların, inançların ve kimliklerin eşitliği temelinde yükseldiği belirtilen açıklamada, bu yönetim modelinin demokratik, çoğulcu ve katılımcı bir anlayışı temsil ettiği kaydedildi. Söz konusu yapının, Suriye’de barışçıl ve hukuka dayalı bir çözümün mümkün olduğuna dair uluslararası alanda da meşru bir deneyim olarak kabul gördüğü vurgulandı.
“YENİ YÖNETİM OTORİTER PRATİKLERE YÖNELDİ”
Esad rejiminin fiilen çöküşünün ardından Ahmet El Şara liderliğinde kurulan geçici yönetimin kısa sürede otoriter ve tekçi uygulamalara yöneldiği savunulan açıklamada; Alevilere, Dürzilere ve Kürt halkına yönelik saldırı iddialarına dikkat çekildi. Toplu infazlar, zorla yerinden etmeler ve işkence iddialarının, Suriye’de yeni bir şiddet düzeninin inşa edilmek istendiğini gösterdiği ifade edildi.
“ASKERİ OPERASYONLAR SİVİLLERİ DOĞRUDAN TEHDİT EDİYOR”
Halep’e yönelik saldırılar ile Rakka–Deyr ez-Zor hattında yoğunlaşan askeri hareketlilik ve Haseke ile Kobanê merkezli girişimlerin, sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği belirtildi. Rojava’nın statüsüz bırakılmasının yalnızca Kürt halkını değil, Suriye’de birlikte yaşam iradesini ve bölgesel barışı da hedef aldığı kaydedildi.
“KÜRT HALKININ HAKLARI ULUSLARARASI HUKUKLA KORUMA ALTINDA”
Açıklamada, Birleşmiş Milletler sözleşmeleri uyarınca halkların kendi geleceğini belirleme ve özgürce temsil edilme hakkının uluslararası hukukun temel ilkeleri arasında yer aldığı hatırlatılarak, Rojava’da yaşayan Kürt halkının bu haklarının açık biçimde koruma altında olduğu vurgulandı.
“TÜRKİYE’DE BARIŞ İLE ROJAVA ARASINDA DOĞRUDAN BAĞ VAR”
Türkiye’de kalıcı barışın sağlanması ile Suriye’de yaşayan Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında kopmaz bir bağ bulunduğu ifade edilen açıklamada, sınırın hemen ötesinde süren statüsüzlük ve şiddet ortamının Türkiye’de toplumsal barışı da zayıflattığı belirtildi.
ULUSLARARASI TOPLUMA VE TÜRKİYE’YE ÇAĞRI
DEM Parti Kars İl Örgütü adına yapılan açıklamada, uluslararası kamuoyu ve ilgili kurumlar sivillere yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmamaya ve Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün korunması için etkin adımlar atmaya çağrıldı. Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine de seslenilen açıklamada, kalıcı barışın radikal yapılarla değil; Kürt halkı ve Suriye’deki tüm toplumsal kesimlerle diyalog kurularak mümkün olacağı ifade edildi.
Açıklama, “Kalıcı ve adil bir barış; inkâr ve şiddetle değil, halkların iradesine saygı ve eşit yurttaşlık temelinde mümkündür” ifadeleriyle son buldu.







HABERE YORUM KAT