
DEM Parti Kars İl Eşbaşkanı Erkmen’den Süreç Mesajı.. Toplum Güvence Bekliyor!
DEM Parti Kars İl Eşbaşkanı Ramazan Erkmen, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kalıcı hale gelmesi için yasal düzenleme çağrısı yaptı.
DEM Parti Kars İl Eşbaşkanı Ramazan Erkmen, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kalıcı hale gelmesi için yasal düzenleme çağrısı yaptı.
Kayyum uygulamaları, hasta tutsakların durumu ve toplumsal kaygılara dikkat çeken Erkmen, sürece dair güvensizliğin sürdüğünü söyledi.
Sürecin anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirten Erkmen, toplumsal barış için ortak mücadele çağrısında bulundu.
KARS’TA SÜREÇ TARTIŞMALARI GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR
PKK lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılan çağrının ardından yeniden tartışılmaya başlanan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmeler sürüyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kars İl Eşbaşkanı Ramazan Erkmen, sürecin mevcut durumuna ilişkin yaptığı açıklamada hem bölgedeki yurttaşların beklentilerine hem de siyasal atmosferde yaşanan belirsizliklere dikkat çekti.
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Erkmen, toplumun artık yalnızca açıklama değil, doğrudan sonuç doğuracak somut adımlar görmek istediğini söyledi. Sürecin ilerleyebilmesi için güven ortamının oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirten Erkmen, özellikle kayyum uygulamaları ve hukuki düzenlemeler konusunda devletin adım atması gerektiğini savundu.
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; Kars başta olmak üzere bölgedeki yurttaşların önemli bölümünün süreci dikkatle takip ettiğini belirten Erkmen, geçmişte yaşanan deneyimlerin toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını ifade etti.
“YURTTAŞLAR EN ÇOK KAYYUM UYGULAMALARINI SORUYOR”
Açıklamasında halkın en çok yönelttiği sorulara değinen Erkmen, yurttaşların özellikle kayyum uygulamalarının neden sürdüğünü merak ettiğini söyledi. Kağızman Belediyesi’ne yönelik kayyum kararını örnek gösteren Erkmen, bu uygulamanın kaldırılmasının siyasi iradeye bağlı olduğunu ileri sürdü.
Erkmen, “Yurttaşlar bize sürekli olarak ‘Neden halen bir değişiklik yapılmıyor? Neden kayyum uygulamaları sürüyor?’ diye soruyor. Kayyum uygulamasının sona ermesi için anayasa değişikliğine bile ihtiyaç yok. İstenirse bugün karar alınabilir ve seçilmiş belediye yönetimi görevine geri dönebilir” ifadelerini kullandı.
Kayyum uygulamalarının yalnızca siyasi değil, toplumsal anlamda da ciddi kırılmalar yarattığını savunan Erkmen, seçilmiş yöneticilerin görevden alınmasının demokratik temsil tartışmalarını derinleştirdiğini söyledi.
“SÜRECE GÜVENSİZLİK HAKİM”
2013-2015 yılları arasında yürütülen çözüm sürecinin sona ermesinin toplumda derin bir travma yarattığını dile getiren Erkmen, bugün benzer bir sürecin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte kaygıların da yeniden ortaya çıktığını ifade etti.
Toplumun geçmiş deneyimler nedeniyle temkinli davrandığını belirten Erkmen, “İnsanlar daha önce de umutlandı ancak süreç beklenmedik şekilde sona erdi. Bu nedenle bugün toplumda ‘Yine aynı şey olur mu?’ kaygısı hakim durumda” dedi.
Sürecin yalnızca siyasi söylemlerle ilerleyemeyeceğini vurgulayan Erkmen, güven ortamının oluşturulabilmesi için hukuki ve anayasal düzenlemelerin gerekli olduğunu savundu. Özellikle demokratikleşme alanında atılacak adımların toplumdaki endişeyi azaltabileceğini ifade etti.
ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKTİ
Erkmen, açıklamasında yalnızca Türkiye’deki gelişmelere değil, Ortadoğu’daki siyasal tabloya da değindi. Rojava’da yaşanan gelişmeler, İran’daki gerilim ve bölgesel çatışma ortamının Kürt sorununun çözümünü doğrudan etkilediğini söyleyen Erkmen, meselenin artık yalnızca Türkiye sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Bölgedeki halkların ortak geleceğinin demokratik diyalog zemininde şekillenmesi gerektiğini savunan Erkmen, farklı halkların ve inançların birlikte yaşadığı Kars gibi kentlerde toplumsal huzurun korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
“TOPLUMSAL KRİZLER ÇÖZÜMSÜZLÜKLE DERİNLEŞİYOR”
Kürt sorununun çözümsüz bırakılmasının yalnızca siyasal bir mesele olmadığını ifade eden Erkmen, ekonomik krizden toplumsal şiddete kadar birçok sorunun bu atmosferden etkilendiğini söyledi.
Uyuşturucu kullanımındaki artış, kadınlara yönelik şiddet olayları, ekonomik nedenlerle yaşanan intiharlar ve çocukların karıştığı şiddet olaylarının toplumdaki çözülmenin göstergesi olduğunu savunan Erkmen, demokratikleşmenin yalnızca belli bir kesimin değil tüm toplumun yararına olacağını kaydetti.
Erkmen, “Bugün yaşanan sosyal sorunları birbirinden bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Toplumun her kesimi ekonomik ve psikolojik baskılarla karşı karşıya. Çözüm süreci yalnızca siyasal bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal iyileşmenin de ana başlıklarından biridir” diye konuştu.
“ÖCALAN’IN HUKUKİ DURUMU NETLEŞMELİ”
Müzakere sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için taraflar arasında eşit bir diyalog zemininin kurulması gerektiğini ifade eden Erkmen, Abdullah Öcalan’ın hukuki durumunun netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Muhataplık ilişkisinin açık şekilde tanımlanmasının sürecin ilerleyebilmesi açısından önemli olduğunu belirten Erkmen, toplumun ikna edilebilmesi için şeffaf ve güven veren bir yöntemin izlenmesi gerektiğini ifade etti.
DEMOKRATİK ÇEVRELERE ÇAĞRI
Açıklamasının sonunda demokratik kitle örgütlerine, siyasi yapılara ve yurttaşlara çağrıda bulunan Erkmen, sürece sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
Toplumun uzun yıllardır ağır bedeller ödediğini ifade eden Erkmen, kültürel, ekonomik ve psikolojik sorunların çözümü için ortak iradenin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kadınların, gençlerin, emekçilerin ve köylülerin demokratikleşme sürecinden doğrudan etkileneceğini söyleyen Erkmen, toplumsal barışın geniş bir mutabakatla mümkün olabileceğini kaydetti.







HABERE YORUM KAT