'Hurda Elektronikler'den Altın ve Bakır Çıkıyor.. Kent Madenciliği Yükseliyor!

'Hurda Elektronikler'den Altın ve Bakır Çıkıyor.. Kent Madenciliği Yükseliyor!

Kullanım ömrünü tamamlayan hurdalığa ayrılan elektronik eşyalar, dünyada "kent madenciliği" yöntemiyle yeniden ekonomiye kazandırılıyor.

A+A-

Kullanım ömrünü tamamlayan cep telefonları, bilgisayarlar, beyaz eşyalar ve hurda araçlar, dünyada giderek yaygınlaşan “kent madenciliği” yöntemiyle yeniden ekonomiye kazandırılıyor.

Elektronik atıklardan elde edilen bakır, altın, gümüş ve nadir metaller, sanayide hammadde olarak kullanılırken hem çevre korunuyor hem de doğal kaynaklara olan bağımlılık azalıyor.

Özellikle büyük şehirlerde artan elektronik atık miktarı, kent madenciliğini döngüsel ekonominin önemli bir parçası haline getiriyor.

“KENT MADENCİLİĞİ, KLASİK MADENCİLİĞİN DEVAMIDIR”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Yener Yazıcı, kent madenciliğinin yer altı madenciliğinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini söyledi.

Yazıcı, “Yer altından çıkardığımız madenleri işleyerek araba, bilgisayar, bina ve ev eşyalarına dönüştürüyoruz. Bu ürünler ömrünü tamamladığında atık haline geliyor ama içindeki metaller değerini kaybetmiyor. İşte bu noktada kent madenciliği devreye giriyor. Bu atıklar artık ikincil bir maden kaynağı oluyor” dedi.

ÇEKMECEDEKİ TELEFON BİR MADEN KADAR DEĞERLİ

Kent madenciliğinin özellikle yeşil dönüşüm ve enerji dönüşümü açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Yazıcı, elektronik ürünlerin yüksek metal içeriğine dikkat çekti.

“Çekmeceye attığımız bir cep telefonunun içinde hâlâ devre kartları, mıknatıslar ve elektronik bileşenler var. Bunların içinde bakır, altın, paladyum bulunuyor. Üstelik bu metallerin yoğunluğu, yer altındaki cevherlere göre çok daha yüksek. Teknik olarak metal tenörü dediğimiz içerik oranı, elektronik atıklarda çok daha avantajlı” diye konuştu.

AYNI TEKNOLOJİLER KULLANILIYOR

Elektronik atıklardan metal kazanımında uygulanan yöntemlerin, klasik madencilikte kullanılan tekniklere büyük ölçüde benzediğini ifade eden Yazıcı, şu bilgileri paylaştı:

“Nasıl madenlerden metalleri kazanıyorsak, elektronik atıklarda da benzer cevher zenginleştirme, hidrometalurjik ve pirometalurjik yöntemler uygulanıyor. Metaller, plastikler ve diğer bileşenler fiziksel özelliklerine göre ayrılıyor. Yani yaptığımız iş aslında modern bir madencilik faaliyeti.”

“CEBİMİZDE VE ARABAMIZDA BİR SERVET TAŞIYORUZ”

Elektronik atıkların stratejik bir hammadde kaynağı olduğunu belirten Yazıcı, çarpıcı bir karşılaştırma yaptı:

“Elektronik atıklardaki altın oranı, doğadaki altın cevherlerine göre bin kata kadar daha fazla. Bakır, gümüş, paladyum ve nadir toprak elementleri de oldukça yüksek oranlarda bulunuyor. Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz. Bu ürünlerin ömrü dolduğunda içindeki metal hâlâ ekonomik değerini koruyor.”

KÜRESEL BAĞIMLILIĞI AZALTAN STRATEJİK ADIM

Yazıcı, kritik hammaddelerde dünyanın büyük ölçüde Çin’e bağımlı olduğunu hatırlatarak, geri dönüşümün bu bağımlılığı azaltmada önemli bir araç olduğunu söyledi.

“Avrupa Birliği ve birçok ülke bu tekeli kırmak için hem madencilik yatırımlarını artırıyor hem de geri dönüşüme ağırlık veriyor. Türkiye olarak biz de sınırlı kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmalı, çevresel etkileri azaltırken kent madenciliğine ve Ar-Ge çalışmalarına daha fazla destek vermeliyiz” dedi.

DÜNYADA 62 MİLYON TON ELEKTRONİK ATIK ÜRETİLİYOR

Dünya genelindeki elektronik atık miktarının 62 milyon ton seviyesinde olduğunu belirten Yazıcı, bu atıkların ekonomik değerinin 60 milyar doların üzerinde olduğunu ifade etti.

Toplanan elektronik atık oranının dünyada yalnızca yüzde 22 seviyesinde kaldığını vurgulayan Yazıcı, Türkiye’de de bu oranın düşük olduğunu ancak Sıfır Atık Projesi ile farkındalığın arttığını söyledi.

“GERİ DÖNÜŞÜM VE AR-GE DAHA FAZLA DESTEKLENMELİ”

KTÜ Maden Mühendisliği Bölümü olarak atıkların değerlendirilmesine yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini aktaran Yazıcı, elektronik atıklardan metal kazanımı konusunda MTA’nın da dahil olduğu projelerin umut verici olduğunu belirtti.

“Elektronik ürünler, elektrikli araçlar, giyilebilir teknolojiler giderek artıyor. Bu nedenle geri dönüşüm artık bir seçenek değil, zorunluluk. Hem çevreyi korumak hem de hammadde bağımlılığını azaltmak için bu alandaki yatırımların ve desteklerin artırılması gerekiyor” diye konuştu.

Çöp Sanılan Servet: Kent Madenciliği

Çöp Sanılan Servet: Kent Madenciliği

Çöp Sanılan Servet: Kent Madenciliği

Çöp Sanılan Servet: Kent Madenciliği

Çöp Sanılan Servet: Kent Madenciliği

Çöp Sanılan Servet: Kent Madenciliği

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.