1. HABERLER

  2. Avukatların İddianamesi Kabul EDİLDİ
Avukatların İddianamesi Kabul EDİLDİ

Avukatların İddianamesi Kabul EDİLDİ

Abdullah'ın Öcalan'ın avukatlarından oluşan 50 kişi hakkındaki ikinci KCK iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi.

A+A-

Abdullah’ın Öcalan’ın avukatlarından oluşan 50 kişi hakkındaki ikinci KCK iddianamesi İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianame büyük ölçüde avukatların Öcalan’la İmralı'da yaptıkları görüşme notlarından oluşuyor.

Aralarında eski DEP milletvekili Mahmut Alınak, Doğan Erbaş, Yaşar Kaya ve gazeteci Cengiz Kapmaz gibi isimlerin de bulunduğu, büyük kısmı Abdullah Öcalan’ın avukatlarından oluşan 50 kişi hakkındaki ikinci KCK İddianamesi dün İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İlkinde olduğu gibi ikinci iddianamede de “delil”den çok iddianamenin dayandığı siyasi mantık ön plana çıktı. Zira delil olarak gösterilen e-posta yazışmaları, telefon dinleme tutanakları ve notların çok büyük bir bölümü ya avukatlarla Öcalan arasında İmralı Cezaevi’nde devlet gözetiminde gerçekleştirilen görüşmelerde aynen konuşulan konular ya da şüphelilerin basında da dile getirdikleri hususlar.

Öcalan’ın her sözü "talimat"
Temel dayanağı avukatların Öcalan’la görüşmelerinin tutanakları olan ikinci KCK iddianamesi, Öcalan’ın avukatlara söylediği her sözü bir “talimat” ve “eylem hazırlığı” olarak kodluyor. İddianamenin bu şekilde kurduğu mantığın bir örneği de Öcalan’ın Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’ndan seçimlere giren bağımsız aday gösterilmesiyle ilgili. Öcalan 4 Mayıs 2011’de yapılan görüşmede avukatlarına şunları söylüyor:

“Batı'daki Türkiye kamuoyundaki çalışmaların yapılması, geliştirilmesi önemlidir. Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve diğerlerine selamlarımı söyleyin. Bu konuda onlara önemli sorumluluklar düşüyor. Bunun farkında olsunlar, çalışmalarını genişletsinler, birliği sağlasınlar. Ertuğrul Kürkçü'ye özel selamlarımı söyleyin. Bu tarihi sorumluluktur. Bu onlar için de iyi bir fırsattır, tarihi rollerini oynasınlar.”

Savcılar, avukatların tuttuğu bu görüşme notunu, sonuna “şeklinde ÖCALAN’ın TALİMATLAR verdiği,” ifadesini ekleyerek iddianameye alıyor.

"Kapalı/illegal iletişim ağı"
İddianamede yer verilen “delillerin” büyük bir bölümü avukatlarla PKK yöneticileri arasında geçtiği iddia edilen elektronik yazışmalar. İddianame sürekli olarak “kapalı/illegal” bir iletişim ağına atıfta bulunarak bu yazışmaları aktarıyor. “Kapalı/illegal” denilen yazışmalar ise tamamı “yahoo” uzantılı bazı elektronik posta adreslerinin taslaklar bölümüne kaydedilen metinler. Bu “taslaklar”ın neredeyse tamamının Öcalan’la yapılan görüşmelerde aynı şekilde gündem olması dikkat çekiyor. Yani “illegal iletişim ağı” vasıtasıyla kurulan temaslarla, devletin gözetimi altında yapılan görüşmelerin içeriği aynı. Bu mantıkla devlet de “kapalı/illegal iletişim ağı”nın bir parçası oluyor. Çünkü Öcalan ve avukatlar arasındaki görüşmelerin hepsi kayıt altına alınıyor.

"Asrın Hukuk Bürosu KCK’nın bir parçası"
İddianamede öne sürülen bir diğer iddia da Öcalan’ın avukatlarının bağlı olduğu Asrın Hukuk Bürosu’nun KCK’nın bir parçası olduğu yönünde. Abdullah Öcalan’ın hukuk bürosuyla ilgili yaptığı öneriler ise bu iddianın temel dayanağı olarak gösteriliyor.

Avukatlara karşı delil olarak kullanılan belgeler arasında avukatların müvekkilleri Öcalan’la görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdikleri dilekçelerin de bulunması dikkat çekiyor.

Halen tutuklu bulunan gazeteci Cengiz Kapmaz’ın 2010 yılında T24 haber portalına verdiği röportaj da Asrın Hukuk Bürosu’nun KCK yapılanmasının bir parçası olduğu iddiasına delil olarak sunuluyor. Kapmaz röportajda kendisini Öcalan muhabiri olarak tanımlıyor ve en önemli haber kaynağının da Öcalan’ın avukatları olduğunu belirtiyor. Savcı tarafından “Öcalan’ın avukatları” kısmının altı çiziliyor.

“Delil kaynakları”: Aktif Haber, Yeni Şafak, Türkiye gazetesi, Haber Türk
İddianamede “delil” olarak sunulan bazı kaynaklar şunlar: Aktif Haber, Haber Türk, Yeni Şafak, Türkiye gazetesi…

BDP’ye yönelik suçlama
İddianame boyunca BDP’ye suçlamalar yöneltiliyor. Bu suçlamaların siyasi bir özeti, iddianamenin giriş kısmında şu şekilde verilmiş:

PKK, KCK/TM, yandaş oluşumlar ve BDP’nin, demokratik özerklik ilan edilmesi çerçevesinde yürüttüğü faaliyetler ele alındığında, öncelikli olarak özerklik talebine zihinsel bir hazırlık oluşturulmaya çalışıldığı, bu kapsamda yapılacak eğitim faaliyetleri ve akademik çalışmalarla, “Demokratik Özerkliğin son derece makul, Türkiye’nin sosyal, siyasal ve ekonomik yapısına uygun, diğer toplumlarca da kabul gören bir talep” gibi lanse edileceği ve başta yandaş kitle olmak üzere bölge halkına benimsetilmeye çalışılacağı, (…)

Özetle Demokratik Özerklik’in, terör örgütünün Birleşik Bağımsız Kürdistan kurma hayaline yönelik stratejisinin günümüze yansıması olduğu, “Yerel birimlerin güçlendirilmesi ve idari yapıda özerk yönetimlerin tesisi, bölgede emniyet ve adalet hizmetlerinin ortak olarak yürütülmesi vb.” taleplerin arka planında da önce özerk daha sonra Birleşik Bağımsız Kürdistan’ın kurulması hedefi açıkça görüldüğü,

Terör örgütü açısından Demokratik Özerkliğin sürekli olarak gündemde tutulmasının, örgüt üst yönetimi tarafından ilan edileceği açıklamaların, BDP ve müzahir gruplarca masumane politik talepler gibi sunulmasının özellikle müzahir kitlelerin zihinsel hazırlığı ve kamuoyunun içselleştirmesi açısından önem arz ettiği ve bu nedenle sürekli olarak kamuoyu meşgul edildiği, (…)

Başka bir ifadeyle, ilk iddianamede olduğu gibi ikincisinde de Kürt hareketinin siyasi doğrultusuna paralel her türlü faaliyet “terör suçu” kapsamına sokulmuş oluyor.

İlgili Haber...

Dört ilde sabah operasyonları: 62 gözaltı

KCK adı altında ve Newroz kutlamalarına katıldıkları suçlamalarıyla Hakkari, Mardin, Manisa ve Bitlis'te sabah saatlerinde yapılan baskınlarda 62 kişi gözaltına alındı.

KCK adı altında sekiz bölgede eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Hakkari, Çukurca, Mardin, Derik, Nusaybin, Hizan, Kızıltepe ve Manisa’da yapılan baskınlarda 62 kişi gözaltına alındı. Gözaltı gerekçeleri hakkında dosyaya ilişkin gizlilik kararı bulunuyor.

Hakkari'de 9 gözaltı
Hakkari kent merkezinde sabaha karşı yapılan eş zamanlı ev baskınları sonucunda 9 kişi gözaltına alındı. Eş zamanlı olarak Hakkari’nin Çukurca ilçesi ile köylerinde de özel harekat polisleri ile jandarmalar tarafından baskınlar düzenlendi. Çukurca’daki baskınlarında 4 kişi gözaltına alındı.

Kazan Vadisi'nde 21 gözaltı
Kazan Vadisi çevre köylerinde gerçekleştirilen operasyonda 21 köylü gözaltına alındı.

Mardin Belediye Başkan Yardımcısı gözaltında
Mardin Kızıltepe ilçesinde Kızıltepe Belediye Başkan Yardımcısı Şemsettin Sulhan gözaltına alındı. Derik ilçesinde de aralarında BDP'li yöneticiler ile Derik Belediyesi meclis üyelerinin de bulunduğu 15 kişi gözaltına alındı. Nusaybin'de ise sabah saatlerinde Gazi Paşa İlköğretim Okulu'na giden polisler dört çocuk öğrenciyi gözaltına aldı.

Bitlis'te 1 gözaltı
Bitlis'in Hizan İlçesi'nde de Mehmet Saki Altın isimli köylü gözaltına alındı.

Manisa'da 7 kişi Newroz'a katıldıkları suçlamasıyla gözaltında
Manisa'nın Salihli İlçesi'ndeki mahalle ve kasabalara yapılan eş zamanlı ev baskınlarında aralarında BDP ilçe yöneticileri ve üyelerinin de bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı. Gözaltılara gerekçe olarak Salihli'de düzenlenmek istenen ancak yasaklanan Newroz etkinliğine katılmak olduğu belirtildi.

Şırnak'ta KCK davasında iki tahliye
Sabah saatlerinden bu yana baskınlar sürerken öte yandan Şırnak'ın Cizre ilçesinde KCK adı altında yapılan operasyonla tutuklanların duruşmasında 2 kişi tahliye edildi. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 32'si tutuklu 48 sanıklı davanın duruşmasında tutuklu sanıklardan İhsan Sami Doğanel ve Aysel Çağlı'nın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu ve üzerlerine atılı suçun niteliğinin değişmesi dikkate alınarak tahliye edildiler.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.