1. YAZARLAR

  2. Ali ihsan ALINAK

  3. Anadolu Kardeşliği
Ali ihsan ALINAK

Ali ihsan ALINAK

Anadolu Kardeşliği

A+A-

DYP lideri Mehmet Ağar’ın son döneme dair saptamalarından yola çıkarak, farklı bir pencereden ülkenin kangrenleşen sorunu olan “Kürt Sorunu” hakkında değerlendirmelerde bulunmak isterim.

Bu konuda ders veren biri olmak istemediğim gibi, konu hakkında belirli bir yetkinliğe sahip olduğumu da ifade etmek isterim. Gündelik yaşamımızı belirleyen her konu gibi, bu konudaki değerlendirmeler de yaşamsal öneme sahiptir.

MGK toplantısı ve bu toplantının sonuçlarından biri olan “Kürtlerle ilişki kurulabilir” saptaması, değişen konseptin işaretleri arasındadır. Sığ tepkilerin ötesine geçerek reel olabilmenin göstergesi olan bu durumu kavrayabilmek gerçekten önemlidir.

Kerkük ve Irak’ın kuzeyi ile ilgili kaygıların yoğunlaştığı bir dönemde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın ABD gezisi ve dönüşünde verilen mesajların doğru algılanması, bundan sonrası için önem taşımaktadır.

Bu gezinin en önemli ayrıntısı, askerin çözüm konusunda daha gerçekçi bir tavır belirleme isteğidir.

Kürt sorununun Türkiye sorunu olmaktan öte bir “Ortadoğu sorunu” olduğunun tespit edilmesi ve tüm bölgenin çözüme katkısı konusunda bir fikir birliği oluştuğu da görülmektedir.

PKK ile mücadelede önemli aktörlerden biri olan Mehmet Ağar’ın söylemlerindeki değişim, yukarıda ifade edilen genel siyaset değişiminin bir parçasıdır. Ağar, kendi siyasi modelini etkinleştirebilirse, ismi Türkiye tarihinde unutulmazlar arasında yer alacaktır. Nitekim şu an siyasetini, tarihi dönüştürme iddiasıyla sürdürmektedir.

Bu siyasetin etkinlik kazanabilmesi için öncelikle Ankara’nın uzlaşı içinde buna zemin hazırlaması gerekmektedir. Aksi hâlde ters tepkilerle karşılaşılması kaçınılmazdır.

Bir diğer önemli etken ise Kürtlerin bu mesajı nasıl algılayacağıdır.

Türkiye’de Kürt kimliği temelinde siyaset yapanların adresi Demokratik Toplum Partisi (DTP)’dir. DTP’nin siyasi çalışmalarındaki tarzı, sorunun çözümü açısından büyük önem taşımaktadır.

Yükselen milliyetçi dalganın karşısında savrulan bir yapı, farklılaşmayı ve çözülmeyi de beraberinde getirir.

Türk milliyetçi söyleminin karşısında Kürt milliyetçi söylemini öne çıkarmanın ne ölçüde fayda sağlayacağı ise tartışmalıdır.

Yalnızlaşan bir siyasi partinin çözüme katkısı da azalır. DTP, “Türkiye partisi” olma yönünde ciddi adımlar attığı takdirde, bazı değişimlerin kendiliğinden gelişmesi mümkündür.

“Türkiyeli” bir siyasi hareket olabilmek, aynı zamanda Türkiye dışındaki gelişmelerde de taraf olabilecek bir siyaset üretmek anlamına gelir. Öncelikli sorunlardan biri de iktidar alternatifi olabilmektir. Bu da politik tavırda cesaret göstermeyi gerektirir.

DTP, günlük siyasetin ötesine geçerek daha nesnel ve gerçekçi politikalar üretebildiği takdirde, toplumun farklı kesimlerinden kabul görmesi kaçınılmazdır.

Klasik algılardan biri olan “bölücü parti” imajı da bu süreçte kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Elini taşın altına koyma cesareti, toplumda güven duygusunu artırarak ülkenin barışına katkı sunacaktır.

Anadolu ve Ortadoğu bütününde barışa olan inanç, her geçen gün daha da önemli bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Kan ve çatışma üzerinden yapılan siyasetin etkisiz kılınması şarttır.

Türkiye’de etnik temelde yapılan her türlü siyasetin parçalanma etkisi yarattığı bir dönemde, bunun ulus devlet modelini zayıflatıcı etkisi açıktır. Bu nedenle siyaset yapan tüm kurum ve oluşumların bu durum karşısındaki duruşlarını netleştirmeleri gerekmektedir.

Demokratik Toplum Partisi’nin 28 Şubat’taki kongresinde alacağı kararlar ve bu kararların Türkiye ile dünya kamuoyuna yansımaları büyük önem taşımaktadır.

ANADOLU KARDEŞLİĞİ İÇİN…

Barışa olan inanç, bu topraklarda yaşayanların bugüne kadar hissettiğinden çok daha acil bir ihtiyaçtır.

26.02.2007

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.