
Ortadoğu’da Gerilim Tırmanıyor.. Riyad ve Hürmüz’de Yeni Saldırılar Devam Ediyor!
Yemen’de Husilerin Riyad Havalimanı’na saldırılarında can kayıpları artarken, Hürmüz yakınlarında iki ticari gemi daha hedef alındı.
Yemen’de Husilerin Riyad Havalimanı’na saldırılarında can kayıpları artarken, Hürmüz yakınlarında iki ticari gemi daha hedef alındı.
Türkiye, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kınadı; Ankara savunma desteği seçeneğini değerlendirirken saldırı amaçlı rolü dışlıyor.
Petrol varili 104 dolar çevresinde seyrederken, İran-ABD anlaşmazlığı ve gemi taşımacılığına yönelik tehditler enerji riskini canlı tutuyor.
RİYAD HAVALİMANINA SALDIRILARDA CAN KAYBI ARTTI
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre, Ortadoğu’da 12 Ekim itibarıyla öne çıkan gelişmeler Yemen’deki çatışmaların Suudi Arabistan’a taşınması ve Hürmüz Boğazı çevresinde ticari gemilerin hedef alınması oldu. İki cephedeki saldırılar, enerji taşımacılığı ve bölgesel güvenlik üzerindeki baskıyı artırdı.
Yemen’deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırıları üstlendi. Associated Press’in aktardığı bilgilere göre, 10 Ekim’deki saldırıda 12’den fazla kişi hayatını kaybetti, 300’ün üzerinde kişi yaralandı. Haber kaynaklarında ilk saldırıdaki can kaybına ilişkin rakamlar farklılık gösteriyor.
11 Ekim’de havalimanını hedef alan yeni bir saldırıda da bir kişinin öldüğü, 11 kişinin yaralandığı bildirildi. Saldırılar nedeniyle havalimanındaki uçuşlar aksarken bazı uluslararası havayolu şirketleri Riyad seferlerini iptal etti.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, saldırılara karşılık olarak Husilerin kontrolündeki Yemen bölgelerine hava saldırıları düzenledi. Husiler, 12 Ekim’de başkent Sana’daki Hamdan ve Thourah bölgelerinin de hedef alındığını öne sürdü. Suudi Arabistan yönetimi, bu son saldırı iddialarına ilişkin henüz açıklama yapmadı.
TÜRKİYE’DEN SUUDİ ARABİSTAN’A DESTEK MESAJI
Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan, Riyad Havalimanı’na yönelik saldırıları ortak açıklamayla kınadı. Dört ülke, saldırıların bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirterek Husilerden saldırıları durdurmalarını istedi. Açıklamada Suudi Arabistan’ın kendisini savunma hakkına destek verildi.
Dışişleri Bakanlığı da 11 Ekim’de yayımladığı açıklamada Riyad Havalimanı’nın yeniden hedef alınmasını kınadı. Ankara, sivil altyapının ve sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukuk ve insancıl hukuk ilkeleriyle bağdaşmadığını bildirdi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı açıklamasını aktaran Anadolu Ajansı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada Türkiye’nin Suudi Arabistan’a yönelik savunma desteği seçeneklerini değerlendirdiğini, ancak saldırı amaçlı operasyonlara katılmayacağını ve başka bir ülkeye saldırı amacıyla asker göndermeyeceğini belirtmişti.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında ortak savunma ve askeri koordinasyon görüşmeleri de sürüyor. Anlaşmanın uygulanma biçimi ve Türkiye’nin sağlayabileceği desteğin kapsamı, bölgedeki gelişmelere bağlı olarak şekillenecek.
HÜRMÜZ BOĞAZI ÇEVRESİNDE İKİ GEMİ HEDEF ALINDI
Hürmüz Boğazı çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırılar, enerji taşımacılığının güvenliği açısından yeni bir risk oluşturdu.
Associated Press’in 12 Ekim tarihli haberine göre, Umman açıklarında Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden MT Petro Dolphin adlı gemiye insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi. Gemide bulunan 11 Hintli mürettebattan ikisinin kaybolduğu bildirildi. Hindistan makamları, kayıp denizcilerin bulunması için Umman’la koordinasyon yürütüyor.
Marshall Adaları bayraklı MT Valthera adlı başka bir geminin de kimliği henüz belirlenemeyen bir mühimmatla vurulduğu ve gemide yangın çıktığı aktarıldı. Bu olayda can kaybı bildirilmedi. Saldırıların sorumluluğu bağımsız olarak doğrulanmış değil. Associated Press’in Hürmüz ve Yemen gelişmeleri haberi
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini artırma yönündeki açıklamaları da sürüyor. Tahran, kendi izni dışında kullanılan bazı deniz güzergâhlarını kapatma tehdidinde bulunurken, ABD ile deniz ablukası ve yaptırımlar konusunda anlaşmazlık devam ediyor.
Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının önemli bir bölümü Hürmüz üzerinden gerçekleştiriliyordu. Boğazdaki güvenlik sorunları, tankerlerin rotalarını ve sigorta koşullarını etkilerken enerji piyasalarında belirsizliği artırıyor.
PETROL FİYATLARI 104 DOLAR DÜZEYİNDE
Ortadoğu’daki çatışmalar enerji piyasalarında etkisini koruyor. Associated Press’in 12 Ekim tarihli piyasa haberinde Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 104,76 dolar düzeyinde verildi. Fiyatlar, İran savaşı ve Hürmüz’deki güvenlik risklerinin yanı sıra Rusya’dan petrol ürünleri tedarikine ilişkin gelişmelerden de etkileniyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’dan yüksek miktarda dizel yakıt alımına ilişkin açıklaması, piyasalarda arzın artabileceği beklentisini güçlendirdi. Ancak bu gelişme, Hürmüz’deki saldırıların ve bölgedeki askeri gerilimin enerji arzı üzerindeki etkisini ortadan kaldırmıyor.
Körfez ülkelerinin alternatif boru hatları ve ihracat güzergâhlarını kullanma çabaları sürüyor. Bununla birlikte deniz taşımacılığındaki güvenlik sorunları, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarının seyri, önümüzdeki günlerde askeri gelişmeler ve diplomatik temaslarla birlikte küresel arz beklentilerine bağlı olacak.
ABD’NİN İRAN’A YÖNELİK YAPTIRIMLARI SÜRÜYOR
Washington yönetimi, İran’ın petrol gelirlerini ve bu gelirlerin uluslararası finans sistemine aktarılmasında kullanıldığı belirtilen ağları hedef alan yaptırımlarını sürdürüyor.
ABD Hazine Bakanlığı, 8 Ekim’de İran petrolü ve petrokimya ürünlerinin taşınmasında kullanıldığını belirttiği 17 gemi ile bağlantılı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımlar açıkladı. Washington, bu ağların İran’ın petrol gelirlerini elde etmesini ve yaptırımları aşmasını kolaylaştırdığını savunuyor.
Yaptırımlar, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası ve iki ülke arasındaki diplomatik anlaşmazlıklarla birlikte değerlendiriliyor. İran ise Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ABD’nin abluka ve ekonomik baskı politikalarında değişiklik yapmasını istiyor.
Taraflar arasında deniz güvenliği, yaptırımların kaldırılması ve nükleer program konusunda kapsamlı bir anlaşmaya varıldığına ilişkin doğrulanmış yeni bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle diplomatik çözüm ihtimali sürse de çatışmanın sona erdiği söylenemiyor.
GAZZE’DE ATEŞKESİN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR
Gazze’de ateşkes düzenlemesine rağmen İsrail saldırıları devam ediyor. Reuters’ın 12 Ekim tarihli haberine göre, Gazze Şeridi’nin güneyinde düzenlenen bir İsrail hava saldırısında en az iki Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu bir silahlı kişiyi hedef aldığını belirtirken, yerel sağlık yetkilileri ölümleri doğruladı.
Bir önceki gece Han Yunus’un El-Mevasi bölgesinde bir çadırın hedef alındığı saldırıda da üç kişinin öldüğü bildirildi. İsrail, saldırıların Hamas mensuplarına yönelik olduğunu savunurken Hamas, ateşkes sürecini zayıflatan tarafın İsrail olduğunu ileri sürüyor. Tarafların açıklamaları arasındaki farklılıklar sürüyor.
Gazze’de ateşkesin uygulanması, yeniden imar süreci ve İsrail askerlerinin çekilmesine ilişkin başlıklar çözüme kavuşmuş değil. Yeni saldırılar, ateşkesin kalıcılığına yönelik soru işaretlerini artırıyor.
BÖLGESEL GÜNDEMDE ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR
12 Ekim itibarıyla Ortadoğu’da üç gelişme öne çıkıyor: Yemen’de Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ağır can kayıplarına yol açması, Hürmüz yakınlarında ticari gemilerin hedef alınması ve ABD-İran anlaşmazlığının enerji piyasaları üzerindeki baskıyı sürdürmesi.
Türkiye, Riyad’a yönelik saldırıları kınarken savunma desteğinin kapsamını değerlendiriyor. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları devam ediyor; ancak iki ülke arasında savaşı sona erdirecek yeni bir anlaşma doğrulanmış değil.








HABERE YORUM KAT