
Koçyiğit’ten ‘Okul Saldırıları’na Tepki.. Şiddet Artık Günlük Yaşamın Parçası!
DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Urfa ve Maraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, olayların münferit değil sistemsel olduğunu söyledi.
DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Urfa ve Maraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, olayların münferit değil sistemsel olduğunu söyledi.
Koçyiğit, şiddetin toplumsal olarak normalleştiğine dikkat çekerek hükümeti sorumluluk almaya çağırdı.
Koçyiğit, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelere de dikkat çekerek sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.
“ŞİDDET GÜNLÜK YAŞAMIN PARÇASI HALİNE GELDİ”
PolitiKARS’ın yerel kaynaklardan derlediği bilgilere göre; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kars’ta bir otelde düzenlediği basın toplantısında son günlerde Ş.Urfa ve K.Maraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
DEM Parti Eşbaşkanları Arzu Savaş Derman ve Ramazan Erkmen ile birlikte konuşan Koçyiğit, yaşananların münferit olaylar olarak görülemeyeceğini belirtti.
Koçyiğit, mevcut sistemin şiddeti beslediğini ve gençleri geleceksizliğe sürüklediğini ifade ederek, televizyonlarda şiddetin sürekli olarak yeniden üretildiğini ve toplumda normalleştirildiğini söyledi. Bu durumun, şiddetin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine yol açtığını vurguladı.
ARAŞTIRMA ÖNERGESİ AK PARTY OYLARIYLA REDDEDİLDİ
Koçyiğit, iki hafta önce “görsel şiddet” ve “dijital şiddet” konularına dikkat çekmek amacıyla Meclis’e araştırma önergesi sunduklarını hatırlattı. Televizyon dizileri ve filmler aracılığıyla şiddetin özendirildiğini ve olağanlaştırıldığını ifade ettiklerini belirten Koçyiğit, önergenin AK Party oylarıyla reddedildiğini söyledi.
Yaşanan son olayların bu uyarıları doğrular nitelikte olduğunu dile getiren Koçyiğit, “Sırf muhalefet dile getirdi diye önerileri reddetmek çözüm değil” dedi.
“OKULLAR GÜVENLİ ALAN OLMALI”
K.Maraş ve Siverek’te yaşanan olayların derin bir üzüntü yarattığını ifade eden Koçyiğit, okulların çocuklar için en güvenli alanlar olması gerektiğini söyledi. Bir ebeveyn olarak yaşadığı kaygıyı da paylaşan Koçyiğit, eğitim kurumlarının şiddet ortamına dönüşmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Sorunun yalnızca güvenlik önlemlerini artırarak çözülemeyeceğini belirten Koçyiğit, çocukların üstün yararını esas alan, özgürlükçü ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Okulların “karakol mantığıyla” yönetilmesine karşı çıkan Koçyiğit, çözümün daha geniş bir toplumsal mutabakatla bulunabileceğini ifade etti.
“SİLAHLANMA VE ŞİDDET KÜLTÜRÜYLE MÜCADELE ŞART”
Koçyiğit, ülkede kontrolsüz silahlanmanın önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, dijital ve görsel şiddeti sınırlayacak politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Eğitim kurumlarının yeniden güvenli alanlar haline getirilmesi için tüm kesimlerin ortak bir yol haritası oluşturması gerektiğini söyledi.
Meclis’te bu konuda ortak bir araştırma komisyonu kurulması yönünde uzlaşı sağlandığını hatırlatan Koçyiğit, suça sürüklenen çocuklara ilişkin mevcut komisyonun verilerinden de yararlanılacağını ifade etti.
“SORUMLULUK SADECE FAILDE DEĞİL”
Yaşanan olayların öngörülebilir olduğunu savunan Koçyiğit, sorumluluğun yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlı olmadığını belirtti. Sistemsel sorunlara işaret eden Koçyiğit, hükümetin siyasi sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Her şeyi siyaset üstü göstererek sorunlardan kaçamayız” diyen Koçyiğit, çözüm için açık ve sorumlu bir yaklaşım gerektiğini söyledi.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA YENİ GELİŞMELER
Koçyiğit, uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan Gülistan Doku dosyasına ilişkin de önemli gelişmeler yaşandığını belirtti. Dosyanın yeniden açılmasını olumlu bir adım olarak değerlendiren Koçyiğit, yıllardır sürdürülen mücadelenin sonuç vermeye başladığını ifade etti.
Gülistan Doku’nun kaybolduğu ilk günden itibaren konunun takipçisi olduklarını hatırlatan Koçyiğit, olayın aydınlatılmamasında kamu kurumlarının sorumluluğu olabileceğine dikkat çekti. Küçük bir kentte, yoğun kamera sistemlerine rağmen bir üniversite öğrencisinin kaybolmasının şüphe uyandırdığını söyledi.
“TÜM DOSYALARIN TAKİPÇİSİYİZ”
Koçyiğit, yalnızca Gülistan Doku dosyasının değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyalarının da takipçisi olduklarını belirtti. Üstü kapatılmak istenen tüm olayların aydınlatılması için mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.
Ailelerin kararlı mücadelesinin önemine dikkat çeken Koçyiğit, hakikatin ancak ısrarlı bir takip ve toplumsal duyarlılıkla ortaya çıkabileceğini ifade etti.


HABERE YORUM KAT