
Hürmüz Boğazı’nda Kritik Eşik.. İran’dan Sert Mesaj, ABD’den Karşılık!
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonların ardından Ortadoğu’da tansiyon kritik eşiğe ulaştı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonların ardından Ortadoğu’da tansiyon kritik eşiğe ulaştı.
Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunurken, Washington önleyici operasyonlarını sürdürdüğünü açıkladı.
Karşılıklı açıklamalar ve askeri hamleler bölgesel güvenliği, enerji arzını ve küresel piyasaları doğrudan etkiliyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN STRATEJİK RESTLEŞME
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan askeri gerilim, kısa sürede bölgesel güvenlik krizine dönüştü. İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebari, Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını ve geçiş yapmak isteyen gemilere müdahale edileceğini açıkladı.
Cebari, yalnızca askeri hedeflerin değil, enerji sevkiyatının da risk altında olduğunu belirterek petrol boru hatlarının hedef alınabileceğini dile getirdi. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, dünya enerji güvenliğinin en kritik dar geçitlerinden biri olarak kabul ediliyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatı da büyük ölçüde bu hat üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak herhangi bir kesinti, küresel enerji piyasalarında zincirleme etki yaratma potansiyeline sahip.
İran Devrim Muhafızları Ordusu ayrıca ABD müttefiklerine ait Athe Nova isimli petrol tankerinin iki insansız hava aracıyla vurulduğunu duyurdu. Tankerin saldırı sonrası alev aldığı ve yangının sürdüğü bildirildi. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı’ndaki riskin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını gösteren somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
ABD’DEN “ÖNLEYİCİ OPERASYON” VURGUSU
Washington yönetimi ise operasyonların İran’dan gelebilecek olası saldırıları engelleme amacı taşıdığını savunuyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran Donanması’na yönelik saldırılara ilişkin görüntüler paylaşarak Umman Körfezi’nde bulunan İran’a ait 11 geminin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
28 Şubat’ta başlatılan ve “Epic Fury Operasyonu” olarak adlandırılan harekât kapsamında bugüne kadar bin 250’den fazla hedefin vurulduğu bildirildi. CENTCOM ayrıca İran’ın misilleme saldırılarında hayatını kaybeden ABD askerlerinin sayısının 6’ya yükseldiğini duyurdu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, operasyonun “yakın tehdit” gerekçesiyle başlatıldığını belirtti. Rubio, İran’ın İsrail’e yönelik saldırılara karşılık olarak bölgedeki ABD üslerini hedef alabileceği yönünde istihbarat bulunduğunu ifade etti. Kara harekâtının şu aşamada gündemde olmadığını söyleyen Rubio, bununla birlikte tüm seçeneklerin masada olduğunu kaydetti.
TRUMP’TAN SERT MESAJLAR
ABD Başkanı Donald Trump da operasyonların planlanandan daha hızlı ilerlediğini açıkladı. İran’ın askeri kapasitesine yönelik ciddi darbe vurulduğunu savunan Trump, gerekirse kara birliklerinin devreye alınabileceğini söyledi.
Trump ayrıca 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan çekilme kararını savunarak, bu adımın İran’ın nükleer silah edinmesini engellediğini iddia etti. İran’ın farklı bölgelerde gizli nükleer faaliyet yürüttüğüne dair istihbarat aldıklarını belirten Trump, operasyon kararının bu değerlendirmeler doğrultusunda alındığını ifade etti.
TAHRAN’DAN MİSİLLEME SİNYALİ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ana karasına erişimleri olmadığını ancak bölgedeki ABD askeri üslerinin İran’ın erişim alanında bulunduğunu belirterek bu üslerin “meşru hedef” olduğunu söyledi. Arakçi, İran’ın saldırılara karşılık vermesinin kaçınılmaz olduğunu savundu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise hastane ve okulların hedef alındığını iddia ederek bunun uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu dile getirdi. İran yönetimi, dini liderin hayatını kaybetmesini ülke için büyük bir kayıp olarak tanımlarken, bunun yalnızca siyasi değil aynı zamanda bölgesel sonuçları olacak bir gelişme olduğunu vurguladı.
İran genelinde yüz binlerce kişi meydanlara çıkarak ABD ve İsrail’i protesto etti. Başkent Tahran’daki gösterilerde saldırılarda hayatını kaybedenler için anma törenleri düzenlendi.
İSRAİL VE LÜBNAN CEPHESİNDE TIRMANIŞ
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’ın kamu yayın kuruluşunun Tahran’daki merkezini hava saldırısıyla hedef aldığını açıkladı. Açıklamada, söz konusu kurumun propaganda faaliyetlerinde bulunduğu öne sürüldü.
Lübnan Sağlık Bakanlığı ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 52’ye, yaralıların sayısının ise 150’yi aştığını bildirdi. Bu gelişmeler, çatışmanın İran sınırlarıyla sınırlı kalmadığını ve bölgesel bir boyut kazandığını ortaya koyuyor.
NATO VE AVRUPA’NIN POZİSYONU
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO’nun İran’a yönelik saldırılara doğrudan katılma planı olmadığını açıkladı. Operasyonun ABD ve İsrail tarafından yürütüldüğünü belirten Rutte, Avrupa’da İran’ın nükleer ve balistik kapasitesine yönelik kaygıların sürdüğünü ifade etti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise ülkesinin saldırılara katılmadığını ve hava bombardımanıyla rejim değişikliği sağlanacağına inanmadıklarını söyledi. Askeri adımların hukuki dayanak ve uygulanabilir strateji gerektirdiğini vurgulayan Starmer, diplomatik çözüm çağrısını yineledi.
KÖRFEZ’DE ASKERİ HAREKETLİLİK
Yunanistan’a ait dört F-16 savaş uçağı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki Andreas Papandreou Hava Üssü’ne konuşlandırıldı. Katar Savunma Bakanlığı ise İran’a ait iki Su-24 savaş uçağının düşürüldüğünü ve yedi balistik füzenin imha edildiğini açıkladı.
Irak’ın başkenti Bağdat’ta ise ABD Büyükelçiliği’nin bulunduğu Yeşil Bölge’ye yürümek isteyen protestocular ile güvenlik güçleri arasında yaşanan arbedede 15 kişi yaralandı.
SINIRDA TIR KUYRUĞU VE EKONOMİK ETKİ
Bölgesel gerilim, ticaret ve lojistik akışını da etkiliyor. Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Esendere Gümrük Kapısı’nda işlemlerin yavaşlaması nedeniyle yaklaşık 2 kilometrelik TIR kuyruğu oluştu. Sürücüler günlerdir beklediklerini ve temel ihtiyaçlara erişimde güçlük yaşadıklarını ifade ediyor.
Küresel ölçekte ise enerji ve emtia piyasalarında sert dalgalanmalar gözleniyor. Petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket hızlanırken, yatırımcıların güvenli liman olarak altın ve gümüşe yöneldiği belirtiliyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak olası bir kesintinin yalnızca bölgesel değil, küresel ekonomik istikrarı da sarsabileceğine dikkat çekiyor.
Taraflardan gelen sert açıklamalar ve sahadaki askeri gelişmeler, krizin kısa vadede diplomatik zemine taşınmasının zor olduğunu gösteriyor. Bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu süreçte, Hürmüz Boğazı merkezli enerji güvenliği ve askeri caydırıcılık tartışmaları uluslararası gündemin ilk sıralarındaki yerini koruyor.


HABERE YORUM KAT