
'Gülistan Doku Soruşturması'nda Yeni Gelişme.. Çok Ciddi Deliller Var!
..
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında yeni delillerin ortaya çıktığı açıklandı.
Ailenin avukatı Ali Çimen, soruşturmanın kritik bir aşamaya geldiğini belirterek, kamuoyuna “Gülistan Doku nerede?” sorusunu sormaya devam etme çağrısı yaptı.
YENİ GELİŞME
PolitiKARS’ın MA'dan derlediği bilgilere göre; Tunceli’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. Aradan geçen 2 bin 237 güne rağmen dosyada somut bir sonuca ulaşılamadı. Kaybolduğu gün başlatılan arama çalışmalarında, genç kadının cep telefonu Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü’nde bulunmuştu. Ancak o tarihten bu yana yürütülen soruşturma, aile ve kadın örgütlerinin tüm ısrarına rağmen ilerleme kaydetmedi.
Dosyanın avukatı Ali Çimen, soruşturmanın başından bu yana örtbas edilmeye çalışıldığını savundu. Çimen’e göre, dosyada intihar iddiası üzerinden bir senaryo kurgulandı ve soruşturma bu çerçevede yönlendirildi.
KURMACA BİR SENARYO İDDİASI
Ali Çimen, Gülistan Doku’nun suda intihar ettiği yönünde oluşturulan iddianın delillere dayanmadığını belirtti. Genç kadının 220 gün boyunca Dinar Köprüsü altındaki baraj gölünde arandığını hatırlatan Çimen, arama çalışmalarının üç kez durdurulup yeniden başlatıldığını söyledi.
Dosyada intiharı destekleyen herhangi bir somut delil bulunmadığını ifade eden Çimen, bilirkişi raporunun da köprüden suya düşen bir nesne tespit edilmediğini ortaya koyduğunu aktardı. Buna rağmen soruşturmanın “insan öldürme” kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle dosyada ilerleme sağlanamadığını dile getirdi.
SAVCI DEĞİŞTİ, SORUŞTURMA DERİNLEŞTİ
Soruşturma sürecinde üç başsavcının değiştiğini, dosyaya bakan savcının ise yaklaşık beşinci savcı olduğunu belirten Çimen, mevcut savcının dosyayı daha kapsamlı ele aldığını söyledi. Delillerin toplandığını ifade eden Çimen, ancak altı yıldır sürüncemede bırakılan bir dosyada tutuklama kararı olmadan iyimser konuşmanın mümkün olmadığını vurguladı.
Avukat Çimen, bugüne kadar dosyada atılan adımların çoğunun ailenin, kadın kurumlarının ve baroların ısrarıyla gerçekleştiğini belirtti. Yeni savcıyla birlikte bazı taleplerin karşılanmaya başlandığını aktaran Çimen, gizlilik kararının kalkmasının ardından tüm sürecin ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.
ELİMİZDE ÇOK CİDDİ DELİLLER VAR
Dosyada önemli gelişmeler yaşandığını söyleyen Çimen, bazı kişilerin kendilerine ulaştığını ve örtbas sürecinde rol aldıklarını beyan ettiklerini öne sürdü. Bu kişilerin soruşturmanın kendilerine yöneldiğini fark ettikten sonra daha az ceza alma amacıyla iletişime geçtiğini iddia etti.
Soruşturmanın son bir buçuk yıldır gizli yürütüldüğünü hatırlatan Çimen, bu durumun kamuoyuna açıklama yapmayı ve delilleri tartışmayı sınırladığını söyledi. Ancak dosyada “çok ciddi deliller” bulunduğunu vurgulayarak, gizlilik kararının kalkmasının ardından kamuoyunun bu delilleri göreceğini dile getirdi.
İSİMLER KAMUOYUNA AÇIKLANABİLİR
Dosyada tutuklama kararı beklediklerini belirten Çimen, etkin bir soruşturma yürütülmesinin temel koşulunun bu olduğunu savundu. Gizlilik nedeniyle bazı isimleri açıklamadıklarını ifade eden Çimen, bir süre sonra bu isimlerin kamuoyuyla paylaşılabileceğini söyledi.
Bir buçuk yıldır bazı bilgilerin ellerinde bulunduğunu ancak dosyaya zarar gelmemesi için açıklamadıklarını belirten Çimen, toplumun bu süreci bilmeye hakkı olduğunu kaydetti.
BİRDEN FAZLA KİŞİ İDDİASI
Elde edilen delillerin, Gülistan Doku’nun bir olaya tanıklık etmiş olabileceğine işaret ettiğini öne süren Çimen, kaybolma olayında birden fazla kişinin rol almış olabileceğini söyledi. Çok sayıda kişinin olay hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen sustuğunu iddia eden Çimen, tutuklamaların bir an önce gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.
DOSYA KRİTİK AŞAMADA
Ali Çimen, aile, avukatlar ve “Gülistan Doku nerede?” diye soran üniversite öğrencilerinin zaman zaman baskı altında bırakıldığını belirtti. Buna karşın ailenin mücadelesi, kadın kurumlarının sahiplenmesi ve basının ilgisi sayesinde dosyanın gündemde kaldığını söyledi.
Soruşturmanın kritik bir aşamaya geldiğini vurgulayan Çimen, toplumsal dayanışmanın ve kamuoyu baskısının bu süreçte belirleyici olacağını ifade etti.
“Artık faillerin yargılanması aşamasına geçiyoruz” diyen Çimen, kamuoyuna şu çağrıda bulundu: “Tam da bu noktada ‘Gülistan Doku nerede?’ diye sormaya devam edelim.”





HABERE YORUM KAT