1. HABERLER

  2. Ciwan Haco: Birlikte Şarkı Söyleyelim
Ciwan Haco: Birlikte Şarkı Söyleyelim

Ciwan Haco: Birlikte Şarkı Söyleyelim

Türk sanatçıları ile Türkiye'de sahne alıp barış ve kardeşlik mesajları vermeye hazırım.

A+A-
Türk sanatçıları ile Türkiye'de sahne alıp barış ve kardeşlik mesajları vermeye hazırım. Buradan Sezen Aksu’ya sesleniyorum. Birlikte şarkı söyleyelim.
İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen 1. Basel Kürt Kültür Haftası çerçevesinde geçtiğimiz cuma günü eski DTP milletvekili Aysel Tuğluk ile Kürt sorunundaki son gelişmeleri tartışmak üzere bir panele katıldık. Bu vesileyle Kürt diasporasının penceresinden son gelişmelere nasıl bakıldığını az çok öğrendim. Bunları köşemde değerlendireceğim ama şimdiden özetle şunu söyleyebilirim. Avrupa’nın sunduğu göreceli özgürlük ortamında PKK’nin varlığı ve etkinliği net olarak hissediliyor. (Tanıdığım bazı insanlar A veya B Derneği adı altında olsa dahi örgütün içinde birebir yer aldıklarını rahatça açıklayabiliyordu) Ve herkes ısrarla barış istiyor.
 
İsviçre-Kürt Kardeşlik Derneği (SKG) ve İsviçre Kürt Dernekleri Federasyonu (FEKAR) tarafından düzenlenen etkinlikler Basel ve çevresinde yaşayan binlerce Kürt için tarihlerini, kültürlerine bir hafta boyunca ziyaret etme fırsatı verdi. Siyaset, müzik, mutfak her şey vardı. Coşku boldu ama hüzün de öyle. Bizleri izlemeye gelen insanların birçoğu siyasi sürgündü. Hikâyeleri acı doluydu. İşkence, zülüm, hapis ve memleket hasreti. Neyse ki bu yaralarını kederlerini bir kaç saatliğine dahi olsa Ciwan Haco’nun cumartesi gecesi verdiği muhteşem konserde kenara itebildiler. "Diyarbekir" "Oy Dilbere" ve "Sıba” gibi klasiklerle izleyicileri mest eden Ciwan tam formundaydı. Ancak daha kendisi çıkmadan yüzlerce Kürt sahneye ilk alan Koma Car Newa’nın şarkıları eşliğinde çoktan coşmuş halay çekiyorlardı. Koma Amed’in eski elemanları Süleyman Gültekin ve Serhat Karakaş tarafından kurulan grubu ancak yurtdışında dinleyebilirsiniz zira onlar da sürgünde (gerçi Karakaş artık Türkiye’ye gidip gelebiliyor). Bu arada bizde Ciwan’ı sahneye çıkmadan yakalayıp kısa da olsa bir mülakat yapalım dedik. O da bizi kırmadı. (Gerçi biraz tuhaf oldu çünkü İngilizce konuşmak zorunda kaldık). Mardin asıllı Ciwan Haco ile ilk kez tanışıyordum ama rahatlıkla şunu söyleyebilirim. Sıkı bir İstanbul hayranı olan Ciwan hakikaten süper bir insan. Mütevazı, sevecen, komik ve deli dolu. Sesi de sakin ama güçlü bir nehir gibi. Akıyor ve akıyor...
 
AKP’nin Kürt açılımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Batman’da 2003 yılında verdiğiniz tarihi konserden bu yana sizce olumlu yönde gelişmeler yaşandı mı?
 
Evet kesinlikle yaşandı ama elbet de yeterli değil. Bir TRT Şeş ile bitmiyor iş. Ama ben AK Parti’nin ve Tayyip Erdoğan’ın bu sorunu samimi olarak çözmek istediğini inanıyorum. Ama savaştan beslenen taraflar var ve barışı onlar istemiyorlar. Aslında Türk devleti barışı istese barışa ulaşmak hiç de zor olmaz. Kürt halkı kandan şiddetten bıktı. Her iki tarafta bıktı. Aşk, barış ve özgürlük istiyor herkes.
 
Yani hükümet ve devlet arasında fark var diyorsunuz?
 
Tabi ki var. Sizde bunu biliyorsunuz.
 
Peki ne yapılması gerekiyor? Formül nedir?
 
Birincisi PKK realitesinin kabul edilmesi gerekiyor. PKK ile masaya oturulması gerekiyor. PKK Kürt halkının bir parçası. Kürt halkını ve taleplerini yok sayan çözümler çözüm değil. Türkiye’de 20 milyonu aşan Kürt var. Müthiş bir enerjileri var. Asimilasyon politikaları artık yürümüyor. Federasyon veya otonomi bence makul formüller. Hiç kimse bağımsızlıktan söz etmiyor artık. Tam tersi Kürtler Türkler ile birlikte yaşamak istiyorlar. Ve sadece Türkiye’dekilerden bahsetmiyorum. Iraklı ve Suriyeli Kürtler için de aynı durum geçerli. Zira onlar yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olarak yaşadılar. Yüzleri hep Türklere dönüktü Araplara değil.
 
Kürt halkının bir kısmı için söyledikleriniz geçerli olabilir ama Türk kamuoyu hiç bir şekilde PKK veya Öcalan ile masaya oturulmasını kabul etmez. Sözünü ettiğiniz devlet de etmez. En azından alenen edemez. Hükümet için de böyle bir şey siyasi intihar olur…
 
Bir zamanlar Yaser Arafat ile İsraillilerin aynı masaya oturacağı da hayal gibi geliyordu insanlara. Tamam, PKK ile olmasın DTP ile olsun. Ama DTP’yi de kapattılar. Son günlerde yaşanan gelişmeler AK Parti’nin de samimiyetini tartışmalı hale getirdi.
 
İlle Federasyon veya otonomi mi gerekiyor? Avrupa Birliği’ne tam üyeliği hak kazanmış standartlarda bir demokrasiye sahip bir Türkiye Kürtlerin de taleplerini karşılayan bir Türkiye sayılamaz mı?
 
Evet, neden olmasın? Avrupa Birliği’ne üye bir Türkiye gerçekten şahane olur. Yeter ki herkes özgür olsun.
 
Bir sanatçı olarak sizlere de biraz iş düşmüyor mu? Özellikle bu son günlerde yaşadığımız gergin ortamda sizin söyleyecekleriniz tansiyonu düşürmeye yardımcı olamaz mı?
 
Olur tabii. Ben kendi adıma ne gerekirse yaparım. Türk sanatçıları ile Türkiye’de sahne alıp barış ve kardeşlik mesajları vermeye hazırım. Buradan Sezen Aksu’ya sesleniyorum. Birlikte şarkı söyleyelim. İstanbul’da, Diyarbakır’da. Ama Sezen ile olması da ille gerekmiyor. Ermenisi ile de Çerkesiyle de herkes ile şarkı söylerim her dilde şarkı söylerim. Yeter ki dürüst olalım ve onlar gerçek Ciwan Haco’yu kabul etsinler. Bu yüz yıllık bir savaş, dünün savaşı değil ve artık bitsin.
 
Peki, TRT Şeş’e çıkar mıydınız?
 
Davet ederlerse memnuniyetle çıkarım. Barışa bir faydası olacaksa neden çıkmayım ki: Ama onlar beni isterler mi ki?
 
Farz edelim davet ettiler ama ‘radikal içerikli şarkı söylemeyeceksin’ dediler, yine de çıkar mıydınız?
 
Bakın barışa katkısı olacaksa eğer, buna dahi hazırım. Olabilir. Bakın ben de gençliğimde deli doluydum, çok radikal şarkılar söylüyordum, Kürtlerin yaşadığı zulmü dillendiriyordum. Kürtler haklarını aramaya devam edecektir ve etmeli. Ama bunun yolu silah, savaş, kavga değil. 52 yaşındayım ve baba olduktan sonra evlat kaybetmenin nasıl bir acı olabileceğini daha iyi anladım. Şimdi iki kızım var. Biri on yaşında adı Lorin, diğeri de sekiz yaşında onun da adı Roza. Onlar hayata bakışımı radikal biçimde değiştirdiler.
 
Kızlar Kürtçe biliyorlar mı?
 
Anneleri İzlandalı ama takır takır Kürtçe konuşuyorlar. Ben öğrettim. Aslında şartlar farklı olsaydı ailem ile birlikte İstanbul’a gelip yerleşmeyi çok arzu ederdim. İstanbul şahane bir şehir. Günlük yaşamımda alkol tüketmiyor olsam dahi Boğaz’da rakı balık çok hoşuma gidiyor. Terk etmek zorunda kalmış olsak dahi Türkiye atalarımın toprakları. Hala Mardin’de köyde evimiz var. Bir de şu var Türkler de Kürtleşti.
 
Nasıl yani?
Onlar  inatçılığı taş kafalılığı bizlerden öğrendiler herhalde!
 
Biraz klasik olacak ama Türkiye’de hangi sanatçıları beğeniyorsunuz?
 
Birçok sanatçıyı beğeniyorum ancak ruh halime göre durum değişiyor. İlle de bir isim vermem gerekirse Cem Karaca ve Arif Sağ. Bir de Hülya Avşar’a gerçekten insan olarak çok hayranım. Beni iki defa programına çıkardı. Yürekli ve dürüst bir kadın.
 
Müzik kariyeriniz nasıl gidiyor?
 
2006 da çıkardığım son albüm’üm ‘Off’dan beri daha çok konserlerle uğraştım. Ama yeni bir albüm yapmayı planlıyorum. Bakalım nasıl olacak?
 
Ya satışlar?
Onları hiç sormayın. İnternet bizleri mahvetti. Ama ne yapalım. O da bir realite.
 
Batman konseriniz kariyerinizin pik noktasını olduğunu kabul ediyor musunuz?
 
Ediyorum. Benim için unutulmaz bir tecrübeydi. Her sanatçıya iki yüz bin kişi toplamak nail olmaz. Öyle bir şey hayatta ancak bir kere yaşanır. Ben çok şanslı bir adamım.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar PolitiKARS.com tarafından onaylanmamaktadır.