
Bölgesel Kriz Derinleşiyor.. 13. Gününe Giren Savaş Ekonomiyi de Vuruyor!
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, bölgede tırmanan krizin ekonomik boyutuna dair ilk çarpıcı verileri paylaştı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, bölgede tırmanan krizin ekonomik boyutuna dair ilk çarpıcı verileri paylaştı.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı 28 Şubat’tan bu yana yürüttüğü askeri operasyonlar 12’nci gününe girerken, çatışmaların sadece ilk altı günlük maliyetinin 11,3 milyar dolardan fazla olduğu tahmin ediliyor.
Bu rakam, bölgedeki askeri hareketliliğin sadece mühimmat ve operasyonel giderlerini yansıtırken, dolaylı maliyetlerin tabloyu çok daha ağırlaştırabileceği öngörülüyor.
KAPALI OTURUMDA MİLLETVEKİLLERİNE SUNULDU
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; The New York Times ve NBC News gibi uluslararası medya kuruluşlarının Pentagon kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, söz konusu mali rapor geçtiğimiz salı günü Kongre üyelerine kapalı bir toplantıda sunuldu. Raporda yer alan 11,3 milyar dolarlık devasa tutarın, sıcak çatışma öncesinde gerçekleştirilen askeri teçhizat sevkiyatı ve personel konuşlandırma gibi hazırlık maliyetlerini kapsamadığı öğrenildi. Bu durum, sahadaki gerçek harcamanın açıklanan resmi tahminlerin çok daha üzerinde olduğuna işaret ediyor.
BÖLGESEL KRİZ VE STRATEJİK RİSKLER
Tahran yönetiminin İsrail’in yanı sıra orta doğu ve Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırıları, krizi kontrol edilmesi güç bir boyuta taşıdı. 12 gündür süren çatışmalar sadece askeri cephede kalmayıp, deniz taşımacılığı güzergahlarını, küresel enerji piyasalarını ve sivil altyapıyı da doğrudan etkiliyor. Bölgedeki liman trafiği ve enerji akışı ciddi aksamalarla karşı karşıya kalırken, çatışmaların kara yolu taşımacılığına etkisi ve TIR trafiğindeki duraksamalar lojistik zincirde kırılmalara yol açıyor.
GENİŞ ÇAPLI ÇATIŞMA RİSKİ KAPIDA
Bölge genelinde yayılan bu gerilim, mülteci/göçmen hareketliliğini tetikleme potansiyeliyle de komşu ülkeleri alarm durumuna geçirmiş durumda. Pentagon yetkilileri, askeri harcamaların yanı sıra sivil altyapıdaki tahribatın ve enerji arz güvenliğinin bozulmasının küresel ekonomiye faturasının henüz tam olarak hesaplanamadığını vurguluyor.



HABERE YORUM KAT