İran ile ABD arasındaki çatışmalarda yeni saldırıların ardından askeri gerilim sürerken, Washington büyük çaplı operasyonların tamamlandığını ancak çatışmaların yeniden alevlenebileceğini bildirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişleri düşük seviyede kalırken, İran’a yönelik yaptırımlar ve petrol ihracatına uygulanan baskının Tahran ekonomisi üzerindeki etkileri daha belirgin hale geldi.
Enerji piyasalarında çatışma riskinin etkisiyle petrol fiyatları haftalık bazda sert yükselişe yönelirken, Washington ile Tahran arasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin somut bir gelişme açıklanmadı.
ASKERİ SALDIRILARIN ARDINDAN GERİLİM SÜRÜYOR
ABD ordusunun 1 ve 2 Eylül’de İran’daki hava savunma sistemleri, radar tesisleri, deniz unsurları, mayın döşeme kapasitesi ve askeri iletişim merkezlerine yönelik saldırılarının ardından taraflar arasındaki çatışmalar yeniden yoğunlaştı.
ABD yönetimi son saldırı dalgasındaki büyük çaplı operasyonların tamamlandığını açıklarken, Başkan Yardımcısı JD Vance çatışmanın tamamen sona ermediğini ve karşılıklı saldırıların yeniden yaşandığını söyledi. Vance, Washington’ın İran’la görüşmek için Tahran’ın gemilere yönelik saldırılarını durdurması gerektiği yönündeki tutumunu yineledi.
İran kaynaklarına göre bu haftaki ABD saldırılarında en az 13 İran askeri hayatını kaybetti. Tasnim Haber Ajansı, ölenler arasında düzenli ordu personeli, pilotlar ve Devrim Muhafızları mensuplarının bulunduğunu bildirdi. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre İran makamları, 30 Ağustos ile 2 Eylül arasındaki saldırılarda 18 sivilin öldüğünü ve 142 kişinin yaralandığını açıkladı.
HÜRMÜZ’DE GEMİ GEÇİŞLERİ DÜŞÜYOR
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiği 4 Eylül itibarıyla düşük seviyede seyrediyor.
Reuters’ın denizcilik verilerine dayandırdığı habere göre Perşembe günü boğazdan yalnızca 4 emtia gemisi geçti. Bu sayı bir gün önce 9 olarak kaydedilirken, geçişlerin son 10 günlük ortalamanın da altında kaldığı bildirildi.
ABD yönetimi, boğazdan geçen gemi sayısı ve petrol miktarının arttığını savunurken, ticari gemi takip verileri daha sınırlı bir deniz trafiğine işaret ediyor. Gemi takip sistemlerinin kapatılması da Hürmüz’deki gerçek geçiş miktarının belirlenmesini güçleştiriyor.
TANKER SALDIRILARI DENİZ GÜVENLİĞİNİ GÜNDEMDE TUTUYOR
1 Eylül’de Hürmüz Boğazı’nda Suudi petrolü taşıyan iki süper tankerin kimliği belirlenemeyen mühimmatla hedef alınmasının ardından deniz güvenliği riskleri devam ediyor.
2 Eylül’de ise Suudi Arabistan, Bahri şirketine ait bir petrol tankerine yönelik saldırıda iki denizcinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Riyad, saldırıdan İran’ı sorumlu tutarken Tahran’dan konuya ilişkin farklı bir açıklama geldi.
Bu gelişmelerin ardından bazı tanker işletmecileri ve enerji şirketleri Hürmüz güzergâhındaki seyrüsefer risklerini yeniden değerlendirmeye başladı.
PETROL FİYATLARINDA HAFTALIK SERT YÜKSELİŞ
İran ile ABD arasındaki askeri gerilimin yeniden artması enerji piyasalarına da yansıdı.
Reuters’ın 4 Eylül tarihli piyasa verilerine göre petrol fiyatları haftayı yüzde 6’nın üzerinde yükselişle kapatmaya yöneldi. Yükselişte Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat riskleri ve Ortadoğu’daki enerji arzına ilişkin belirsizlik etkili oldu.
Petrol fiyatları 3 Eylül’de de altı haftanın en yüksek seviyelerine çıkmış, Brent petrolün varil fiyatı 97 doların üzerine yükselmişti.
YAPTIRIMLAR VE PETROL ABLUKASI İRAN EKONOMİSİNİ ZORLUYOR
ABD’nin İran petrol ihracatını ve yaptırım ağlarını hedef alan ekonomik baskısı Tahran’ın gelir kaynakları üzerinde etkisini sürdürüyor.
Reuters’ın 3 Eylül tarihli haberine göre İran’ın ham petrol yüklemeleri ağustos ayında günlük yaklaşık 260 bin varile kadar geriledi. Bu miktar, bir yıl önceki yaklaşık 1,7 milyon varillik günlük seviyenin oldukça altında kaldı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın toplam ticaret hacminde yüzde 25 ila yüzde 35 arasında gerileme yaşandığını belirttiği, ithalatın ise daha fazla etkilendiği bildirildi. İran riyalinin dolar karşısında 2,2 milyon seviyesinin üzerine gerilediği, yıllık ortalama enflasyonun ise yüzde 69,9 olarak açıklandığı aktarıldı.
ABD yönetimi, İran’la ticari ve finansal ilişkilerini sürdüren kişi ve kuruluşları hedef alan ikincil yaptırım politikasını sürdürürken, Tahran ekonomik baskının ülkenin siyasi ve askeri tutumunu değiştirmeyeceğini savunuyor.
DİPLOMASİDE YENİ BİR MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLAMADI
Askeri saldırıların yeniden başlamasının ardından Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslara ilişkin yeni bir anlaşma veya doğrudan müzakere süreci açıklanmadı.
İran yönetimi daha önce ABD’nin mevcut mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerine dönmesi gerektiğini belirtirken, Washington ise Tahran’ın deniz taşımacılığına yönelik saldırılarını durdurmasını müzakere için temel koşullardan biri olarak öne çıkarıyor.
4 Eylül itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki düşük gemi trafiği, taraflar arasındaki karşılıklı askeri açıklamalar ve İran ekonomisi üzerindeki yaptırım baskısı bölgedeki gelişmelerin başlıca gündemini oluşturuyor.