İran ile ABD arasında yürütülen diplomatik temaslar sürerken, nükleer program ve bölgesel güvenlik başlıkları yeniden küresel gündemin merkezine yerleşti.
İran yönetimi dini lider Mücteba Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin ilk resmi açıklamayı yaparken, ABD Başkanı Donald Trump müzakerelerde ilerleme sağlandığını açıkladı.
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; İsrail, ABD ve İran arasında yürütülen diplomatik süreçte Hürmüz Boğazı, nükleer program ve bölgesel normalleşme başlıkları öne çıktı.
İRAN’DAN HAMANEY’E İLİŞKİN İLK RESMİ AÇIKLAMA
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hossein Kermanpour, uzun süredir sağlık durumuna ilişkin tartışmaların sürdüğü İran dini lideri Mücteba Hamaney’in şubat ayında gerçekleşen İran-ABD saldırılarında yaralandığını doğruladı. Açıklama, İran kamuoyunda ve uluslararası diplomasi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
İran’da 28 Şubat’ta İsrail ve ABD saldırılarında dini lider Ali Hamaney’in yaşamını yitirmesinin ardından yerine oğlu Mücteba Hamaney getirilmişti. Ancak yeni dini liderin uzun süredir kamuoyu önüne çıkmaması çeşitli iddiaları beraberinde getirmişti. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in daha önce Hamaney’in ağır yaralandığı ve uzuv kaybı yaşadığı yönündeki açıklamaları ise tartışmaları büyütmüştü.
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Kermanpour, Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin yaptığı açıklamada yaralanmaların “yüzeysel” olduğunu söyledi. Kermanpour, Hamaney’in yüz, kafa ve bacak bölgelerinde hafif yaralanmalar bulunduğunu, herhangi bir ciddi tıbbi sorunun oluşmadığını belirtti. Açıklamada, “Bir iki dikiş dışında özel bir işlem gerekmedi” ifadeleri kullanıldı.
Kermanpour ayrıca Hamaney’in saldırının yaşandığı gün yerel saatle 13.00 sıralarında hastaneye getirildiğini ifade etti. Ancak güvenlik gerekçesiyle hastanenin adı açıklanmadı.
TRUMP’TAN PEŞ PEŞE İRAN MESAJLARI
ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin son günlerde art arda açıklamalarda bulundu. Truth Social üzerinden paylaşım yapan Trump, İran ile yapılacak olası anlaşmanın “ya harika ve anlamlı bir anlaşma olacağını ya da hiç olmayacağını” söyledi.
Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nı (JCPOA) yeniden hedef alarak, mevcut sürecin önceki anlaşmadan tamamen farklı olduğunu savundu. Trump, “Biz kötü anlaşmalar yapmayız” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı ayrıca müzakerelerde acele edilmemesi gerektiğini belirterek, İran’a yönelik ablukanın nihai anlaşma imzalanana kadar devam edeceğini açıkladı. Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin “düzenli ve yapıcı şekilde ilerlediğini” savundu.
Trump’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise İbrahim Anlaşmaları oldu. ABD basınında yer alan iddialara göre Trump, bazı Arap ve Müslüman ülke liderlerinden İsrail ile ilişkileri normalleştirmelerini istedi.
Axios’un haberine göre; Trump’ın Suudi Arabistan, Katar ve Pakistan gibi ülkelerin liderlerine İbrahim Anlaşmaları’na katılma çağrısı yaptığı öne sürüldü. Haberde, görüşme sırasında bazı liderlerin sessiz kaldığı ve Trump’ın esprili şekilde “Hattalar mı?” diye sorduğu iddia edildi.
RUBIO: “ANLAŞMA BUGÜN SAĞLANABİLİR”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de yaptığı açıklamalarda İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
Rubio, İran ile savaşı sona erdirecek olası bir anlaşmanın kısa süre içerisinde sağlanabileceğini söyledi. ABD’li Bakan, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliği konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.
Rubio, İran’ın hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olamayacağını vurgulayarak, diplomatik sürecin teknik ayrıntılarının görüşüldüğünü ifade etti. ABD Dışişleri Bakanı ayrıca Hürmüz Boğazı’nın uluslararası su yolu olduğunu ve İran’ın burada baskı kuramayacağını savundu.
Rubio’nun açıklamalarında, Körfez ülkeleriyle birlikte hazırlanan yeni güvenlik çerçevesinin önemli rol oynadığı belirtildi. Buna göre Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin güvenli geçişinin sağlanması hedefleniyor.
İRAN CEPHESİNDEN TEMKİNLİ YAKLAŞIM
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsrail Bekayi ise ABD ile yürütülen görüşmelerde bazı başlıklarda uzlaşma sağlandığını ancak bunun nihai anlaşmanın yakın olduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Bekayi, önümüzdeki 60 gün içinde mutabakat zaptının detaylarının görüşüleceğini belirtti. İranlı Sözcü, mevcut aşamada doğrudan nükleer programın teknik ayrıntılarının değil, savaşın sona erdirilmesine yönelik başlıkların ele alındığını ifade etti.
Bekayi ayrıca ABD yönetiminin zaman zaman değişen açıklamalarının müzakere sürecini zorlaştırdığını savundu.
İSRAİL CEPHESİNDEN SERT AÇIKLAMALAR
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da ABD Başkanı Trump ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın Tahran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırması gerektiğini söyledi.
İsrail Başbakanı, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılmasının zorunlu olduğunu savundu. Netanyahu, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyecek” ifadelerini kullandı.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin şiddet eylemlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Herzog, bölgede yaşanan olayları “vahşilik” olarak nitelendirerek, saldırıların ahlaki ve hukuki sınırları aştığını söyledi.
Herzog’un açıklamaları İsrail iç siyasetinde de tartışma yarattı. İsrail basını, açıklamaların İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e yönelik dolaylı eleştiri içerdiğini öne sürdü.
İRAN MECLİSİ’NDE GALİBAF YENİDEN SEÇİLDİ
Öte yandan İran Meclisi’nde yapılan oylamada Muhammed Bakır Galibaf, üst üste yedinci kez Meclis Başkanlığı görevine seçildi. İran Meclisi’nde gerçekleştirilen oturumda milletvekillerinin oylarıyla yeniden göreve gelen Galibaf’ın, yeni dönemde özellikle dış politika ve güvenlik başlıklarında etkin rol üstlenmesi bekleniyor.
İran’da diplomatik temasların yoğunlaştığı süreçte yaşanan bu gelişmenin, Tahran yönetiminin iç siyasi dengeleri açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor.