Avukat Bişar Abdi Alınak, dijital linç kültürü ve sosyal medyanın yargı süreçlerine etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Alınak, komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasının “sosyal medya mahkemeleri” olarak tanımladığı olgunun güncel örneklerinden biri olduğunu savundu.
Sosyal medyada oluşan kitlesel baskının hukuk devleti ilkeleri açısından risk oluşturduğunu belirten Alınak, dijital linçlere karşı yeni hukuki mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
DİJİTAL LİNÇ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ TARTIŞMASI
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; T24 yazarı Aslı Atasoy’a konuşan avukat Bişar Abdi Alınak, sosyal medya platformlarında oluşan organize linç kampanyalarının yargı süreçleri üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Alınak, özellikle X platformunda oluşan kamuoyu baskısının bazı soruşturma ve yargılamalarda etkili olabildiğini ileri sürdü.
Alınak, sosyal medyada oluşturulan gündemlerin kimi zaman suçun maddi unsurları oluşmadan kişilerin kamuoyu önünde suçlu ilan edilmesine yol açtığını savunarak, bu durumu “sosyal medya mahkemeleri” olarak nitelendirdi.
“DENİZ GÖKTAŞ’IN TUTUKLANMASI EN YAKIN ÖRNEK”
Röportajda komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına da değinen Alınak, bu sürecin sosyal medya baskısının yargıya etkisine ilişkin tartışmalar açısından güncel bir örnek oluşturduğunu ifade etti. Alınak, kamuoyunda oluşan yoğun baskının mahkemelerin karar süreçlerini etkileyebileceğini öne sürdü.
Deniz Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma kapsamında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” iddialarıyla tutuklanmıştı. Soruşturma ve yargı süreci ise devam ediyor.
“MASUMİYET KARİNESİ ZEDELENEBİLİYOR”
Alınak, dijital linç kampanyalarının yalnızca hedef alınan kişileri değil, hukuk sisteminin temel ilkelerini de etkileyebileceğini savundu. Sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyaların masumiyet karinesi ile savunma hakkını zayıflatabildiğini belirten Alınak, dezenformasyonun yargısız infazlara zemin hazırlayabildiğini dile getirdi.
Ayrıca sosyal medya platformlarında organize hareket eden hesapların toplum algısını yönlendirebildiğini öne süren Alınak, hukuki süreçlerin yalnızca dosyadaki deliller üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“DİJİTAL LİNÇLERE KARŞI HUKUKİ DÜZENLEME GEREKLİ”
Alınak, dijital ortamda kitlesel linç kampanyalarının hukuk düzeni açısından ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini belirterek, bu alanda yeni hukuki mekanizmaların oluşturulmasını önerdi. Sosyal medya üzerinden yürütülen organize karalama ve hedef gösterme faaliyetlerinin ifade özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Alınak, bu tür eylemlere karşı etkili yasal düzenlemelerin geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Röportajda ayrıca X platformunun günümüzde organize gündem oluşturma, bot hesaplar ve dezenformasyon faaliyetleri nedeniyle ilk dönemlerindeki özgür tartışma ortamından uzaklaştığını düşündüğünü ifade eden Alınak, bu nedenle platformu aktif olarak kullanmadığını da söyledi.