İran ile ABD arasındaki savaşta son 48 saatte doğrudan yeni bir kapsamlı saldırı dalgasından çok, Hürmüz ve Babu’l Mendeb çevresindeki deniz güvenliği krizinin genişlemesi öne çıktı.
İran destekli Husilerin Yemen’de stratejik Mokha Limanı ile Babu’l Mendeb’in girişindeki Mayun Adası’nda kontrol sağlaması, Kızıldeniz’deki enerji ve ticaret güzergâhlarına yönelik riski artırdı.
ABD’nin yeni yaptırımları, İran’ın enerji taşımacılığına yönelik düzenlemeleri ve petrol arzındaki daralma ise savaşın ekonomik etkilerini derinleştirirken, diplomasi cephesinde Hürmüz’ün güvenli geçişine yönelik temas arayışları sürüyor.
HÜRMÜZ’DEKİ ÇATIŞMA SONRASI YENİ CEPHE BABU’L MENDEB’E TAŞINIYOR
PolitiKARS’ın güvenilir haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; son günlerde İran ile ABD arasında Hürmüz çevresinde yaşanan tanker saldırılarının ardından bölgedeki deniz güvenliği sorunu Kızıldeniz’e doğru genişliyor.
İran destekli Husiler 10 Eylül’de Yemen’in stratejik Mokha Limanı’nı ele geçirirken, 11 Eylül’de Babu’l Mendeb Boğazı’ndaki Mayun Adası’na ulaştı. Suudi Arabistan ise Husilerin kontrolündeki Mokha Havalimanı’na hava saldırısı düzenledi.
Reuters, Husilerin Babu’l Mendeb üzerindeki kontrolünü genişletmesinin İran’a Hürmüz Boğazı’nın yanı sıra ikinci önemli deniz geçiş noktası üzerinde de stratejik avantaj sağlayabileceğini bildirdi.
HÜRMÜZ’DE TANKER SALDIRILARININ ETKİSİ SÜRÜYOR
9 Eylül’de İran’ın Hürmüz çevresinde 10 gemiye saldırdığını açıklaması ve ABD’nin beş İran petrol tankerini vurmasıyla başlayan deniz çatışmasının etkileri devam ediyor.
ABD, tanker saldırılarını İran Devrim Muhafızları’nın Amerikan savaş gemilerine yönelik füze saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirirken, İran tarafı saldırıların ardından daha geniş bir deniz yasak bölgesi oluşturulacağını bildirdi. Tarafların saldırılara ilişkin açıklamalarındaki bazı ayrıntılar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
ABD’nin İran tankerlerine yönelik saldırıları ile İran’ın ticari ve askeri gemileri hedef alan karşı saldırıları, savaşın deniz taşımacılığı üzerindeki etkisini önceki haftalara göre belirgin biçimde artırdı.
HÜRMÜZ İÇİN GEÇİCİ DÜZENLEME ARAYIŞI
Askeri gerilime rağmen Hürmüz’de deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesine yönelik diplomatik girişimler tamamen sona ermiş değil.
Reuters, Körfez ülkelerinin dışişleri bakanlarının pazartesi günü Umman’ın Salalah kentinde bir araya gelerek Hürmüz’de geçici bir denizcilik düzenlemesi üzerinde çalışmasının planlandığını aktardı. Görüşmelerin Umman ve İran’ın girişimiyle yürütüldüğü belirtilirken, Reuters bu planı bağımsız olarak henüz doğrulayamadı.
Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de 11 Eylül’de yaptıkları telefon görüşmesinde Hürmüz’de seyrüsefer güvenliği ve deniz ulaşımının serbestliği konusunu ele aldı. Tahran’ın talebiyle gerçekleşen görüşmede iki taraf iletişim kanallarını açık tutma konusunda mutabık kaldı.
PETROL ARZI İÇİN 2027 RİSKİ
Uluslararası Enerji Ajansı, Ortadoğu’daki çatışmaların küresel petrol arzı üzerindeki etkisinin daha uzun sürebileceği uyarısında bulundu.
IEA, Körfez petrol akışlarının normale dönmesinin 2027’ye sarkabileceğini belirtirken, 2026 yılı küresel petrol arzının günlük 5,7 milyon varil azalmasını beklediğini açıkladı. Ağustos ayında küresel petrol stoklarının günlük ortalama 3,1 milyon varil eşdeğerinde gerilediği bildirildi.
Suudi Arabistan’ın petrol üretimi de ağustos ayında günlük 6 milyon varile gerileyerek 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine indi. IEA, düşüşte enerji tesislerine ve deniz taşımacılığına yönelik saldırıların etkili olduğunu belirtti.
PETROL 110 DOLARA YAKLAŞTI
Hürmüz ve Babu’l Mendeb’deki gelişmeler enerji piyasalarındaki risk primini yükseltti.
Brent petrolün varil fiyatı hafta içinde 108 doların üzerine çıkarken, IEA küresel arz endişeleri nedeniyle fiyatların 110 dolar seviyesine yaklaştığını bildirdi. Yüksek petrol fiyatlarının yanı sıra dizel gibi rafine ürünlerde de rekor seviyeler görüldü.
ABD ve İran arasındaki çatışmanın yanı sıra Yemen’deki gelişmelerin ikinci bir enerji geçiş güzergâhını tehdit etmesi, petrol piyasalarındaki yükseliş baskısını artırıyor.
ABD’DEN YENİ YAPTIRIM DALGASI
Washington yönetimi 10 Eylül’de İran’ın bölgesel müttefiklerine finansal destek sağladığını belirttiği şirket ve kişilere yeni yaptırımlar açıkladı.
Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan ve Türkiye’deki bazı kişi ve kuruluşlar yaptırım listesine alınırken, ABD Hazine Bakanlığı İran’ın yaptırımlardan kaçınmasına ve para aklamasına yönelik finansal ağları hedef alacağını bildirdi.
ABD ayrıca İran’la bağlantılı lisans başvurularının büyük bölümünü reddetme politikasını sürdüreceğini açıkladı. Washington, bu politikanın İran’ın Hürmüz’deki faaliyetleri, ABD personeline yönelik saldırıları ve nükleer ile konvansiyonel silah programları konusunda tutum değiştirene kadar devam edeceğini bildirdi.
PAZARTESİ GÜNÜ YENİ BANKA YAPTIRIMI BEKLENİYOR
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a ekonomik baskıyı artırma kapsamında büyük bir bankaya yönelik yeni yaptırım kararının pazartesi günü açıklanacağını duyurdu.
Bessent, yaptırım kararının daha önce cuma günü açıklanmasının planlandığını, ancak 11 Eylül anmaları nedeniyle pazartesiye ertelendiğini belirtti. Washington’ın savaşın başlamasından bu yana petrol, deniz taşımacılığı, finans, silah tedariki, dijital varlıklar ve havacılık sektörlerini hedef alan yaptırımları genişlettiği bildirildi.
İRAN ENERJİ TAŞIMACILIĞINI TEŞVİK ETMEYE ÇALIŞIYOR
İran yönetimi ise enerji taşımacılığındaki maliyetleri azaltmak amacıyla yabancı gemilere uygulanan yüzde 10’luk navlun ücretini geçici olarak kaldırdı.
Düzenleme, İran’a petrol, doğal gaz ve sıvı petrol ürünleri taşıyan veya bu ürünleri İran’dan çıkaran yabancı gemileri kapsıyor. Kararın, ABD deniz ablukası nedeniyle ciddi biçimde azalan İran’ın deniz yoluyla enerji ihracatını yeniden desteklemeyi amaçladığı bildirildi.
İRAN’IN PETROL İHRACATI BASKI ALTINDA
ABD’nin deniz ablukası ve yaptırım politikasının İran’ın petrol ihracatı üzerindeki etkisi sürüyor.
ABD Hazine Bakanlığı’na göre İran’ın petrol yüklemeleri son 30 günde günlük yaklaşık 200 bin varile geriledi. Yılın başındaki günlük yaklaşık 1,8 milyon varillik seviyeye kıyasla düşüş yüzde 89’a ulaştı.
İran’ın deniz üzerinde bulunan petrol miktarının da yılın başındaki 180 milyon varilin üzerindeki seviyeden son haftada yaklaşık 110 milyon varile gerilediği bildirildi.
DİPLOMASİDE SOMUT ATEŞKES YOK
Son 48 saatte ABD ile İran arasında doğrudan bir ateşkes veya kapsamlı müzakere anlaşması açıklanmadı.
Bununla birlikte Güney Kore’nin Tahran’la Hürmüz görüşmesi ve Umman öncülüğünde Körfez ülkeleriyle geçici denizcilik düzenlemesi arayışı, diplomatik kanalların tamamen kapanmadığını gösteriyor. Hürmüz’de geçici bir anlaşma ihtimaline ilişkin haberler bulunmakla birlikte, bu konuda henüz doğrulanmış bir mutabakat bulunmuyor.
BÖLGESEL ETKİLER GENİŞLİYOR
Yemen’de Husilerin Mokha Limanı ve Mayun Adası çevresindeki ilerleyişi, savaşın bölgesel etkisinin Hürmüz Boğazı’nın dışına taşındığını gösteren en önemli yeni gelişme oldu.
Babu’l Mendeb, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki geçiş noktası olarak küresel ticaret ve enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip. Hürmüz’deki aksamanın üzerine Babu’l Mendeb’de yeni bir güvenlik sorununun eklenmesi, alternatif enerji güzergâhlarının da risk altına girmesi anlamına geliyor.
11 Eylül itibarıyla son 48 saatin en önemli gelişmesi, İran-ABD çatışmasının Hürmüz’deki deniz geriliminden Babu’l Mendeb’e doğru genişlemesi oldu. Doğrudan ABD-İran ateşkesi yönünde doğrulanmış yeni bir anlaşma bulunmazken, Hürmüz’ün güvenli geçişi için diplomatik temaslar sürüyor; enerji piyasalarında ise arz açığı ve yüksek fiyat baskısının 2027’ye kadar uzayabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor.