DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, hemşirelerin çalışma koşulları için Meclis araştırması istedi.
TBMM’ye sunulan önergede personel eksikliği, uzun nöbetler, sağlıkta şiddet ve güvencesiz çalışma modellerinin sağlık sisteminde derin bir krize yol açtığı belirtildi.
Önergede, hemşirelerin yaşadığı sorunların yalnızca mesleki değil, doğrudan toplum sağlığını etkileyen kamusal bir mesele olduğu vurgulandı.
HEMŞİRELİK MESLEĞİNDE DERİNLEŞEN KRİZ
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 12 Mayıs Hemşireler Günü dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kapsamlı bir Meclis Araştırması önergesi sundu.
Önergede, hemşirelerin ağırlaşan çalışma koşulları, artan iş yükü ve sağlık sisteminde derinleşen yapısal sorunların bütün yönleriyle araştırılması talep edildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan metinde, sağlık emekçilerinin uzun süredir ağır çalışma koşulları altında görev yaptığı belirtilirken; personel yetersizliği, kesintisiz nöbetler, performans baskısı, güvencesiz istihdam ve sağlıkta şiddetin artık yalnızca mesleki bir sorun olmaktan çıktığı ifade edildi. Önergede, mevcut tablonun sistemik bir krize dönüştüğü değerlendirmesine yer verildi.
SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Önergenin gerekçe bölümünde, sağlık alanında uzun yıllardır uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm Programı”nın hemşirelik mesleğini bakım temelli kamusal hizmet anlayışından uzaklaştırdığı savunuldu. Performans ve maliyet odaklı politikaların sağlık hizmetinin niteliğini zayıflattığı belirtilirken, hemşirelerin giderek artan iş yükü altında çalışmak zorunda bırakıldığı kaydedildi.
Metinde, birçok sağlık kuruluşunda bir hemşirenin aynı anda çok sayıda hastaya bakım verdiği, dinlenme hakkının fiilen ortadan kalktığı ve uzun çalışma sürelerinin tükenmişliği artırdığı ifade edildi. Özellikle personel eksikliği nedeniyle çalışma düzeninin sürdürülemez hale geldiği vurgulandı.
SAĞLIKTA ŞİDDET VE GÜVENCESİZ ÇALIŞMA VURGUSU
Önergede sağlıkta şiddetin ulaştığı boyutlara da dikkat çekildi. Hemşirelerin fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddete maruz kaldığı belirtilirken, etkili önlemlerin hayata geçirilmemesinin sorunu daha da derinleştirdiği ifade edildi.
Düşük ücret politikaları, emekliliğe yansımayan ödemeler ve esnek çalışma modellerinin sağlık emekçilerini ekonomik açıdan da zor durumda bıraktığına işaret edilen metinde, hemşirelik mesleğinin büyük ölçüde kadın emeğine dayanması nedeniyle toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin sağlık alanında yeniden üretildiği görüşü paylaşıldı.
TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN UYARI
Önergede, hemşirelerin yalnızca sağlık sisteminin değil toplum sağlığının da taşıyıcı gücü olduğu vurgulandı. Yetersiz hemşire istihdamı, ağır iş yükü ve tükenmişliğin; hasta güvenliği, bakım kalitesi ve sağlık hizmetlerine erişim açısından ciddi riskler yarattığı ifade edildi.
Pandemi, deprem ve afet süreçlerinde sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini sağlayan hemşirelerin yaşadığı sorunların bugüne kadar kapsamlı biçimde ele alınmadığı belirtilirken, artan meslekten ayrılma eğilimlerinin sağlık sistemi açısından önemli bir tehdit oluşturduğu kaydedildi.
Meclis Araştırması önergesiyle birlikte hemşirelerin çalışma koşulları, özlük hakları, sağlıkta şiddet, personel planlaması ve sağlık politikalarının etkilerinin tüm boyutlarıyla incelenmesi ve yapısal çözüm yollarının oluşturulması hedefleniyor.