Suriye’de güvenlik gerekçesiyle ertelenen parlamento seçimleri Kobani ve Haseke’de 15 yıl aradan sonra gerçekleştirildi.
Kürt siyasi partilerinin büyük bölümü seçimleri boykot ederken, seçim sonuçları bölgede temsil ve demokrasi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; PYD ve birçok siyasi yapı seçimlerin halk iradesini yansıtmadığını savunarak sonuçlara tepki gösterdi.
SURİYE’DE ERTELENEN SEÇİMLER YAPILDI
Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından başlayan geçiş sürecinde önemli başlıklardan biri olan parlamento seçimleri, güvenlik gerekçesiyle ertelenen bölgelerde de tamamlandı.
Suriye genelinde 5 Ekim 2025’te gerçekleştirilen parlamento seçimleri, Haseke, Rakka ve Süveyda gibi bazı bölgelerde güvenlik gerekçesiyle yapılamamıştı. Dün gerçekleştirilen oylamayla birlikte Kobani ve Haseke’de yaklaşık 15 yıl aradan sonra ilk kez parlamento seçimleri düzenlendi.
Suriye Yüksek Seçim Komitesi Başkanı Dr. Muhammed Taha el-Ahmed tarafından açıklanan resmi sonuçlara göre, Haseke’de İbrahim Mustafa el-Ali, Ömer İsa Hayes ve Fasla Hıdır Yusuf parlamentoya seçildi. Kamışlı’da Kim Hüseyin İbrahim, Rıdvan Osman Seydo, Abdülhalim Hıdır el-Ali ve Mahmud Madi el-Ali mecliste sandalye kazandı. Kobani’de ise Ferhad Enver Şahin ile Şevah İbrahim el-Assaf parlamentoya giren isimler oldu.
Yüksek Seçim Komitesi tarafından yayımlanan resmi kararlarda, seçim sonuçlarına yönelik itirazların ilgili komisyonlara mesai bitimine kadar şahsen yapılabileceği belirtildi. Açıklamada ayrıca sonuçların resmi yayın organlarında yayımlanacağı kaydedildi.
SEÇİMLERE BOYKOT VE TEPKİLER DAMGA VURDU
Seçim süreci özellikle Kürt siyasi hareketleri arasında yoğun tartışmaları beraberinde getirdi. PYD başta olmak üzere çok sayıda Kürt siyasi partisi, Geçici Şam hükümetinin seçim yöntemine tepki göstererek sandığı boykot etti.
Boykot kararının temel gerekçeleri arasında Kürtlere parlamentoda ayrılan sandalye sayısının yetersiz olduğu eleştirisi öne çıktı. Kürt siyasi çevreleri, parlamentoda yalnızca dört sandalye ayrılmasının bölgedeki nüfus ve siyasi gerçekliği yansıtmadığını savundu.
Buna karşın Suriye Ulusal Kürt Meclisi seçimlere katılım gösterdi ve parlamentoya iki temsilci gönderdi. Diğer iki sandalye ise bağımsız isimlere bırakıldı.
Seçim merkezlerinden yansıyan görüntülerde katılımın sınırlı olduğu ve bölgede güçlü bir seçim atmosferinin oluşmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
PYD: “HALKIN İRADESİ YANSITILMADI”
PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Foza Yusif, seçimlerin demokratik olmadığını savunarak Şam yönetimine sert eleştiriler yöneltti.
Nûmedya24’e konuşan Foza Yusif, seçim mekanizmasının halkın iradesini yansıtmadığını ileri sürerek özellikle Cizîrê bölgesinde adayların merkezi yönetim tarafından belirlendiğini öne sürdü.
Foza Yusif, “Şam hükümetinin bugün dayattığı sistem, Suriye’deki Kürt halkının varoluş gerçekliğini temsil etmiyor” ifadelerini kullandı.
PYD’li yönetici ayrıca seçimlere katılmanın mevcut sistemi kabul etmek anlamına geleceğini savunarak boykot kararının doğru olduğunu söyledi. Kürt Birliği Konferansı sonrasında oluşturulan ortak Kürt heyetinin de süreçte dikkate alınmadığını ifade eden Foza Yusif, seçimlerin iptal edilmesi çağrısında bulundu.
Foza Yusif açıklamasında, Suriye’de tüm halkların temsil edileceği demokratik bir ulusal kongre düzenlenmesi gerektiğini belirterek mevcut seçimlerin yeniden değerlendirilmesini istedi.
ŞAM YÖNETİMİ VE ROJAVA ARASINDA YENİ GERİLİM
Şam yönetimi seçimleri “parlamento seçimi” olarak tanımlarken, Rojava’daki çok sayıda siyasi yapı ise sürecin gerçek anlamda demokratik bir seçim olmadığını savundu.
Eleştirilerde özellikle aday belirleme süreci, temsil dağılımı ve seçim yönteminin merkezi yönetim tarafından şekillendirildiği iddiaları öne çıktı.
Uzmanlar, seçimlerin Suriye’deki geçiş süreci açısından önemli bir eşik olduğunu ancak özellikle Kürt bölgelerinde ortaya çıkan temsil tartışmalarının yeni siyasi gerilimleri beraberinde getirebileceğini değerlendiriyor.
Bölgede seçim sonrası oluşacak siyasi tablonun, Şam yönetimi ile Kuzey ve Doğu Suriye’deki siyasi yapılar arasındaki ilişkileri doğrudan etkilemesi bekleniyor.