ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürt Güçleri hakkında yaptığı açıklamalar ve İran’ın siyasi geleceğine dair değerlendirmeleri Ortadoğu’daki gerilimi yeniden gündemin merkezine taşıdı.
İngiltere bölgeye savaş uçakları gönderme kararı alırken, Tahran’da on binlerce kişi ABD ve İsrail karşıtı protestolar düzenledi.
TRUMP’TAN İRAN VE KÜRT GÜÇLERİ HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki Kürt Güçleri’nin olası bir saldırı başlatması durumunda bu girişimi destekleyeceğini belirtti. ABD basınına verdiği röportajda Trump, “Eğer bunu yapmak istiyorlarsa bence harika olur. Böyle bir adımı tamamen desteklerim” ifadelerini kullandı.
Trump, İran’daki mevcut siyasi yapının sürdürülebilir olmadığını savunarak, savaş sonrası dönemde ülkede ortaya çıkacak yeni yönetimin bölgesel dengeler açısından belirleyici olacağını söyledi. ABD’nin önceliğinin İran’ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek olduğunu belirten Trump, yeni dönemde nükleer silah sahibi olmayan bir yönetim yapısının oluşmasını istediklerini dile getirdi.
ABD Başkanı, İran’daki siyasi değişimin yalnızca ülke içi dinamiklerle değil, uluslararası gelişmelerle de şekilleneceğini ifade ederek, Washington yönetiminin bu süreçte önemli bir rol oynayabileceğini vurguladı.
“İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ZAYIFLATILDI”
Trump, İran’a yönelik gerçekleştirilen askeri operasyonlara da değinerek, saldırıların “son derece kontrollü ve hedef odaklı” şekilde yürütüldüğünü öne sürdü. İran’ın askeri kapasitesinin ciddi ölçüde zarar gördüğünü iddia eden Trump, özellikle hava savunma sistemleri, radar altyapısı ve bazı askeri tesislerin operasyonlarda etkisiz hale getirildiğini söyledi.
ABD Başkanı, İran donanmasının önemli bir bölümünün zarar gördüğünü ve bazı askeri gemilerin devre dışı bırakıldığını da ileri sürdü. Trump’a göre bu operasyonlar, İran’ın bölgesel askeri hareket kabiliyetini ciddi şekilde sınırladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI VURGUSU
Trump, küresel enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Boğazın dünya petrol ticareti için hayati bir geçiş noktası olduğunu hatırlatan Trump, ABD’nin bu bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğuracağını belirten Trump, ABD’nin enerji akışının kesintiye uğramaması için gerekli tüm adımları atmaya hazır olduğunu ifade etti.
İRAN’DA YENİ LİDER TARTIŞMASI
Trump, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ölümünün ardından gündeme gelen liderlik tartışmalarına da değindi. Özellikle Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in olası liderliği konusunda olumsuz görüş bildiren Trump, İran’da yeni bir siyasi anlayışın ortaya çıkması gerektiğini savundu.
Trump, İran’da ortaya çıkacak yeni yönetimin bölgesel barışa katkı sunması gerektiğini belirterek, aksi bir durumun Ortadoğu’daki gerilimi daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
İNGİLTERE BÖLGEYE EK ASKERİ GÜÇ GÖNDERİYOR
Ortadoğu’daki gelişmeler yalnızca ABD’nin değil Avrupa ülkelerinin de dikkatini çekmiş durumda. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yaptığı açıklamada Katar’daki İngiliz askeri üssüne dört adet Typhoon savaş uçağı gönderileceğini duyurdu.
Starmer ayrıca anti-dron kapasitesine sahip Wildcat helikopterlerinin de Kıbrıs’a konuşlandırılacağını belirtti. İngiltere’nin bölgedeki askeri varlığını artırma kararının temel amacının müttefiklerin güvenliğini sağlamak olduğunu ifade eden Starmer, son günlerde İngiliz jetlerinin bölgede birçok insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı.
TAHRAN’DA GENİŞ KATILIMLI PROTESTOLAR
İran’ın başkenti Tahran’da ise ABD ve İsrail karşıtı protestolar düzenlendi. On binlerce kişinin katıldığı gösterilerde protestocular ABD ve İsrail’e tepki gösterdi.
Valiasr Meydanı’nda toplanan kalabalık, İran bayrakları ve dini lider Ali Hamaney’in fotoğraflarını taşıdı. Gösteriler sırasında sık sık ABD karşıtı sloganlar atıldı ve İran’a yönelik askeri saldırılar protesto edildi.
Göstericiler, ülkelerine yönelik dış müdahalelere karşı birlik mesajı verdi.
NATO’DAN KOSOVA İDDİALARINA YALANLAMA
Bu gelişmeler yaşanırken NATO Kosova Gücü (KFOR), sosyal medyada yayılan bazı iddiaları yalanladı. İddialarda Kosova’daki NATO üslerinden İran’a füze fırlatıldığı öne sürülmüştü.
NATO tarafından yapılan açıklamada, KFOR’un İran’a yönelik yürütülen askeri operasyonlarda herhangi bir rolü bulunmadığı belirtildi. Açıklamada, Kosova’daki NATO varlığının temel görevinin bölgede güvenli ve istikrarlı bir ortam sağlamak olduğu vurgulandı.
KFOR bünyesinde 28 farklı ülkeden asker görev yapıyor. ABD’nin yaklaşık 600 askerle bu misyona katkı sunduğu ifade ediliyor.
ABD ORDUSUNDAN OPERASYON GÖRÜNTÜLERİ
ABD Merkez Komutanlığı da İran’a yönelik gerçekleştirilen bazı operasyonlara ait görüntüler paylaştı. Açıklamada İran’a ait insansız hava aracı taşıyan bir geminin hedef alındığı belirtildi.
Yetkililer, söz konusu geminin büyüklüğünün 2. Dünya Savaşı dönemindeki uçak gemilerine yakın olduğunu ifade etti. Operasyonun ardından geminin alev aldığı ve ağır hasar gördüğü bildirildi.
ABD’li yetkililer ayrıca son operasyonlarda İran’a ait çok sayıda askeri geminin batırıldığını ileri sürdü.
İRAN: “SORUMLULUK ABD’YE AİT”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise yaptığı açıklamada ABD’yi suçladı. Arakçi, İran ile ABD arasında iki kez diplomatik temas kurulduğunu ancak görüşmelerin saldırılar nedeniyle kesildiğini söyledi.
Arakçi, “Akan kanın sorumluluğu tamamen onlara aittir” diyerek Washington yönetimini diplomasi fırsatını ortadan kaldırmakla suçladı.
İSRAİL’DEN HAMANEY SUİKASTI İDDİASI
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Katz, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e yönelik suikast planının 2025 yılında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapılan gizli bir toplantıda ele alındığını söyledi.
Katz, İran’daki protestoların ardından planların hızlandırıldığını ve daha sonra ABD ile ortak operasyonel planlama sürecine geçildiğini ifade etti.
İsrail yönetimi, İran’a yönelik askeri operasyonların temel amacının ülkenin nükleer ve balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmak olduğunu savunuyor. İsrail yetkilileri, gelişmelerin İran’daki siyasi sürecin seyrine bağlı olarak şekillenmeye devam edeceğini belirtiyor.