Türkiye'nin farklı illerinde son iki gün içerisinde meydana gelen boğulma ve suda kaybolma olayları, yaz mevsimiyle birlikte artan su kaynaklı riskleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Deniz, göl, akarsu, baraj ve sulama kanallarında yaşanan olaylarda çok sayıda kişi yaşamını yitirirken, bazı kişiler ise ekiplerin müdahalesiyle kurtarıldı.
Uzmanlar, cankurtaran bulunmayan alanlarda suya girilmemesi ve resmi uyarıların dikkate alınmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN ACI HABERLER GELDİ
PolitiKARS'ın haber kaynakları ve ajanslardan derlediği bilgilere göre; hava sıcaklıklarının etkisini artırdığı son günlerde serinlemek amacıyla su kaynaklarına yönelenlerin sayısı artarken, boğulma vakalarında da dikkat çekici bir artış yaşandı.
Son iki gün içerisinde Türkiye'nin farklı illerinden peş peşe gelen boğulma haberleri, denizler, göller, akarsular ve sulama kanallarında gerekli güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Her olay farklı koşullarda meydana gelse de, uzmanlar birçok vakanın benzer riskler nedeniyle yaşandığına dikkat çekiyor.
KARADENİZ'DE DALGA VE AKINTI TEHLİKESİ ÖNE ÇIKTI
Karadeniz kıyılarında son günlerde etkili olan yüksek dalga ve rip akıntısı nedeniyle birçok ilde denize girişler geçici olarak yasaklandı. İstanbul'un Karadeniz kıyıları başta olmak üzere Ordu, Samsun, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Kocaeli, Kırklareli ve Tekirdağ'ın bazı sahillerinde alınan kararların temel gerekçesini, olası boğulma vakalarının önüne geçilmesi oluşturdu.
Yetkililer, deniz şartlarının kısa süre içinde değişebildiğini ve deneyimli yüzücülerin dahi güçlü akıntılar karşısında zor durumda kalabileceğini belirtiyor.
BOĞULMA OLAYLARININ NEDENLERİ BENZERLİK GÖSTERİYOR
Son iki günde yaşanan olaylar incelendiğinde, vakaların önemli bölümünün cankurtaran bulunmayan alanlarda meydana geldiği görülüyor. Bazı kişiler serinlemek amacıyla girdikleri denizde akıntıya kapılırken, bazı olaylar sulama kanalları, baraj gölleri ve göletlerde yaşandı. Bazı bölgelerde ise suya girdikten sonra kaybolan kişiler için Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, jandarma, polis dalgıçları ve itfaiye ekiplerinin katılımıyla arama kurtarma çalışmaları yürütüldü.
Her olayla ilgili ilgili cumhuriyet başsavcılıklarınca adli süreç başlatılırken, kesin ölüm nedenlerinin otopsi işlemlerinin ardından netlik kazanacağı bildirildi.
UZMANLAR UYARIYOR.. BASİT TEDBİRLER HAYAT KURTARABİLİR
Uzmanlara göre boğulma vakalarının önemli bölümü, yüzmeye uygun olmayan alanların tercih edilmesi ve risklerin yeterince dikkate alınmamasından kaynaklanıyor. Rip akıntısının görüldüğü sahiller, sulama kanalları, baraj gölleri, göletler ve derinliği bilinmeyen akarsuların ciddi tehlike oluşturduğunu belirten uzmanlar, yüzme bilen kişilerin dahi bu alanlarda hayati riskle karşı karşıya kalabileceğini ifade ediyor.
Boğulma olaylarının çoğu zaman sanıldığı gibi yardım çığlıklarıyla değil, sessiz şekilde gerçekleştiğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle çocukların su kenarında bir an bile gözetimsiz bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.
RESMİ UYARILARA UYULMASI İSTENİYOR
Yetkililer, cankurtaran hizmeti bulunmayan alanlarda suya girilmemesi, denize giriş yasağı bulunan sahillerde uyarı levhalarına uyulması ve sulama kanalları ile barajlarda yüzülmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca sıcak havalarda serinlemek amacıyla su kaynaklarını tercih eden yurttaşların, hava ve deniz durumu uyarılarını takip etmeleri ile olası akıntı risklerini dikkate almalarının yeni acıların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Yaz mevsiminin devam ettiği bu dönemde Türkiye'nin farklı noktalarından gelen boğulma haberleri, su kaynaklarında alınacak basit güvenlik önlemlerinin bile hayat kurtarabileceğini bir kez daha gösteriyor.