Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat’ta Türkiye’nin yürüttüğü barış ve toplumsal bütünleşme sürecine ilişkin mesajlar verdi.
Erdoğan, Türkler, Kürtler ve Arapların kardeşçe kucaklaşmasını engellemek isteyenlere karşı sürecin sürdürüleceğini söyledi.
Konuşma, 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından sürecin siyasi boyutuna ilişkin yeni mesaj olarak öne çıktı.
AHLAT’TAN MİLLÎ BİRLİK VE KARDEŞLİK MESAJI
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’in Ahlat ilçesinde Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kapsamında düzenlenen programda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasında barış süreci, toplumsal bütünleşme ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar öne çıktı.
Erdoğan, yaklaşık iki yıldır yürütülen sürecin hedeflerine ulaşması halinde Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin açılacağını söyledi. Sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Erdoğan, kardeşliğin güçlenmesiyle ekonominin ve refahın da artacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin yakın çevresindeki gelişmelere de değinerek Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgenin huzur ve istikrar ortamına kavuşmasının Türkiye açısından önem taşıdığını belirtti.
“TÜRKLER, KÜRTLER, ARAPLAR OLARAK KUCAKLAŞMAMIZI ENGELLEYEMEZSİNİZ”
Erdoğan’ın konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri Türkler, Kürtler ve Araplara ilişkin birlik mesajı oldu.
“Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz” diyen Erdoğan, sürecin önüne çıkarılabilecek girişimlere karşı geri adım atmayacakları mesajını verdi.
Erdoğan, Türkiye’nin kardeşliğini ve bölgenin huzurunu hedef alan girişimlere ilişkin de sert ifadeler kullandı. “Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz” diyen Erdoğan, Türkiye’nin kendi planı doğrultusunda ilerleyeceğini söyledi.
Konuşmanın bu bölümü, hükümetin barış ve toplumsal bütünleşme sürecini Türkler, Kürtler ve Araplar arasındaki ortaklık vurgusuyla birlikte ele aldığını ortaya koydu.
ÇERÇEVE YASA YÜRÜRLÜKTE
Erdoğan’ın Ahlat’taki mesajları, sürecin hukuki zeminini oluşturan yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden kısa süre sonra geldi.
TBMM’de 10 Ağustos’ta kabul edilen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 18 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, sürecin uygulanmasına ilişkin hukuki ve idari çerçeveyi düzenliyor.
Düzenleme, TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul oyuyla yasalaştı. Kanun kapsamında sürecin koordinasyonu ve takibi için yeni kurullar oluşturulmasının da önü açıldı.
Çerçeve yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ilk toplantısını 24 Ağustos’ta gerçekleştirdi. Toplantıda dört alt komisyon oluşturulması kararlaştırıldı.
SÜRECİN YENİ AŞAMASI
Çerçeve yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte süreç yalnızca siyasi açıklamalar üzerinden değil, kanunda öngörülen kurumsal mekanizmalar üzerinden de ilerlemeye başladı.
Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu’nun oluşturulması ve alt komisyonların belirlenmesi, sürecin izlenmesi ve koordinasyonuna yönelik yeni aşamayı oluşturdu.
Erdoğan’ın Ahlat’taki konuşması ise bu gelişmelerin hemen ardından geldi. Cumhurbaşkanı, sürecin tamamlanmasıyla Türkiye’de yeni bir dönemin başlayacağını savunurken, ekonomik ve toplumsal sonuçlara da dikkat çekti.
“KAZANAN KARDEŞLİK, BARIŞ VE İSTİKRAR OLACAK”
Erdoğan, konuşmasının devamında sürecin karşısında olduğunu belirttiği çevrelere yönelik mesajlarını sürdürdü.
Terörden ve bölgesel istikrarsızlıktan çıkar sağladığını söylediği yapıların kaybedeceğini belirten Erdoğan, sürecin sonunda kazananın kardeşlik, barış ve istikrar olacağını ifade etti.
Erdoğan ayrıca 86 milyon yurttaşın tamamının bu süreçten kazanım sağlayacağını söyledi. Böylece barış sürecini yalnızca belirli bir bölge veya toplumsal kesim üzerinden değil, Türkiye’nin tamamını kapsayan bir bütünleşme başlığı olarak çerçeveledi.
SURİYE VE IRAK VURGUSU
Konuşmada sürecin Türkiye sınırları dışındaki etkilerine de yer verildi.
Erdoğan, Suriye ve Irak başta olmak üzere Türkiye’nin yakın çevresinin huzur ve istikrar ortamına kavuşmasını beklediklerini söyledi. Bu çerçevede Türkiye’nin yanı sıra bölgedeki farklı halkların da süreçten kazanım sağlayacağını ifade etti.
Bu mesaj, Ankara’nın barış ve toplumsal bütünleşme sürecini bölgesel gelişmelerden ayrı değerlendirmediğini ortaya koydu.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”
Erdoğan konuşmasının sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlarını sürdürdü.
“Büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür” diyen Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın inşasının başladığını söyledi. Konuşmasında barış, kardeşlik ve istikrar vurgularını ekonomik güçlenme ve Türkiye’nin bölgesel konumuyla birlikte ele aldı.
Ahlat’taki açıklamalar, çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi ve Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu’nun ilk toplantısının ardından sürecin siyasi ayağında yeni mesajların geldiği bir döneme denk geldi. Bundan sonraki aşamada yasanın öngördüğü mekanizmaların nasıl işletileceği ve sürecin sahadaki uygulamalarının hangi adımlarla ilerleyeceği takip edilecek.