ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik görüşmelerin ardından tarafların mutabakata vardığı duyuruldu.
Anlaşmanın bölgesel gerilimi azaltması ve Ortadoğu’da kalıcı barış sürecine katkı sunması bekleniyor.
Türkiye başta olmak üzere birçok ülke, mutabakatı memnuniyetle karşılarken diplomasi vurgusu öne çıktı.
ABD İLE İRAN ARASINDAKİ MUTABAKATTA YENİ AŞAMA
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında varıldığı duyurulan mutabakat, İran tarafından da resmen doğrulandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmanın tamamlandığını açıklamasının ardından Tahran yönetiminden gelen açıklamalar, sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak anlaşmanın ilk resmî adımının 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını açıkladı.
Garibabadi, mutabakat zaptının imzalanmasının ardından tarafların nihai anlaşmayı şekillendirmek üzere 60 günlük müzakere sürecine başlayacağını belirtti.
TRUMP HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILACAĞINI DUYURMUŞTU
ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada anlaşmanın tüm bölgeye barış ve güvenlik getireceğini ifade etmişti.
Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine yeniden açılacağını, İran limanlarına yönelik uygulanan ABD ablukasının kaldırılacağını ve petrol sevkiyatının yeniden başlayacağını açıklamıştı.
Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak normalleşmenin dünya enerji piyasalarında önemli etkiler oluşturabileceği değerlendiriliyor.
TAHRAN: SAVAŞ VE ABLUKA SONA ERECEK
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, anlaşmanın yalnızca ABD ile İran arasındaki ilişkileri değil, bölgesel çatışma alanlarını da kapsadığını belirtti.
Garibabadi, Lübnan dahil farklı cephelerde devam eden savaş ve askerî operasyonların sona erdirilmesine yönelik kararların kamuoyuna duyurulacağını ifade etti.
İranlı yetkili, ABD’nin savaşı sona erdirme, uygulanan ablukayı kaldırma ve İran’a ait varlıkların serbest bırakılmasına ilişkin taahhütlerinin uygulanmasının 60 günlük süreçte takip edileceğini söyledi.
YÜKSEK ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ’NDEN AÇIKLAMA
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi de yaptığı açıklamada mutabakat kapsamında Lübnan dahil tüm cephelerdeki savaş ve askerî operasyonların derhal ve kalıcı şekilde sona ereceğini duyurdu.
Konsey açıklamasında ayrıca İran’a yönelik deniz ablukasının tamamen kaldırılacağı belirtildi.
Açıklamada, nihai anlaşmaya yönelik görüşmelerin karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesinin ardından sürdürüleceği kaydedildi.
PAKİSTAN VE KATAR’A TEŞEKKÜR
İran tarafı, mutabakat sürecinde arabuluculuk ve diplomatik girişimlerde rol oynayan ülkelere de teşekkür etti.
Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi açıklamasında Pakistan ve Katar’ın süreç boyunca yürüttüğü diplomatik çabaların takdir edildiği ifade edildi.
Daha önce Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını açıklamış ve resmî imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de gerçekleştirileceğini duyurmuştu.
TÜRKİYE’DEN MUTABAKATA DESTEK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran da yaptıkları açıklamalarla mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.
Türk yetkililer, anlaşmanın bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu vurgularken diplomasi ve diyalog sürecinin sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.
İRAN ORDUSUNDAN DİKKAT ÇEKEN MESAJ
İran Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ise ülkenin askerî caydırıcılığına vurgu yapıldı.
Açıklamada İran güçlerinin her türlü tehdide karşı hazırlıklı olduğu belirtilirken, ülkenin güvenlik politikalarından taviz vermeyeceği mesajı verildi.
GÖZLER 19 HAZİRAN’DAKİ İMZA TÖRENİNDE
Taraflardan gelen açıklamalar doğrultusunda mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanması bekleniyor.
İmza töreninin ardından anlaşma metninin kamuoyu ile paylaşılması ve nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlaması öngörülüyor.
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; ABD ile İran arasında varılan mutabakatın hayata geçirilmesi halinde Ortadoğu’daki son yılların en önemli diplomatik gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçebileceği değerlendiriliyor.