TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı taslak rapor oy çokluğuyla kabul edildi.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı “Terörsüz Türkiye” raporu oy çokluğuyla kabul edildi.
Raporda, silah bırakma sürecinin izlenmesi, demokratikleşme adımları ve toplumsal bütünleşmeye yönelik yasal düzenlemeler öne çıktı.
RAPOR OY ÇOKLUĞUYLA KABUL EDİLDİ
PolitiKARS’ın derlediği bilgilere göre; Kürt sorununun demokratik çözümü kapsamında kurulan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak rapor, yapılan oylama sonucunda oy çokluğuyla kabul edildi. Oylamada 47 milletvekili “evet” oyu verirken, TİP ve EMEP’li milletvekilleri “hayır” oyu kullandı. CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi ise çekimser kaldı.
Komisyon, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Raporun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, infaz sistemine dikkat çekerek, mevcut yapının “yamalı bohça” haline geldiğini ve eşitliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Yıldız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumun hukuk devletinin gereği olduğunu vurguladı.
“ASIL SORU RAPOR HAYATA GEÇECEK Mİ?”
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise konuşmasında, raporun umut verici bir çerçeve sunduğunu ancak bunun somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Emir, “Bugünden sonra asıl soru şudur; bu rapor tam anlamıyla hayata geçecek midir? Demokrasi, hukuk devleti, adalet ve AİHM kararları artık sadece sözde kalmayacak mı?” ifadelerini kullandı. Raporun rafta kalmaması gerektiğini vurgulayan Emir, iktidar ve yargının atması gereken adımları ivedilikle atması gerektiğini söyledi.
“BU RAPOR BİR TÜRKİYE MUTABAKATIDIR”
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de raporun toplumsal uzlaşı açısından önemli bir belge olduğunu ifade ederek, “Terörsüz Türkiye, bir ortak aklın ve demokratik katılımın ürünüdür. Bu rapor bir Türkiye mutabakatıdır, kardeşliğimizin manifestosudur” dedi. Gül, Meclis’in bu süreçte destekleyici rol üstleneceğini ve çalışmaların şehitlerin hatırasına saygı çerçevesinde sürdürüleceğini belirtti.
KOMİSYONUN ÇALIŞMALARI
Komisyon raporunda “Terörsüz Türkiye” hedefinin dönemsel bir söylem değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Raporda, sorunun geçmişte farklı dönemlerde çözülmeye çalışıldığı ancak kalıcı sonuç alınamadığına dikkat çekildi. TBMM çatısı altında yürütülen bu sürecin ilk kez bu ölçekte kurumsal bir sahiplenme ile ele alındığı ifade edildi.
Silah bırakma sürecinin herhangi bir pazarlığın sonucu olmadığı, toplumun huzur ve birlik talebinin doğal yansıması olduğu kaydedildi. Terörle mücadeleye ayrılan kaynakların kalkınmaya yönlendirilebilmesi halinde eğitim, sağlık ve savunma alanlarında çok daha erken mesafeler alınabileceği vurgulandı.
KOMİSYONUN KURULUŞ SÜRECİ
Raporda, Komisyonun kuruluşuna giden süreçte Cumhurbaşkanı’nın yaptığı çağrılar, siyasi parti liderlerinin açıklamaları ve TBMM’de oluşan uzlaşı iklimine yer verildi. PKK’nin silah bırakma ve fesih yönündeki çağrılarının ardından Meclis’te tüm partilerin katılımıyla Komisyon kurulmasının süreci yeni bir aşamaya taşıdığı belirtildi.
Komisyonun 51 üyeden oluştuğu, farklı siyasi partilerin temsil edildiği ve çalışmalar boyunca 20 toplantı yapıldığı aktarıldı. Toplantılarda bakanlar, güvenlik birimleri, sivil toplum temsilcileri, şehit aileleri, gaziler ve insan hakları örgütlerinin görüşlerinin alındığı kaydedildi.
DEMOKRATİK VE KAPSAYICI YAPI
Raporda Komisyonun demokratik, katılımcı ve şeffaf bir anlayışla çalıştığı vurgulandı. Kararların nitelikli çoğunlukla alındığı, tutanakların kamuoyuna açık şekilde paylaşıldığı ve sürecin toplumsal meşruiyetinin bu yolla güçlendirildiği ifade edildi.
Komisyonun, farklı kesimlerin taleplerini aynı zeminde buluşturan bir istişare organı olarak hareket ettiği ve toplumsal barışın kurumsal temellerini oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
KOMİSYONUN TEMEL HEDEFLERİ
Raporda Komisyonun temel hedefleri, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi olarak sıralandı. Bunun yanı sıra özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti standartlarının yükseltilmesi ana amaçlar arasında yer aldı.
Türkiye’nin üniter yapısının, toprak bütünlüğünün ve anayasal ilkelerin ortak değerler olduğu vurgulandı. Terörle mücadelede kararlılıktan taviz verilmeden, hukukun üstünlüğü çerçevesinde kalıcı bir çözüm hedeflendiği ifade edildi.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ
Rapora göre “Terörsüz Türkiye” hedefi hayata geçtiğinde, bu sürecin uluslararası literatürde “Türkiye Modeli” olarak yer alabileceği değerlendiriliyor. Silah bırakmanın güvenlik birimlerince tespit edilmesinin ardından kamu düzeni, hak ve özgürlükler ile toplumsal bütünleşmenin eş zamanlı olarak güçlendirilmesi öngörülüyor.
Sadece sınır içi değil, sınır ötesi tehditlerin de dikkate alındığı, Türkiye’nin güvenlik konseptinin bölgesel barışı da kapsayan bir çerçevede ele alındığı kaydedildi.
DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ
Raporda Meclis’in toplumsal barışın taşıyıcısı olduğu vurgulandı. Silahların susmasının, demokratik siyaset alanını genişleteceği ve uzun yıllar güvenlikçi reflekslerle yürütülen politikaların yerini özgürlük, eşitlik ve adalet merkezli bir anlayışın alması gerektiği ifade edildi.
EKONOMİK KALKINMA VE REFAH
Komisyon raporunda terörün Türkiye’ye yıllık ekonomik maliyetinin çok yüksek olduğuna dikkat çekildi. Güvenlik harcamaları, ertelenen yatırımlar, üretim kaybı ve bölgesel kalkınma farklarının ülke ekonomisini olumsuz etkilediği belirtildi.
Bölgesel kalkınma programlarının kararlılıkla sürdürülmesi, gençlerin kendi topraklarında umutla yaşayabilecekleri imkanların sağlanması ve zorunlu göçün önüne geçilmesi temel hedefler arasında gösterildi.
TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİN TARİHİ TEMELLERİ
Raporda Türk-Kürt ilişkilerinin tarihsel köklerine geniş yer ayrıldı. Ortak tarih, kültür ve medeniyet vurgusu yapılırken, kardeşlik hukukunun toplumsal barışın temel dayanağı olduğu ifade edildi.
Farklı kimliklerin çatışma nedeni değil, ortak hayatın zenginliği olarak görülmesi gerektiği belirtilirken, ortak acıların ortak umuda dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.
PKK’NİN FESHİ VE SİLAH BIRAKMA SÜRECİ
Raporda PKK’nin silah bırakmasının sadece beyanlarla değil, güvenlik birimlerinin sahadaki tespitleriyle doğrulanması gerektiği belirtildi. Tespit sürecinin ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir kriterlere göre yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Silah bırakan kişilerin topluma kazandırılmasının, adalet duygusunu zedelemeyecek şekilde yürütülmesi gerektiği, eğitim, istihdam ve psikososyal destek mekanizmalarının bu sürecin temel unsurları olduğu kaydedildi.
YASAL DÜZENLEME ÖNERİLERİ
Raporda, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için müstakil ve geçici bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu belirtildi. Bu düzenlemenin, silahı ve şiddeti reddeden kişilerin topluma yeniden kazandırılmasını, demokratik siyasetin güçlendirilmesini ve kamu vicdanının korunmasını esas alması gerektiği vurgulandı.
Ceza ve infaz hukukuna ilişkin düzenlemelerin toplumda cezasızlık algısı yaratmaması gerektiği ifade edilirken, sürecin Meclis denetimi altında ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiği kaydedildi.
İZLEME VE RAPORLAMA MEKANİZMASI
Raporda, yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması önerildi. Bu mekanizmanın, sürecin etkinliğini denetlemesi, kamuoyunu düzenli olarak bilgilendirmesi ve kurumlar arası eş güdümü sağlaması gerektiği belirtildi.
Komisyon, sürecin toplumsal barışa dönüşebilmesi için geniş katılımlı, temsil gücü yüksek ve şeffaf bir yönetim anlayışının vazgeçilmez olduğunu vurguladı.