Soygun

Ali ihsan ALINAK

“Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılan silâhlı hırsızlık. Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun. ”

TDK sözlüklerinde yukarıdaki açıklamayı ve bilgilendirmeyi görebilirsiniz.

……………….

Birkaç haftadır medyayı işgal eden ve o oranda tepkisizlikle karşılanılan tarihi eser talanı, sorguladıkça yeni sonuçlar doğuruyor.

Sekiz bin yıllık tarihsel miras,  “kültürsüzleştirme bakanlığı” eliyle bir güzel yok edilmektedir. Uyuklayan bakan ve kadrosu çok iyi organize olmuş bu yapının sadece memurları ve evrak katipleridirler..

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müzeler, antik kentler ve ören yerleri ile Sit alanı olarak kabul görmüş tüm milli parklar; uluslararası kabulün dışında farklı bir şekilde yönetilmeye çalışılmaktadır. Yönetici ve idarecilerin kendini emanetçi olarak gördüğü bu yapıda, sahiplenme duygusu yok denecek kadar azalmıştır.

Mevcut iktidarı tek sorumlu olarak görmek ve eleştirmek adaletsizlik olur. Sorumluluktaki payı ile değerlendirmek gerekir. Devletteki devamlılık ilkesi çerçevesinde, geçmiş hükümetlerin ve bürokratların sorumlulukları ve görevi ihmalleri konusunda, mevcut yöneticililerle aynı oranda değerlenmelidirler.

……………….

Anayasada belirtildiği gibi…

 “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel amaç ve görevlerinin içinde, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

…………………

Bu ülkedeki geçmiş birikim ve bizi farklı kılan miras, bilinçli olarak elimizden alınmak isteniyor. Gavur - Müslüman ve Moskof diyerek 1950 sonrasının siyasi iktidarının birazda teşvikiyle binlerce tarihi eser ve kültür varlığı yok edildi. Anadolu medeniyetlerinin tüm dönemlerine ait eserler görmemezlikten gelinerek farklı alanlara nakledildi. Avrupa’nın ve ABD’nin ünlü müzeleri, Anadolu’dan kaçırılan binlerce esere ev sahipliği etmektedir.

Kahrolası unutkanlığımız,

En fazla bir ay sonra bunu da unutacağız.

Ya da unutturulacak.

Yapanın yanına kâr kalacak.

Bu talan ve soygun, devletin memurları ve bürokratlarının yardımı ile daha da profesyonel yöntemlerle devam edilecek gibi gözüküyor.

Devletin tüm değerlerini özelleştirdiğimiz gibi; Kültür Bakanlığını ve onun müzelerini de özelleştirelim.

Verelim hırsızların şirketlerine aleni çalsınlar.

Demokrasilerde çare tükenmez.

07 Temmuz 2006