Fransız edebiyatının ölümsüz eserleri arasında gösterilen Sefiller romanının Osmanlı Türkçesiyle basılmış nadir bir nüshası Erzurum’da gün yüzüne çıkarıldı.
Bir sahafın raflarında yıllardır korunan eser, yalnızca edebiyat çevrelerinde değil, Osmanlı yayıncılığı ve kültür tarihi üzerine çalışan araştırmacılar arasında da heyecan yarattı.
Uzmanlar, keşfin Osmanlı döneminde Batı edebiyatına duyulan ilginin ve dönemin çeviri faaliyetlerinin anlaşılması açısından önemli bir kaynak niteliği taşıdığını belirtiyor.
ERZURUM’DA KÜLTÜR TARİHİNE IŞIK TUTAN KEŞİF
Doğu Anadolu’nun önemli kültür merkezlerinden Erzurum, bu kez tarihî bir kitap keşfiyle gündeme geldi. Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen Victor Hugo’nun Sefiller adlı romanının, 20’nci yüzyılın başlarına ait Osmanlı Türkçesi baskısı kentte bir sahafta ortaya çıkarıldı.
Eserin, Osmanlı döneminin tanınmış yazar ve çevirmenlerinden Avanzade Mehmet Süleyman tarafından Osmanlı Türkçesine çevrildiği belirtiliyor.
Uzun yıllardır bir sahafın arşivinde muhafaza edilen kitap, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir’in yürüttüğü kültürel araştırmalar sırasında yeniden gündeme taşındı.
OSMANLI’NIN BATI EDEBİYATIYLA KURDUĞU BAĞIN İZLERİ
Edebiyat tarihçilerine göre Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Avrupa edebiyatına yönelik ilgi giderek artarken, pek çok önemli eser Türk okuyucusuyla buluşturuldu.
Victor Hugo’nun toplumsal adalet, yoksulluk ve insanlık temalarını işleyen Sefiller romanı da bu süreçte Osmanlı okurlarının ilgisini çeken eserler arasında yer aldı.
Erzurum’da ortaya çıkarılan baskı, yalnızca bir çeviri kitap olmanın ötesinde, Osmanlı aydınlarının dünya edebiyatını takip etme çabasını ve dönemin kültürel dönüşümünü yansıtan önemli bir belge olarak değerlendiriliyor.
DÖNEMİN MATBAACILIK ANLAYIŞINI YANSITIYOR
Nadir eserin yıllardır Erzurum’da sahaflık yapan Okay Sönmez tarafından titizlikle korunduğu öğrenildi.
Osmanlı Türkçesiyle basılan kitap; kullanılan yazı karakterleri, cilt yapısı, sayfa tasarımı, baskı tekniği ve kâğıt kalitesiyle dikkat çekiyor.
Kitabın sayfalarında görülen yıpranmalar ve zamanın bıraktığı izler, eserin yaklaşık bir asırlık yolculuğunu gözler önüne sererken, kapak ve iç sayfalardaki matbaa kayıtları da dönemin yayıncılık anlayışına ilişkin önemli ipuçları sunuyor.
ARAŞTIRMACILAR İÇİN DEĞERLİ BİR KAYNAK
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, ortaya çıkarılan eserin yalnızca edebiyat tarihi açısından değil, kültürel hafıza bakımından da büyük önem taşıdığını söyledi.
Özdemir, Osmanlıca Sefiller baskısının geçmişin okuma alışkanlıklarını, yayıncılık kültürünü ve dönemin entelektüel dünyasını anlamak açısından önemli bir kaynak olduğunu belirterek, Erzurum’daki sahaf kültürünün değerini de gözler önüne serdiğini ifade etti.
ERZURUM’UN KÜLTÜREL HAFIZASINDA YENİ BİR SAYFA
Sahaf Okay Sönmez ise eski eserlerin korunmasının gelecek kuşaklara karşı önemli bir sorumluluk olduğunu belirtti. Son yıllarda Osmanlıca eserlerin araştırmacılar ve koleksiyonerler tarafından daha fazla ilgi gördüğünü ifade eden Sönmez, bu tür eserlerin kültürel mirasın korunmasına katkı sunduğunu dile getirdi.
Uzmanlar tarafından yapılacak ayrıntılı incelemelerin ardından eserin kesin baskı tarihi, yayımlandığı matbaa, dönemin okur kitlesiyle ilişkisi ve yayın serüveni hakkında daha kapsamlı bilgilerin ortaya çıkması bekleniyor.
KÜLTÜR VE EDEBİYAT ÇEVRELERİNDE HEYECAN YARATTI
PolitiKARS’ın İHA’dan derlediği bilgilere göre; Erzurum’da ortaya çıkarılan Osmanlıca Sefiller nüshası, kentin yalnızca tarihî ve mimari mirasıyla değil, kültürel birikimi ve kitap hafızasıyla da dikkat çektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Uzmanlar, Anadolu’nun farklı şehirlerinde bulunan sahaflar ve özel koleksiyonlarda benzer değerde çok sayıda eserin hâlâ keşfedilmeyi beklediğine dikkat çekerken, Erzurum’daki bu buluntunun Osmanlı kültür ve yayıncılık tarihine yeni katkılar sunabileceğini değerlendiriyor.