Mehmet Uçum'dan Yeni Dönem Açıklaması.. Diyalog, Silahsızlanma ve Seçim Gündemi!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye'nin çatışmasızlık ve kalıcı barış hedefiyle yürüttüğü yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye'nin çatışmasızlık ve kalıcı barış hedefiyle yürüttüğü yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Uçum, Abdullah Öcalan'ın süreçteki rolü, PKK'nin silahsızlanması, demokratik siyaset ve toplumsal bütünleşme başlıklarını birlikte değerlendirdi.

Uçum ayrıca yeni infaz düzenlemesi ile 2028 seçimlerine ilişkin görüşlerini açıklarken, bazı tarih ve uygulamaların yetkili kurumların kararlarına bağlı olduğunu belirtti.

DİYALOG VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞME GÜNDEMDE

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu'nun "Anadolu Sohbetleri" programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Uçum'un değerlendirmelerinde, Türkiye'nin çatışma ve silahlı örgütlenme döneminden kalıcı barış ve demokratik siyasetin güçlendirileceği yeni bir döneme geçiş hedefi öne çıktı.

Uçum, mevcut süreci "diyalog" kavramı üzerinden tanımlarken, silahların bırakılması ve PKK'nin fesih sürecinin tamamlanmasının ardından demokratikleşme ve toplumsal bütünleşme başlıklarının daha geniş bir zeminde ele alınabileceğini ifade etti.

"PAZARLIK YOK, MÜZAKERE YOK; DİYALOG VAR"

Uçum, yürütülen sürecin niteliğine ilişkin değerlendirmesinde, taraflar arasında siyasi bir pazarlık yürütülmediğini savundu.

"Bu Türkiye'ye özgü bir modeldir. Burada bir pazarlık yoktur. Burada bir müzakere yoktur. Burada bir diyalog vardır" diyen Uçum, sürecin temel başlıklarını silahların bırakılması, PKK'nin tasfiyesi ve feshi olarak sıraladı.

Bu açıklama, Uçum'un sürece ilişkin yaklaşımını ortaya koyarken, sürecin bir sonraki aşamasında silahsızlanmanın ardından demokratik siyasetin ve toplumsal bütünleşmenin nasıl ilerleyeceği de gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor.

ÖCALAN'IN SÜREÇTEKİ ROLÜ

Uçum, Abdullah Öcalan'ın süreçteki konumuna ilişkin soruları da yanıtladı.

Takip ve Değerlendirme Kurulu bünyesinde oluşturulan alt komisyonlardan birinin silahsızlanma ve fesih sürecini izleyeceğini belirten Uçum, Öcalan'a bu kapsamda görev verilmesinin planlandığını söyledi.

Uçum, söz konusu düzenlemenin Öcalan'ın hukuki statüsünü değiştirmeyeceğini ve serbest bırakılması anlamına gelmediğini ifade etti. İmralı Cezaevi'ne bağlı ek ünitenin ise süreçte kendisine atfedilen rolü yerine getirebilmesi amacıyla oluşturulduğunu savundu.

SİLAHSIZLANMA SONRASI YENİ AŞAMA

PolitiKARS'ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında sürecin uygulanmasına ilişkin mekanizmalar oluşturuldu.

Uçum'un aktardığı çerçevede ilk aşamada silahların bırakılması ile örgütsel fesih ve tasfiye sürecine ilişkin gelişmelerin tespit edilmesi, ardından bu durumun Milli Güvenlik Kurulu tarafından değerlendirilmesi öngörülüyor.

Uçum, MGK kararının ekim veya kasım ayında alınabileceğini, en geç yıl sonuna kadar bir karar çıkmasını beklediğini söyledi. Bu takvim Uçum'un değerlendirmesi niteliğinde bulunuyor.

MGK kararının ardından kanun kapsamında başvuru sürecinin başlaması halinde, başvuruların kişi ve dosya bazında ilgili adli makamlar tarafından değerlendirilmesi planlanıyor.

HUKUKİ SÜREÇLER DOSYA BAZINDA İŞLEYECEK

Uçum, olası başvuruların otomatik biçimde bir sonuç doğurmayacağını özellikle vurguladı.

Başvuruların soruşturma aşamasında savcılıklar, kovuşturma aşamasında mahkemeler, hükümlülük aşamasında ise infaz hakimlikleri tarafından inceleneceğini belirten Uçum; kişinin örgütle bağlantısı, örgüt içindeki konumu ve isnat edilen suçların ayrı ayrı değerlendirileceğini söyledi.

Bu çerçevede kanunun uygulanmasında bireysel dosyaların hukuki durumunun belirleyici olacağı ifade edildi.

DEMİRTAŞ'IN BAŞVURU İHTİMALİ

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı da Uçum'a soruldu.

Uçum, başvuru sürecinin başlaması halinde Demirtaş'ın başvurmasının önünde bir engel bulunmadığını söyledi. Ancak başvurunun kabul edilmesi veya herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının otomatik olmadığını, kişinin ve dosyasının kanundaki şartlar çerçevesinde ilgili yargı makamlarınca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Uçum, "Ben isterdim ki bu sürece sonuna kadar destek versin. Kendi hukuksal süreçlerinde de hukukun gereği neyse o olsun" ifadelerini kullandı.

DEMOKRATİK SİYASET VE YENİ ANAYASA VURGUSU

Uçum'un açıklamalarında silahsızlanmanın ötesinde demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve toplumsal bütünleşme konusu da yer aldı.

Terörün ve silahlı çatışmanın sona erdirilmesinin ardından demokratikleşme ve yeni anayasa gibi başlıkların yalnızca belirli siyasi aktörlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirten Uçum, bütün siyasi partilerin ve toplumun farklı kesimlerinin bu süreçte muhatap olması gerektiğini söyledi.

Uçum, yeni anayasa tartışmalarının siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve toplumun farklı kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşım, silahsızlanma sürecinin ardından gündeme gelebilecek demokratikleşme başlıklarının daha geniş bir toplumsal zeminde ele alınması gerektiğine ilişkin Uçum'un görüşü olarak kayda geçti.

YENİ İNFAZ DÜZENLEMESİ GÜNDEMDE

Toplantının diğer başlıklarından biri de ceza infaz sistemi oldu.

Uçum, cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu sayısının 440 bini aştığını belirterek Adalet Bakanlığı tarafından yeni bir infaz düzenlemesi üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Hazırlanacak düzenlemenin genel af anlamına gelmeyeceğini belirten Uçum, infaz süreleri ve uygulamalarına ilişkin bazı değişikliklerin gündeme gelebileceğini söyledi.

Uçum, yeni sistemin "Mahkûmlar için adil, mağdurlar için tatminkâr bir infaz sistemi" anlayışıyla hazırlanacağını ifade etti.

Düzenlemenin kapsamının ve hangi suç gruplarına uygulanacağının ise çalışma tamamlandıktan ve ilgili süreçler işletildikten sonra netleşmesi bekleniyor.

2028 SEÇİMLERİ İÇİN 16 NİSAN TARİHİ

Uçum'un açıklamalarındaki bir diğer başlık 2028 seçimleri oldu.

Uçum, TBMM'nin seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde 16 Nisan 2028 tarihinin seçim günü olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bu tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş için yapılan 16 Nisan 2017 referandumunun yıl dönümü olması nedeniyle sembolik anlam taşıdığını belirtti.

Uçum ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir sonraki seçimde son kez aday olacağını ifade etti.

Ancak 16 Nisan 2028 tarihi kesinleşmiş bir seçim tarihi değil. Uçum da açıklamasında bunun kendi öngörüsü olduğunu ve seçimlerin yenilenmesi kararının TBMM tarafından alınması gerektiğini belirtti.

SÜRECİN ÖNÜNDEKİ YENİ BAŞLIKLAR

Mehmet Uçum'un açıklamaları, Türkiye'de silahlı çatışmanın sona erdirilmesi, PKK'nin silahsızlanması ve fesih sürecinin tamamlanmasının ardından demokratik siyaset, hukuk ve toplumsal bütünleşme başlıklarının nasıl ilerleyeceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Açıklamalarda süreç açısından öne çıkan başlıklar; silahların bırakılmasının ve fesih sürecinin teyit edilmesi, hukuki mekanizmaların işletilmesi, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve toplumun farklı kesimlerinin yeni döneme dahil edilmesi olarak sıralandı.

Seçim tarihi, infaz düzenlemesinin kapsamı ve süreçteki sonraki hukuki adımlar ise ilgili anayasal ve yasal mekanizmaların vereceği kararlarla netleşecek.

Politika Haberleri

Bu Pazar Seçim Olsa Anketler Ne Diyor? AK Parti Önde, Diğer Partiler Takipte!
Parti Değişimleri Sürüyor.. 4 Başkan ve 3 Meclis Üyesi AK Parti’ye Geçti!
Yavaş’ın Beştepe Kabulü.. CHP ve Yeni Parti Tercihi Yeniden Tartışılıyor!
CHP’nin 103’üncü Kuruluş Yıl Dönümü.. Program Gün Boyu Sürdü!
DEM Parti'de Yeni Dönem.. MYK ve Kadın Koordinasyonu Üyeleri Belirlendi!