Paris İstinaf Mahkemesi, Fransa'da ana muhalefetin önde gelen isimlerinden Marine Le Pen hakkında görülen Avrupa Parlamentosu asistanları davasında kararını açıkladı.
Mahkeme, Le Pen'i kamu fonlarının usulsüz kullanıldığı iddiasıyla açılan davada suçlu bularak 3 yıl hapis, 100 bin avro para cezası ve 45 ay siyasi yasak cezasına hükmetti. Kararın ardından, 2027 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olup olamayacağı yeniden tartışma konusu oldu.
Le Pen ise yargılama süreci boyunca hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, söz konusu uygulamaların Avrupa Parlamentosu üyelerinin siyasi faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARINI AÇIKLADI
PolitiKARS'ın haber kaynakları ve ajanslardan derlediği bilgilere göre; Paris İstinaf Mahkemesi, Marine Le Pen hakkında Avrupa Parlamentosu asistanlarına ilişkin davada kararını verdi.
Mahkeme, Le Pen'i kamu fonlarının usulsüz kullanılması ve bu suça iştirak ettiği iddiasıyla suçlu bularak 3 yıl hapis cezasına çarptırdı. Karara göre cezanın 2 yılı ertelenirken, kalan 1 yıllık bölümünün elektronik kelepçe uygulanarak infaz edilmesine hükmedildi.
Mahkeme ayrıca Le Pen hakkında 100 bin avro para cezası ile 45 ay siyasi yasak kararı verdi. Siyasi yasağın 30 aylık bölümünün ertelendiği, ertelenmeyen 15 aylık kısmının ise uygulanmış sayıldığı belirtildi.
2027 SEÇİMLERİ TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Kararın ardından Le Pen'in 2027 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılıp katılamayacağı yeniden siyasi gündemin önemli başlıklarından biri hâline geldi.
İstinaf mahkemesinin verdiği kararın, önceki yargı kararına kıyasla daha kısa süreli siyasi yasak içermesi nedeniyle Le Pen'in adaylığının hukuken tamamen engellenmediği değerlendirmeleri yapılıyor.
Buna karşın elektronik kelepçe uygulanmasına ilişkin hükmün, olası seçim kampanyasının yürütülmesi açısından nasıl sonuçlar doğuracağına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ifade ediliyor.
DAVA AVRUPA PARLAMENTOSU FONLARINA İLİŞKİN İDDİALARA DAYANIYOR
Dava, Ulusal Birlik Partisi'nin eski adı olan Ulusal Cephe döneminde Avrupa Parlamentosu bütçesinden maaş alan bazı danışmanların, parlamenter faaliyetler yerine parti çalışmalarında görevlendirildiği iddiasına dayanıyor.
İddianamede, 2004-2016 yılları arasında Avrupa Parlamentosu fonlarının parti personelinin finansmanında kullanıldığı öne sürülüyor.
Le Pen ve davadaki diğer sanıklar ise yargılama sürecinde suçlamaları reddederek, söz konusu çalışmaların Avrupa Parlamentosu üyelerinin siyasi faaliyetlerinin doğal bir parçası olduğunu savundu.
Mahkemenin kararıyla birlikte Fransa siyasetinde gözler, kararın olası temyiz süreci ile bunun 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine etkisine çevrildi.