PKK yöneticilerinden Murat Karayılan, örgütün 1976-2026 dönemine ilişkin kayıtlarında 25 bin 922 kişinin yaşamını yitirdiğini, açıklanmayan isimlerle sayının yaklaşık 27 bine ulaşabileceğini söyledi.
Karayılan, Kuzey Irak’tan 520 kişinin isminin önümüzdeki dönemde açıklanacağını belirtirken, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesini istemeyen kesimlerin bulunduğunu savundu.
İmralı görüşmelerine ilişkin sosyal medyada yayılan bazı içerikleri de “provokatif” olarak nitelendiren Karayılan, sürecin barış ve demokratik siyaset temelinde ilerletilmesi gerektiğini ifade etti.
520 İSMİN AÇIKLANACAĞINI SÖYLEDİ
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; Karayılan, özellikle son 10 yılda yaşanan çatışmalar nedeniyle bazı kişilerin ölüm bilgilerinin kamuoyuna zamanında açıklanamadığını söyledi.
Savaş koşullarında güvenlik gerekçesiyle iletişim sistemlerini durdurduklarını belirten Karayılan, bu nedenle bazı ölüm bilgilerinin örgüt yönetimine geç ulaştığını ifade etti.
Karayılan, örgüt içerisinde bilgileri bulunan ancak ailelerine ve kamuoyuna açıklanmayan isimlerin bulunduğunu belirterek, Kuzey Irak’tan 520 kişinin isminin önümüzdeki hafta ve aylarda açıklanacağını söyledi.
İsimlerin açıklanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Karayılan, tüm yaşamını yitirenlerin bilgilerinin zaman içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.
25 BİN 922 KİŞİ SAYISINI VERDİ
Karayılan, 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıllık döneme ilişkin kendi kayıtlarına dayandırdığı rakamları da açıkladı.
Buna göre 1976-1983 arasında 173, 1984-2000 arasında 13 bin 778, 2001-2026 arasında ise 7 bin 949 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.
2015-2026 döneminde YPS olarak adlandırdığı yapıdan 760 kişinin, DEAŞ’a karşı Suriye ve Irak’taki çatışmalarda ise 3 bin 262 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Karayılan, toplam sayıyı 25 bin 922 olarak açıkladı.
Kayıt altına alınmamış yaklaşık bin kişinin daha bulunduğunu düşündüklerini belirten Karayılan, bu kişilerin de eklenmesi halinde toplam sayının yaklaşık 27 bine ulaşabileceğini söyledi.
Karayılan, sivil kayıpların sayısını ise henüz netleştiremediklerini, tahminlerinin 5 bin ile 10 bin arasında olduğunu ifade etti.
Bu rakamlar Karayılan’ın örgüt kayıtlarına dayandırdığı açıklamalar olup bağımsız bir kayıp bilançosu olarak doğrulanmış değil.
CENAZELERİN BİR ARAYA GETİRİLMESİ GÜNDEMDE
Karayılan, yaşamını yitiren kişilerin cenazeleri ve mezar yerleri konusunda da açıklamalarda bulundu.
Bazı cenazelerin kendi kontrollerinde olduğunu söyleyen Karayılan, geçmiş dönemlerde mezar yeri belirlenemeyen kişilerin bulunduğunu belirtti.
Cenazeleri bir araya getirmek ve şehitliklerde toplamak istediklerini ifade eden Karayılan, bu konuda çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Karayılan, geçmişten bugüne yaşamını yitirenlerin mezar yerlerinin ve cenazelerinin belirlenmesi konusunun barış ve çözüm süreci kapsamında ele alınması gerektiğini belirtti.
“ŞEHİTLERİMİZ BİZİM İÇİN HER ŞEYDİR”
Açıklamasında yaşamını yitiren PKK mensuplarının örgüt açısından taşıdığı anlamı da anlatan Karayılan, bunları “şehit” olarak nitelendirdi.
Karayılan, örgütün tarihindeki kayıpların mücadeleye katılımı artırdığını ve yaşamını yitirenlerin örgütsel bağlılığın oluşmasında önemli rol oynadığını söyledi.
Kürt kadınların ve gençlerin de bu mücadele içerisinde yaşamlarını ortaya koyduğunu belirten Karayılan, kadınların mücadeledeki rolünün Kürt toplumu açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
ANMALARIN SÜREÇLE BİRLİKTE ELE ALINMASINI İSTEDİ
Karayılan, Diyarbakır, Van ve Yüksekova başta olmak üzere farklı kentlerde düzenlenen anma ve taziye programlarına da değindi.
Yaşamını yitirenlerin ailelerinin ve anmalara katılanların tutumunu değerlendiren Karayılan, bu kişilerin örgüt açısından yalnızca ailelerin değil, bütün Kürt toplumunun değerleri olduğunu söyledi.
Anmaların bundan sonraki dönemde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sahip çıkma ve toplumsal örgütlenmeyi güçlendirme çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karayılan, yeni dönemde silahlı mücadele yerine siyasi ve toplumsal mücadelenin öne çıkacağını ifade etti.
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Karayılan, Türkiye’de yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesini istemeyen kesimlerin bulunduğunu söyledi.
Bu kesimlerin hem Türkiye’de hem de Kürt siyasi hareketi içerisinde bulunduğunu ileri süren Karayılan, sürecin ilerlemesinin önüne geçilmek istendiğini savundu.
Karayılan, Türk ve Kürt toplumları arasındaki ilişkilerin düşmanlık yerine barış temelinde yeniden kurulması gerektiğini belirtirken, yeni dönemde siyasi ve demokratik yöntemlerin önem kazanacağını söyledi.
Türkiye’de süreç “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülürken, Meclis’te kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştu.
Kurulun ilk toplantısında Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon, İzleme ve Tespit, Sosyal Uyum ve Bütünleşme ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon alt komisyonlarının oluşturulmasına karar verilmişti.
İMRALI GÖRÜŞME NOTLARINA TEPKİ
Karayılan, son dönemde sosyal medyada ve bazı yayın organlarında İmralı görüşmelerine ilişkin yayılan metin ve iddialara da değindi.
Bu paylaşımların süreci bozmayı amaçladığını savunan Karayılan, kamuoyunun söz konusu iddialara dikkatle yaklaşması gerektiğini söyledi.
Karayılan’ın bu değerlendirmeleri, Abdullah Öcalan’ın 25 Ağustos 2026’da DEM Parti İmralı Heyeti aracılığıyla yaptığı açıklamanın ardından geldi.
Öcalan, açıklamasında basın ve sosyal medyada kendisine atfedilen bazı ifade, görüşme, isim, belge ve tutanakların gerçek dışı olduğunu belirterek bunları süreç karşıtlarının “provokatif hareketleri” olarak nitelendirmişti.
Karayılan da benzer şekilde İmralı görüşmelerine ilişkin yayılan içeriklerin süreci hedef aldığını savundu.
“YENİ BİR HAMLENİN TEMELİ OLMALI”
Karayılan, yaşamını yitiren örgüt mensuplarının anılmasının yeni dönemde farklı bir anlam kazanması gerektiğini söyledi.
Anmaların toplumsal örgütlenme ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sahip çıkma yönünde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karayılan, demokratik komünlerin oluşturulmasını ve toplumsal örgütlenmenin güçlendirilmesini önerdi.
Karayılan, açıklamasının sonunda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dilerken, açıklanmayan isimlerin paylaşılması, cenazelerin bir araya getirilmesi ve mezar yerlerinin belirlenmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü söyledi.