Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de artan güvenlik riskleri, ticaret gemilerinin bölgeye giriş ve çıkışlarını olumsuz etkiliyor.
Karadeniz’e geçişte bekleyen çok sayıda geminin İstanbul çevresindeki demirleme sahalarında yoğunluk oluşturduğu bildiriliyor.
Sektör temsilcileri, saldırıların sürmesi halinde deniz taşımacılığı, navlun maliyetleri, çevre güvenliği ve Türkiye’nin dış ticaretinin etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.
KARADENİZ’DE SEYİR GÜVENLİĞİ ENDİŞESİ
PolitiKARS’ın haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre; son dönemde Rusya ve Ukrayna tarafından Karadeniz’de ticari gemilerin bulunduğu alanlara yönelik saldırılar deniz taşımacılığındaki güvenlik riskini artırdı.
Türkiye’nin Denizcilik Genel Müdürlüğü de Karadeniz’deki güvenlik olayları ve ticaret gemilerine yönelik saldırılar nedeniyle Türk bayraklı gemiler için güvenlik seviyesinin artırıldığını duyurdu. Ukrayna ve Rusya’nın Karadeniz ile Azak Denizi’ndeki limanlarına ve bu bölgelerin açıklarına gidecek Türkiye bayraklı gemiler için Güvenlik Seviyesi 3 uygulanıyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Haziran ayında Ukrayna’nın Çornomorsk Limanı açıklarında Türk sahipli Panama bayraklı bir kuru yük gemisinin İHA saldırısına uğradığını ve 2 Türk mürettebatın yaralandığını açıklamıştı. Bakanlık, Karadeniz’de sivil gemilerin seyrüsefer güvenliğinin Türkiye açısından öncelikli olduğunu bildirmişti.
MARMARA’DA GEMİ YOĞUNLUĞU
Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının Marmara’daki demirleme sahalarında yoğunluğa neden olduğunu belirtti.
Can, normal şartlarda Karadeniz’e giden gemilerin yaklaşık 72 saatlik kontrollerin ardından yollarına devam edebildiğini, ancak güvenlik nedeniyle çok sayıda geminin Marmara Denizi açıklarında beklemek zorunda kaldığını söyledi.
Can’ın verdiği bilgilere göre, demirleme sahalarının dolması nedeniyle bazı gemiler “drift” olarak ifade edilen şekilde açıkta sürüklenerek bekliyor.
TÜRK GEMİLERİ DE SALDIRILARDAN ETKİLENİYOR
Karadeniz’deki saldırılardan Türk sahipli veya Türk işletmeli gemiler de etkileniyor.
Son aylarda Türk bağlantılı gemilere yönelik farklı saldırılar kayıtlara geçti. Ağustos ayında Türk işletmeli “Lider Bordo Mavi” ve “Lider Kocatepe” gemilerinin hedef alınmasının ardından Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Daha önce “Ural” adlı Türk gemisinin de Novorossiysk açıklarında saldırıya uğradığı ve 1 Türk denizcinin hayatını kaybettiği, 8 denizcinin yaralandığı bildirilmişti.
Mustafa Can ise son 4 aylık dönemde Karadeniz’de 206 geminin vurulduğunu, bunların yaklaşık 40’ının Türk sahipli veya Türk bayraklı olduğunu ileri sürdü. Can, bölgede çalışan yaklaşık 150 Türk nehir-deniz tipi gemisinin saldırılar ve güvenlik riski nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediğini savundu.
Can, mevcut tablonun 3-4 ay daha devam etmesi halinde söz konusu gemilerin ekonomik değerlerini kaybederek hurdaya ayrılabileceğini öne sürdü.
ÇEVRE FELAKETİ RİSKİ
Karadeniz’deki saldırıların petrol tankerlerine ulaşması halinde deniz çevresi açısından da risk oluşabileceği belirtiliyor.
Can, ham petrol taşıyan bir tankerin isabet alması durumunda petrol sızıntısının Karadeniz’den Türk Boğazları’na ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Karadeniz’de daha önce de ticari tankerler ve yük gemileri saldırılardan etkilenmişti. Mart ayında Rusya’nın Novorossiysk Limanı’ndan İstanbul’a seyreden, Türk şirketine ait Sierra Leone bayraklı “Altura” adlı petrol tankeri saldırıya uğradığı yönündeki yardım çağrısının ardından Kilyos açıklarına getirilerek demirletilmişti.
NAVLUN MALİYETLERİ VE ENFLASYON UYARISI
Sektör temsilcilerine göre Karadeniz rotasının güvenlik nedeniyle kullanılamaması, gemilerin daha uzun ve maliyetli alternatif güzergâhlara yönelmesine neden olabilir.
Bu durumun navlun fiyatlarını yükseltebileceğini belirten Can, taşımacılık maliyetlerindeki artışın ithalat ve ihracat fiyatlarına yansıyarak Türkiye’de enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabileceğini ifade etti.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası da Ağustos ayında Karadeniz’de ticaret gemilerine yönelik saldırıların deniz ticareti ve seyrüsefer güvenliğini ciddi biçimde etkilediğini açıklamıştı.
BOĞAZLARDAN GEÇEN GEMİ SAYISINDA DÜŞÜŞ İDDİASI
Mustafa Can, Karadeniz’deki ticaret hacmindeki gerilemenin Türk Boğazları’ndaki gemi trafiğini ve buna bağlı gelirleri de etkileyebileceğini söyledi.
Can, daha önce Boğazlardan günlük yaklaşık 200 geminin geçtiğini, mevcut dönemde bu sayının 30-40 seviyelerine gerilediğini ileri sürdü.
Türkiye’nin Boğazlardan elde ettiği yıllık gelirin daha önce 800 milyon doların üzerine çıktığını belirten Can, mevcut kriz nedeniyle gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine düşebileceği öngörüsünde bulundu.
Bu rakamlar sektör temsilcisinin değerlendirmeleri olup, resmi gemi geçiş ve gelir istatistikleriyle ayrıca doğrulanması gerekiyor.
YENİ TİCARET KORİDORU ÇAĞRISI
Can, Karadeniz’de ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla Türkiye’nin öncülüğünde yeni bir ticaret koridoru oluşturulması çağrısında bulundu.
Daha önce tahıl sevkiyatının güvenli şekilde yapılabilmesi amacıyla oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi’ne benzer bir mekanizmanın ticari gemiler için de gündeme alınmasını isteyen Can, Dışişleri Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sürece dahil olmasının önemine işaret etti.
Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların devam etmesi, Türkiye’nin deniz taşımacılığı güvenliği açısından da yeni tedbirlerin alınmasını gündeme getiriyor. Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün Türk bayraklı gemiler için uyguladığı Güvenlik Seviyesi 3 kararı, bölgedeki riskin resmi makamlar tarafından da yakından izlendiğini gösteriyor.